Babası oğluna bir bağ bağışlamış ama oğul babasına bir karış toprağı çok görmüş, değil mi

ODTÜ olaylarına baktıkça bu sözü hatırlıyoruz!

Adamlar sanki babalarının evinden getirmişler gibi ODTÜ arazilerini sahipleniyorlar!

“Buradan bizim iznimiz olmadan yol geçiremezsiniz” diyorlar da başka laf etmiyorlar!

Ankara Büyükşehir Belediyesi ile ODTÜ arasındaki ihtilafta mümkün olduğu kadar tarafsız kalmaya çalışıyoruz!

Ama ODTÜ’lülerin kaprisleri ne anlaşılır gibi ne de çekilir gibi bir şey değil! Baştan beri ODTÜ içinden yol geçirilmesine karşı olduklarını her fırsatta tekrarlıyorlar!

Sonra da kalkıp “İtirazımız yola değil” diyorlar! İtirazları “oldubitti” meselesineymiş!

Bu samimiyetsizlik karşısında isyan etmemek elde mi

İş makinaları ve kamyonlar ODTÜ arazisine girdiği zaman da benzer bir laf etmişler ve “Düşman topraklarına girer gibi girdiler” diye olayı tanımlamışlardı!

Kendilerinin tavrının dostça(!) olduğunu söylemek mümkün mü

Geçirilecek yol için kesilecek “her ağacın on misli ağacı” dikme teklifine de hiç sıcak bakmadılar!

Ama ellerinde tazecik birer fidanla yol çalışması yapılan alana gelip şov yapmaktan da geri kalmadılar!

Oysa kesilecek ya da sökülecek “her ağaç yerine on ağaç” dikilmesi teklifi üzerine “balıklama atlanılması” gereken bir teklif değil mi

Bu teklifin kabulü ile ODTÜ’nün bir anda ormana dönüşmesi bile mümkünken teklifi duymazdan gelerek ellerinde tazecik fidanlar ile gösteri yapmaları elbette anlaşılır gibi değil!

“Arazi bizim, bizden habersiz giremezsiniz” tavrı hoş bir tavır olabilir mi

Yıllar önce bu araziyi onlara kim verdi

Binlerce dönüm arazi yıllar önce ODTÜ’ye tahsis edildi ve ağaçlandırıldı!

Şimdi ise tahsis edilen arazinin kıyısından köşesinden bir yol geçirilmesi arzusu karşısında kıyametler koparılıyor!

Tam da yazımıza başlık edindiğimiz atasözünde olduğu gibi bir olay yaşanıyor!

Babası oğluna bir bağ bağışlıyor ama oğlu babasına bir karış toprağı çok görüyor!