Geçtiğimiz hafta tatil cenneti Çeşme'yi savaş alanına çeviren o karanlık cinayetin perde arkası nihayet aralandı. Sosyal medyanın tartışmalı isimleri Dilan ve Engin Polat ailesi bir kez daha kurşun sesleriyle sarsılırken, yakın koruma Can Polat'ı ölüme götüren o acımasız suikastın şifreleri çözüldü. Dört şüphelinin demir parmaklıklar ardına gönderildiği dosyada, tetiği çeken Serhat Altun'un polise verdiği detaylar adeta kan dondurdu.

ÖLÜM ŞEBEKESİNE NASIL SIZDI?
Tetikçi Altun'un, Türkiye'yi kana bulayan meşhur Daltonlar çetesiyle geçtiğimiz nisan ayında akılalmaz bir yöntemle anlaştığı kaydedildi. Sosyal medyada sıradan bir paylaşımın altına yazdığı yorumla suç dünyasına adım attığını anlatan Altun'un, o karanlık pazarlığı "DltGolfo34" adlı kullanıcıyla yaptığı ifade edildi. Altun'un ifadesindeki o tüyler ürperten işe alım diyalogları kayıtlara şu şekilde yansıdı:
"İlk olarak ‘Sen kimsin, bir hikayeni anlat bakalım’ şeklinde mesaj gönderdi. Ben de işlerden, yaşantımdan, işsiz olmamdan, maddi durumumun kötü olmasından bahsettim. Ertesi gün 'Tamam sen temizsin' diyerek Daltonlar çetesine kabul edildiğimi dedi."
HEDEFTEKİ ASIL İSİM KİMDİ?
Sorguda ortaya dökülen en sarsıcı detay ise namlunun ucundaki asıl hedefin bambaşka biri olmasıydı. Şebekenin talimatıyla ilk cinayetini Konya'da 100 bin lira karşılığında işlediğini soğukkanlılıkla anlatan tetikçinin, asıl büyük kanlı planı İzmir'de devreye soktuğu aktarıldı. Suikastçının, kurbanlarını adım adım nasıl izlediğine dair sözleri dikkat çekti:
"Golfo bana Engin Polat’ın vurulması olduğunu söyledi. Ben Polat’ı sosyal medyada duymuştum. Polat’ın sık sık uğradığı yerleri bana bildirdi. Adreslere belirli günlerde giderek keşif yapıyordum. Instagram'dan da attığı hikayeleri takip ediyordum. Rastlamış olsaydım Engin Polat’ı öldürmeyecek şekilde tarayacaktım."

O GECE VOM ALAÇATI'DA NELER YAŞANDI?
Olay gecesi Engin Polat'ı vurmak için kesin emir aldığını belirten zanlının, lüks otelin önünde yaşadığı paniğin ardından rotayı nasıl değiştirdiği tek tek vurgulandı. Kanlı pusuya giden o kısacık zaman dilimindeki telefon trafiği ve peş peşe patlayan silah sesleri, ifadenin en can alıcı noktalarından birini oluşturdu:
"Golfo, Engin Polat’ı o gece kesin vurmam gerektiği talimatını verdi. Ben de Engin Polat’ın’ın kaldığı VOM ALAÇATI isimli otele keşif için gittim ve Dilan Polat’ın Instagram hikayesinde paylaştığı aracın otelin önünde olduğunu görünce, bir gün daha kalacaklarını anladım. Golfo’ya Engin Polat’ı göremediğimi, Can Polat’ı gördüğümü ilettim. O da bana ‘‘Yakınında kim varsa onu vur’’ diyerek talimat verdi. Otel yanına gelmeden önce sakin bir noktada silahı atışa hazır hale getirdim ve emniyet kilidine almıştım. Araç biraz ilerledi ve tekrar durdu. Ben silahı kaldırarak aracın sağından yaklaştım. Panikledim ve bacak bölümüne doğru tetiğe bastım. Can Polat bu esnada kendisini yere attı, ben de bacaklarına doğru hedef alarak 2 el ateş ettim, oradan koşarak kaçtım."
Cinayet sonrası yalnız bırakılan ve sokaklarda yakalanan tetikçi, ihanete uğradığı o anları ve şok duygusunu şu cümlelerle ifade etti:
"Can Polat’ın öldüğüne dair haberleri okuyunca fenalaştım. Hatırlamadığım bir sokakta oturup kaldım. Devamında Motosikletli Polis ekipleri yanıma gelerek kimliğimi istediler ve beni yakaladılar. Ben olay öncesi Golfo ile konuşurken bana ‘Sen olayı yaptıktan sonra seni İstanbul’a kaçıracağız’ şeklinde vaatte bulunmuştu. Olay sonrası kendisinden hiçbir şekilde haber alamadım. Engin Polat’ı vurmak için herhangi ödeme tarafıma yapılmadı. Benim asıl amacım Engin Polat’ı silahla vurarak yaralamaktı. Ancak Golfo’nun talimatıyla eylemi Can Polat’a yönelik olarak gerçekleştirdim. Öldürme kastım yoktu"





