Bilgelik ve tecrübe bakımından babalar oğullarının önünde
yer alırlar. Bu durum iki kuşak arasında devam eden bir çatışmaya yol açar.
Yani baba çocuğunu geçmişin içine çekmeye çalışırken çocuk çağının zincirlerine
takılır ve babaya ayak uyduramaz Çünkü oğul içinde yaşadığı çağın hayat
şartları ile şekillenmekte ve babanın hiçbir zaman kendisini anlayamadığını
düşünmektedir. Kuşak çatışması olarak tanımlanan bu sürecin sadece bireysel
değil toplumsal bir yönü de vardır. Baba geçmişe bağlıdır ve eskinin
dışlanmasından ya da kabul görmemesinden şikayetlenmektedir. Oğul ise babanın
empati yapamadığını ve kendisine hiçbir zaman ulaşamadığını iddia etmektedir.
Büyüklerin muktedirliği ve otoritelerinin devam etmesi ile devam eden bu
çatışma oğulun anlam veremediği bir şeydir.
Baba söze eskiden böyleydi ya da bizim zamanımızda
diye başlar ve gencin kendisini dinlemesini ister. Oğul ise eskiden ziyade
içinde bulunduğu zamanla alakalıdır. O yüzden tıpkı baba gibi kendisi de onu
anlayamamaktadır. Baba diretir, çünkü geçmiş kendisi için etinden derisinden
bir parça gibidir ve her an bu parçanın kopup yere düşeceğinden endişe
etmektedir. Baba kendi çağının bütün yaşanmışlıklarını oğula sunmakta ve onun
kendi izini devam ettirmesini istemektedir. Ama anlaşılamama düşüncesi ve babanın
üslubundaki sıkıntılar oğulu hepten uzaklaştırmaktadır. Oğul kendi çağının
özelliklerini taşımakta ve babanın anlattıklarından çok uzak kalmaktadır. Saygı
sevgi, hürmet, paylaşım, diğergamlık bunların oğul için bir anlamı yoktur.
Oğul babayı tahtından çoktan indirmiş ve merkeze yerleşmiştir. Her şeyin
merkezinde kendisini görmektedir. Oğul babanın söylemlerinden çok uzaktır. Baba
ise hem oğulla konuşma ihtiyacı içindedir hem de otoritesini koruma ve
değerlerini aktarma niyetindedir. Fakat oğul için en sıkıcı şey nasihattir.
Çünkü kendisinin nasihate ihtiyacının olmadığını düşünmektedir. Baba ile oğul
arasındaki çatışmalar devam ederken baba hem kendisini hem de çocuğunu
suçlamaya devam etmektedir. Ortak bir zeminde buluşabilmek için ise her iki
tarafın da birbirlerini anlamaları ve dinlemeleri gerekmektedir. Baba öncelikle
bunu başarabilirse oğula vermek istediklerini daha kolay verecektir.