Anadolu Gençlik Derneği, Ayasofya konusunda gösterdiği
hassasiyetiyle de tanınıyor. Geçtiğimiz sene, İstanbul un Fethi nin
yıldönümünde, on binlerce gençle birlikte Ayasofya önünde namaz kılmışlardı.
Şimdi de, Ayasofya nın cami olarak tekrar ibadete açılması için İmzanla
Zincirleri Kır konulu geniş bir imza kampanyası başlatmış bulunmaktadırlar. 15
Nisan ile 17 Mayıs arasında yapılacak kampanya sonunda toplanan imzaları ilgili
mercilere teslim edecekler.
Ayasofya, 537 yılında Bizans hükümdarı Jüstinyen
tarafından inşa edilmiş bir katedraldir. Bizans, baştan beri zulüm, hile,
entrika ve ahlâksızlıkla anılan bir devlet olmuştur. Bizans halkı da bundan
şikâyetçi olup huzur ve barışın hasretini çekmiştir.
Allah Rasülü (s.a.v) hak, hayır, iyilik, fayda, şefkat,
merhamet gibi güzellikleri yaymak, zulüm
ve kötülükleri ortadan kaldırmak için gönderilmiş bir elçi olarak
Konstantiniyye mutlaka fethedilecektir müjdesini vermiştir.
Konstantiniyye (İstanbul), defalarca kuşatılmış olmasına
rağmen, onun fethi 2. Mehmet e (Fatih Sultan Mehmet) nasip olmuştur.
Fatih Sultan Mehmet, İstanbul a girerken sivil halka
şefkat ve merhametle muamele etmiş, inançlarında serbest bırakmış, din adamları
ve kiliselere zarar vermemiştir. Ancak, fetih ve kılıç hakkı olarak Ayasofya yı
fethin sembolü ilan etmiş ve camiye çevirmiştir. Yapının mimarî dokusuna zarar
vermemiş, insan figürlerinin üzerini ince bir sıva ile örttürmüştür.
Fatih, Ayasofya yı kendi parasıyla satın alıp cami olarak
Müslümanlara vakfetmiş, kıyamete kadar cami kalmasını istemiştir. Vakfiye sinde
yer alan şu cümleler Ayasofya nın Müslümanlara emanet edildiğinin
göstergesidir: Bu Vakfiye yi kim değiştirirse, Allah ın, Peygamberin,
meleklerin ve bütün yöneticilerin ve dahi bütün Müslümanların ebediyen laneti
onların üzerine olsun; azapları hafifletilmesin, hesap gününde yüzlerine
bakılmasın.
AYASOFYA MAHZUN!
Söz konusu Vakfiye ye rağmen, 1934 te Ayasofya nın müze
haline getirilmesi Müslüman halkı üzmüş, olay o günden beri şair ve yazarların
gündemini meşgul etmiştir. Necip Fazıl, 1965 te verdiği bir konferansta,
Ayasofya nın fethe sembol oluşuyla kazandığı mânâyı şu sözlerle ifade ediyordu:
Ayasofya ne taş,
ne çizgi, ne renk, ne cisim, ne de madde senfonisi; sadece mânâ, yalnız mânâ
İstanbul daki Süleymaniye, Edirne deki Selimiye, bunlara
karşılık da Roma daki (Sen Piyer) ve Paris teki (Notrdam), bizde ve onlarda
daha niceleri, madde ve hatta gayelerine bağlı mânâ kıymeti olarak,
Ayasofya nın eşik taşına bile denk olamaz. Zira bunlardan her biri, kendi
gayesinin tabii şartları içinde, tek taraflı olarak yükseltilmiş bir eser
Ayasofya ise bunların yanında bir kümes bile olsa, öyle bir nasîbin sahibi ki,
ne madde, ne de tek taraflı mânâ ölçüsüyle ona varmak kabil Ayasofya, bir
mânânın, zıt mânâya taarruz ve onu zebûn edişinin bütün dünyada eşi olmayan
âbidesi
Fatih Sultan Mehmet bu hikmeti sezdi; ve Ayasofya yı,
İstanbul gibi misilsiz bir mahfazanın içinde, güneş çapında bir pırlanta gibi
zabt ve fethetti.
Ayasofya sevdalılarından biri de Osman Yüksel
Serdengeçti Bu konuda kitap ve şiirler yazmış, mahkemelerde Ayasofya müdafaası
yapmış. Bu duyarlılığı bir şiirinde şöyle terennüm etmiştr: Fethin, Fatih in
mâbedinden Kitab-ı Mübîn i, / Bu ulu dini kaldıran kim / Dinimize, imanımıza
saldıran kim / Mabedimin göğsüne uzanan nâmahrem eli, / Kimin elidir !.. /
Söyle, Ayasofya, söyle. / Seni puthane yapan hangi delidir / Elleri kurusun,
dilleri kurusun! / Ayasofya! Ayasofya! Seni bu hale koyan kim / Seni
çırılçıplak soyan kim !.
ARTIK, ZİNCİRLER KIRILSIN!
Türkiye, Müslümanların yaşadığı bir ülke. Bu ülkenin her
karışı şehit kanları ile yoğrulmuş, hudutsuz can ve kan fedakarlığı sonucu
vatan haline getirilmiştir. Fetihteki mânâyı yaşatmak da hepimizin boynunun
borcu. Ayasofya sıradan bir cami değil, fethin sembolü. Temsil ettiği mânâ
büyük. Hak, hayır, iyilikler, huzur ve barışın simgesi.
Vakfiye nin amacına uygun kullanılması hem hukukî, hem de
insanî bir görevdir. Şimdi önümüzde güzel bir fırsat var: Anadolu Gençlik
Derneği nin halkımızın hissiyatına tercüman olarak başlattığı İmzanla
Zincirleri Kır kampanyasına katılmak.
Anadolu Gençlik Derneği Genel Başkanı Salih Turhan, İslâm
ülkelerinin de destek verdiği 10 milyondan fazla imzanın toplanmasını
hedefleyen kampanyayı bir basın toplantısıyla halka duyurdu. Turhan,
konuşmasında kararın hukuksuz olduğu nu söyleyerek kampanyanın gerekçesini
şöyle anlattı: Ayasofya nın müzeye dönüştürülmesi millî irade hiçe sayılarak
Bakanlar Kurulu kararı ile gerçekleştirilmiştir. Cumhurbaşkanının imzasının
taklit edildiği, kararname numarasının geriye dönük olduğu konuşulmaktadır.
Kararı içeren belgenin doğruluğu şüphelidir. İmza ve belgeler doğru bile olsa karar yanlıştır. 24 Kasım 1934 te
yapılan işleme, 5 Haziran 1935 tarihli, 2762 sayılı Vakıflar Kanunu nun 17.
maddesinin gerekçe gösterilmesi de hukuksuzluğun resmidir.
Anadolu Gençlik Derneği, imza kampanyasını başarıyla
tamamlayabilmek için bütün iller ve pek çok ilçede standlar açarak Ayasofya nın
tekrar cami olmasını isteyen halka ulaşmaya çalışıyor. Ayrıca, internette bir
site açmışlar. Kampanyaya destek vermek isteyenler, www.zincirlerikir.com
sitesine girip ad ve soyadlarını yazarak imzalarını atmış sayılıyorlar.
Ümit ediyorum ki, halkın özlemini çektiği bu imza
kampanyası güzel sonuçların ortaya çıkmasına vesile olacaktır.