Azerbaycan Cumhuriyeti, 18 Ekim 1991’de kabul edilen Devlet Bağımsızlığı Hakkında Anayasa Akti ile bağımsızlığını yeniden tesis etti. Aradan geçen 35 yılda ekonomik, siyasi ve askerî alanda önemli gelişmeler kaydeden ülke, bağımsızlık mücadelesinin sembolü olan 20 Ocak 1990 Bakü Katliamı’nı ve özgürlük uğruna verilen mücadeleyi de hafızasında tutuyor.

Ancak bağımsızlığın yıl dönümü kutlanırken ülkede yaşanan başörtüsü tartışmaları da dikkat çekiyor. Son dönemde okul kıyafeti kuralları gerekçe gösterilerek başörtülü öğrencilerin okullara alınmadığına ilişkin haberler, eğitim hakkı ve din özgürlüğü konusunda soru işaretlerine neden oluyor.
20 Ocak Katliamı bağımsızlık mücadelesinin dönüm noktası oldu
Azerbaycan’ın bağımsızlığa uzanan yolu, ağır baskılar ve kayıplarla şekillendi. Sovyet ordusunun 20 Ocak 1990’da Bakü başta olmak üzere çeşitli bölgelerde gerçekleştirdiği ve sivillerin hayatını kaybettiği askerî müdahale, halkın Sovyet yönetimine duyduğu güveni derinden sarstı.
30 Ağustos 1991’de bağımsızlık yönünde bildirinin kabul edilmesinin ardından süreç hız kazandı. Azerbaycan Yüksek Sovyeti, 18 Ekim 1991’de Devlet Bağımsızlığı Hakkında Anayasa Akti’ni kabul etti. Böylece Azerbaycan, 1918’de kurulan ve Doğu’nun ilk demokratik cumhuriyeti olarak anılan Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti’nin mirasını yeniden sahiplendi.
29 Aralık 1991’de gerçekleştirilen referandumda halkın ezici çoğunluğu bağımsızlık lehinde oy kullandı. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in girişimiyle 2021’de yapılan düzenlemenin ardından 18 Ekim, Bağımsızlığın Yeniden Sağlanması Günü olarak anılmaya başlandı. 28 Mayıs ise Bağımsızlık Günü olarak kutlanıyor.
Karabağ zaferi bağımsızlık tarihine damga vurdu
Azerbaycan, bağımsızlığını yeniden kazanmasının ardından geçen yıllarda ordusunu modernize etti ve bölgesel etkisini artırdı. 2020’deki 44 günlük savaşta elde edilen zaferle Karabağ’da önemli topraklar yeniden Azerbaycan’ın kontrolüne geçti. Şuşa’nın kurtarılması ise ülkenin yakın tarihindeki en önemli gelişmelerden biri oldu.
Türkiye ile geliştirilen stratejik ilişkiler, enerji ve ulaştırma projeleriyle de güç kazandı. Ekonomik kalkınma ve diplomatik girişimler, Azerbaycan’ın bölgesel konumunu pekiştirdi.
Ancak bir ülkenin bağımsızlığının yalnızca sınırlarını korumasıyla sınırlı olmadığına dikkat çekiliyor. Halkın temel hak ve özgürlüklerinin korunması, inançlarını yaşama imkânı bulması ve eğitim hakkından eşit biçimde yararlanması da bağımsızlığın önemli boyutları arasında yer alıyor.
Azerbaycan’da başörtülü öğrencilere yönelik uygulamalar tepki çekiyor

Azerbaycan’da son dönemde başörtülü öğrencilerin okullara alınmadığına ilişkin haberler, ülkedeki din ve vicdan özgürlüğü tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. Okul kıyafetlerine ilişkin düzenlemeler çerçevesinde yaşanan olaylarda, başörtüsü kullanan bazı öğrencilerin eğitim kurumlarına girişte sorun yaşadığı bildirildi.

Azerbaycan Bakanlar Kurulu, 21 Eylül’de okul kıyafetlerine ilişkin kurallarda değişikliğe gitmişti. Düzenlemede başörtüsünün açıkça yasaklanmadığı belirtilirken okul üniformasının bütünlüğüne ilişkin kuralların uygulanması, başörtülü öğrencilerle ilgili tartışmaların odağına yerleşti.

Bağımsızlığın 35. yıl dönümünde ortaya çıkan bu tablo, özgürlük kavramının yalnızca siyasi bağımsızlıkla mı sınırlı kalacağı sorusunu da beraberinde getiriyor. Azerbaycan halkının geçmişte verdiği özgürlük mücadelesi hatırlanırken Müslümanların inançlarını yaşayabilmesi ve başörtülü öğrencilerin eğitim haklarını herhangi bir ayrımcılığa uğramadan kullanabilmesi yönündeki beklentiler de dile getiriliyor.
Azerbaycan’ın bağımsızlığının 35. yılı kutlu olsun. Müslüman Azerbaycan halkının özgürlük ve inanç haklarının da güvence altına alındığı bir gelecek temennisiyle…




