Ortadoğu gündemine İsrail-Suriye krizi hakim olmakla

birlikte, BOP un bölgedeki birinci adresi konumunda bulunan Irak ta da bir

takım gelişmeler yaşanmaya devam ediyor. Son dönemde patlatılan bombalar ve

Sünni bölgesine yönelik gerçekleştirilen askeri harekat kapsamında dikkatleri

çeken bu ülke, Bağdat-Erbil hattında yaşanan bir son dakika gelişmesiyle

bölgede neler oluyor sorusunu bir kez daha ön plana çıkarttı.

Bölgesel Kürt Yönetimi Başbakanı Neçirvan Barzani nin

29-30 Nisan tarihlerinde Bağdat a gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında

tarafların Erbil ile Bağdat arasındaki sorunları çözmek üzere 7 maddelik bir

yol haritası üzerinde bir anlaşmaya vardığı bilgisi, adeta gündeme bomba gibi

düştü.

Aslında bu 7 madde, Sünni-Şii çatışmasında köşeye sıkışan

ve aynı zamanda Bağdat taki siyasi gerilim ile iyice bunalmaya başlayan ve bu

kapsamda boykot halindeki Kürt milletvekili ve bakanların Meclis e

katılmalarına ihtiyaç duyan Maliki ye Kürtlerin ileri sürdükleri şartları

oluşturuyor.

Bu arada, Maliki nin Kürtlerden ne istediği ise halen

belli değil. Muhtemelen o da bir takım taleplerde bulunmuştur; örneğin,

Sünniler ile olan çatışmalarda Kürtlerin tarafsız kalmaya devam etmeleri, kriz

içinde kriz meydana getirme kapasitesi oldukça yüksek olan ve Maliki yi zor bir

duruma sokacak bulunan Kürdistan Devleti nin ilanının ertelenmesi ve pek tabi

ki Türkiye ile ikili ilişkiler noktasında...

Buna göre, tarafların ortaklık , adalet ve eşitlik

çerçevesinde üzerinde durdukları maddelerin detayları şu şekilde karşımıza

çıkıyor: 1. Saddam rejimi tarafından Enfal, Halepçe ve 1991 yılındaki halk

ayaklanmasında kayıplara uğratılan Kürtlerin zararlarının karşılanması, bununla

ilgili yasa çıkartılması ve bunun Irak Meclisi nce onaylanması; 2. Ortak bir

güvenlik komisyonunun kurulması; 3. Özellikle, Kerkük başta olmak üzere

tartışmalı bölgelerdeki illerin sınırlarının eski sisteme göre düzenlenmesi,

yerel yönetimlerin yetkisinin arttırılması (Anayasa nın 140. maddesinin

uygulanması); 4. Dicle Operasyon gücü ve Peşmerge nin üzerinde anlaşma

yapılmayan bölgeler olarak geçen Kerkük ve civarında karşı karşıya gelmemesi

için bir kanun tasarısı hazırlamak üzere bir komisyonun kurulması; 5. Petrol ve

petrol gelirlerinin bir kanunla karara bağlanması için bir komisyonun teşkili

(Söz konusu komisyonların çalışmalarının ardından bu kanunların Irak Parlamentosuna

gönderilmesi); 6. Kürtlerin Bağdat ta, Merkezi Yönetimin Erbil de karşılıklı

işbirliğini ve bilgi paylaşımını arttırmak amacıyla temsilciliklerin açılması;

7. Kürtlerin itiraz ettiği 2013 yıl bütçesi elden geçirilecek. Bütçe Irak

meclisinde yeniden görüşülüp oylanacak. (Böylece hem petrol gelirleri hem de

Peşmerge ye ayrılan bütçe konusundaki sıkıntılar büyük ölçüde Erbil in istediği

şekilde çözülmüş olacak.)

Bunların dışında dikkati çeken bir kaç husus daha var;

örneğin, Irak taki tüm havaalanlarının ortak kullanımı ve Maliki nin Bakanlar

Kurulu nu Erbil de toplayacak olması gibi. Birinci husus, Kuzey Irak ı da içine

kapsadığı için aslında Merkezi Yönetim in son dönemde kontrol dışına çıkmaya

başlayan Kuzey deki havaalanları üzerinde kontrolü-denetimi ortaklaşa da olsa

sağlaması anlamına geliyor.  Nitekim

bölgeden gelen bazı iddialara göre bu anlaşma sonrası, 3 Mayıs ta, Tarık el

Haşimi nin uçağının Erbil e inişine izin verilmemiş ki, hatırlanacağı üzere,

Maliki ile kriz yaşayan Haşimi ilk etapta Kuzey e sığınmıştı.

İkinci husus, her ne kadar sembolik açıdan ön plana çıksa

da, Maliki açısından oldukça önemli. Çünkü Maliki bu hamlesiyle hem içeriye hem de dışarıya Federal Kürt

Bölgesi Irak ın ayrılmaz bir parçasıdır mesajını vermeye çalışıyor ve böylece

son dönemde Irak ın bütünlüğünü sağlamaya yönelik politikasındaki

kararlılığını ortaya koymuş oluyor.

Fakat diğer taraftan, sürecin işleyiş şekli ve üzerinde

mutabakata varılan şartlar, özellikle de buradaki 6. madde boyutuyla Kuzey

Irak taki Bölgesel Kürt Yönetimi ne adeta bir bağımsız devlet muamelesi

yapıldığı izlenimini veriyor. Örneğin, masrafları merkezi bütçe tarafından

karşılanan Peşmerge kuvvetlerinin İçişleri Bakanlığı na bağlı olmaması ve

Bağdat ile Erbil de açılan temsilciliklerin üstlendiği misyonda görüldüğü

üzere...

Kuşkusuz burada Kürt tarafını da bu zoraki

uzlaşı/anlaşma ya iten bir takım geçerli nedenler var gibi. Bunların başında

ise: 1. ABD baskısı; 2. Sünni-Şii çatışması ve bunun Kuzey Irak boyutu; 3. Kürt

siyasetindeki bir takım gelişmeler, özellikle de Barzani nin 21 Eylül 2013 te

tekrar aday olamama durumu ve bu noktada Bağdat ın desteğine duyduğu ihtiyaç;

4. Irak iç siyasetinde Maliki nin artan gücü, son yerel seçimlerde Maliki nin

kazandığı başarı Kürt tarafınca Maliki ye verilen güçlü bir siyasi destek

olarak algılanıyor; 5. Türkiye ye artan bağı(m)lılık ve bu noktada yerel,

bölgesel ve küresel aktörlerin bundan duyduğu rahatsızlık geliyor.

Bu maddelerden de anlaşılacağı üzere, Bağdat-Erbil

arasındaki bu son gelişme, başta Türkmenler ve Sünni gruplar olmak üzere, Irak

iç dinamiklerinde ve Ankara, Tahran gibi bölgesel başkentlerde yeni bir süreç

anlamına geliyor. Özellikle de burada ABD nin oynadığı rol itibarıyla. Nasıl

mı Bir sonraki yazımızda irdelemeye devam edeceğiz...