MHP, 11. Olağan Kurultayını yaptı. Dr. Devlet Bahçeli, 7. Kurultayından da zaferle çıktı. Yönetim listesinin yarısını değiştirdi. Eski rakiplerini dışarıda bırakıp muhalefet odağı olmak yerine içeriye dahil edip eritme taktiğini devam ettirdi. Potansiyel yeni rakipleri saf dışı etti. Sinan Ogan gibi. Sizler için kongreyi izledik.

Devasa salon tıklım tıklımdı. Daha çok genç bekliyordum. Salonun içinin yaş ortalaması yüksekti. 25-60 yaş grubu ağırlıktaydı. Heyecan da orta yaşa göreydi. Gençler, daha çok dışarıda kaldılar. Harem selam yoktu. Bahçeli’nin “Bozkurt ve Asenaları” karışık oturmuştu. Bahçeli, dumancılara karşı da bir çalışma başlatmalı diye düşündüm. Arenanın dış salonu, dumandan geçilmiyordu.

“Çanakkale, nevruz, Süleyman Şah, vatan, bayrak, çözüm süreci, İmralı-Kandil hattı, ihanet mektubu…” gibi kavramlar Devlet Bey’in uzun konuşmasının temel kavramlarıydı.

“17-25 rumuzlu şahıs, saray süsü, yolsuzluk, yasaklar, ayakkabı kutuları, saat, yandaş ve köşesiz yazarlar…” da öteki kavramlardı. Vicdan, ahlâk, şahadet ve imana vurgu da iyiydi. Bahçeli’nin okuduğu Dedem Korkut’un duası çok güzeldi. Ben de âmin dedim.

SOL KOALİSYON, ÜLKEYİ KRİZE, MHP’Yİ BARAJA SOKTU

MHP iktidara gelirse nasıl bir ekonomik düzen uygulayacak Türk ve İslam beldeleri için nasıl bir siyasi birlik modeli oluşturacak Dahası Siyonizm’in küresel büyük köy gibi yönettiği ve insanlığı inim inim inlettiği yeryüzü için MHP nasıl bir yeni dünya kuracak Gerçekten duymak istedim, tek kelime duyamadım.

MHP’nin ihtiyacı olan ilaç Milli Görüş’te. Faizsiz Adil Ekonomik Düzen, D-8, İslam Birliği ve Yeni Bir Dünya… Erbakan Hoca, nasıl kurulacağının örneklerini koydu, gitti. Görev, bu ülkenin evlatlarında.

MHP hiç tek başına iktidar görmedi. 1975-78 Milliyetçi Cephe ile (AP-MSP-MHP) ile Koalisyon kurdu. Bir de 1991 RP-MHP-IDP seçim ittifakı yaptı. Bizce bunlardan hiç zarar görmedi ülkücü camia.  Ama 1999-2002 ANASOL-M’de hem MHP barajı boyladı. TBMM dışında kaldı. Hem ülke 2001 krizine girdi. Bazıları, “Bunları Hoca yetiştirdi” diye suçlar ama esas O başarısız koalisyon ile AKP’ye yol açıldı.

Oysa şimdi iktidara giden yolda “MHP’nin Milli Görüş’le Büyük Birliği” ülkeye ve milletimize yeni ufuklar açabilir. Vekil hesabına takılmadan büyük düşünmek gerek. Geç kalmadan ve fincancı katırlarını ürkütmeden!

İNTİFADA, TERS KÖŞE YAPTI

Şeffaflık yasası, Hakan Fidan’ın istifa ettirilmesine bin pişman ettirmek. Salı günleri muhtar gruplarıyla toplantı… Bir, iki, üç… Hep sineye. Hep sümenin altına! Nereye kadar

Bu kez krizin konu mankeni Erdoğan’ın eski akilleri. Hükümet çözüm sürecinde “İzleme Heyeti” oluşturmak istedi.

Ama Erdoğan çok sert tepki verdi: “Gazetelerden okuyorum, haberim yok, tasvip etmiyorum. Dağa roman yazmaya mı gidecekler” diye çıkışınca bu kez cin şişeden çıktı.

Zaten şerbetli olan Arınç giderayak postayı koydu: “Ülkeyi yöneten Hükümettir.” Erdoğan bu, durur mu “Konu mankeni olmam. Ok yaydan çıktı. Hükümetle her şeyi de müzakere ediyor değiliz.” Demek ki Davutoğlu Hükümeti, sanıldığı gibi her şeyi sormuyor, tabii olarak kafasına göre Hükümet ediyor. 

Erdoğan’ın tarzı malum. Davutoğlu ise sert çetin çıkacak gibi. Emanetçiliğe hiç razı değil. Türkiye, seçilmiş Cumhur Başkanı’da da, icracı Başbakan’ın yönetmesine de yetecek kadar büyük bir ülke ama, GÜÇ, her zaman mutlak itaat istiyor.

Herkes Hayrünnisa Hanım’dan bekliyordu. Ama intifada ters köşe yaptı. Hükümet adına Bülent Arınç’tan geldi. Ne de olsa 12 yılda yüreği en yaralı O. Sahi, “Cemil Abi”, Üç Dönemlikler neler yapar acaba Abdullah Bey, nerede, neler yapıyordur bu günlerde acaba Film başladı da. Yapımcı-sponsor kim, senarist kim, aktör kim Bilebilecek miyiz acep

VEKİLLER,  NEREDE BOY GÖSTERİYOR

CHP, listelerini belirlemek için illerde ön seçim yapıyor.

Ak Parti’de ise milletvekilleri, illerdeki temayül yoklamalarına tabi tutulmadı.

Mevcut vekiller de son zamanlarda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın programlarında boy gösterme yarışına girdi.

Erdoğan hangi ilde, milletvekilleri orada. Hem de o il dışındaki vekiller dahil.

Başbakan Davutoğlu’nun programına ise sadece illerin vekilleri katılıyor.

Öyle ki, bazı milletvekilleri Ak Parti TBMM Grup Toplantılarına bile katılmıyor. Örneğin ATO Congresium’daki toplu açılış programını tercih ediyor. Umarız hırslı vekiller, yanlış yerde boy gösterip ters köşe olmazlar

SARI ZARFTAN ÇIKAN ESRARENGİZ PARA!

Yüzündeki hüzün, sabah mahmurluğuna karışmıştı.

Kafası dalgındı. Moralsizdi. Çünkü işler son günlerde oldukça kesattı.

Bazen tek iş yapmadan dükkânı kapattığı oluyordu.

Ama o gün ilginç bir şey oldu. Her zamanki gibi, “Bismillah” çekip dükkânın kapısını açtığı sırada yerde bir zarf dikkatini çekti.

Bir ürperti düştü. “Kesin vergi dairesindendir” diye geçirdi içinden. Ürkerek alıp açtı. Zarfın içinde 1 lira, hemen yanına iliştirilmiş küçük bir not vardı.

Notta; “Siftahınız bizden bereketiniz Allah’tan olsun. Saadet Partisi Gençlik Kolları” diye yazıyordu.

Şaşırdı. Yüzüne bir gülümseme yayıldı.

Hoşuna gitmişti. Zarfın içindeki 1 lirayı özenle alıp masanın üzerine koydu.

“Allah razı olsun” dedi kendi kendine.

Hemen cep telefonunu eline aldı.

Aynı ilden tanıdığı bir milletvekili dostu vardı.

O’na şu mesajı yazdı:

“13 yıldır iktidardasınız. Tek kuruşunuz nasip olmadı. Adamlar, 13 yıldır Meclis dışındalar. Ama bugün dükkânımı onların gönderdiği siftah parasıyla açtım”

***

Saadet Partisi Gençlik Kolları Başkanlığı bir süredir ilginç bir çalışma yapıyor. Esnafın kapısına bir zarf bir de sembolik 1 TL bırakıyor. Siftah bereketi olsun diye.

Yukarıda anlattığım olay Isparta’da aynıyla yaşanmış. Bunun gibi onlarca örnek var.

Gerçekten sembolik ama çok güzel bir çalışma. Ben de çok beğendim.

“Bu gençler iyi gençler. Bu gençler iş yapar”

SARAY’DAN LİSTE GELMEDİ VALİM!

Küçük bir il. Vali yardımcısı ve ilin üst düzey bürokratı aday olmak ister.

İl başkanını ziyaret ederler. Garanti almak isterler. İl başkanı ne dese iyi: “Saray’dan liste gelmedi. Kesin bir şey diyemem!”

Şimdi Saray’la, Kızılay arasında nur topu gibi bir de krizimiz var.

Başbakan geçen hafta sürpriz yaptı. Meclis’e geldi. Kulise oturdu. Vekilleri kontrole almaya çalıştı. Aday adayları ise şaşkın! Nerede lobi yapacaklar Güç kimde, kime kayıyor

Listelere son şeklini hangi ekip verecek Gölbaşı’ndaki Saray’a yakın müteahhidin villasındaki ekip mi Yoksa Çankaya’daki düşünce kuruluşundaki Davutpaşa’nın ekibi mi 550 kişilik listeyi oluşturacak Kozmik Seçim Masası’nda kimler oturacak 7 Nisan ve sonrasına kadar, siyaset çok şeye gebe!