Kutlu Doğum haftası münasebetiyle davet edildiğimiz Avrupa da ilk durağımız olan Brüksel Havaalanı ndan bizi alan Şerafettin Yıldırımer le ilk defa bu kadar yakinen tanışmış oldum... Daha önceki tanışmam maalesef çoğu kişiyle olduğu gibi merhaba, nasılsınız şeklinde idi maalesef... Bir defa arabasında eksik olmayan fondan gelen bir sesle klasik sanat müziğimizden nağmelerdi. Merhum Yıldırım Gürses in her zaman ifade ettiği endişesi ile bizim sanat müziğimizden mahrumiyetle büyüyen çocuklarımız kulaklarında ve de gırtlaklarında o hançereyi kaybettiklerinden ezan okuma yetisini bile yitirecekler derdi. Çünkü sanat müziğimizin ünlü bestekarlarından Sultanahmet müezzini Sadettin Kaynak gibi musıkimize nice eser kazandırmış üstadların çeşitli makamlardaki eserleri, yetişen nesillere ol zamanlar rehberlik etmiş. Bu antiparantezden sonra  Belçika İslam Federasyonu Kutlu Doğum Haftası nı 1 Nisan Cumartesi başlatarak 10 günlük bir program hazırlamışlar. Yasin Hatiboğlu nun açılışta bulunduğu programa biz de 5 Nisan Çarşamba günü çocukların gününe has kutlama yaptık... İstanbul da hazırladığım sinevizyonda  peygamberimizin sadece çocukluk yıllarını gösteren 15 dakikalık bölümden sonra hayatına ilişkin sorular yönelterek her bilen çocuğa hediye vermek suretiyle dikkatleri toparladık... Mesela en yakınlarından olmasına rağmen onu en çok üzen amcası Ebu Leheb in Kur an da da yerilmesi hangi ayettedir gibi sorularla süren programın sonunda O nun güzel ismini anarak O na en yakın olma arzusuyla tüm salondaki çocuklarla birlikte salatı ümmiyeyi seslendirerek tüm çocuklara birer birer hediye verdik... Bundan iki sene kadar evvelki Belçika çocuk programında başarılı bir organizasyona imza atan hanımlar kolu başkanı Hanife hanım ve mesai arkadaşları yine son zamanlarda gördüğüm en renkli bir hazırlığı çocuklar için sunmuşlardı. Bu arada programın yapıldığı Anwers teki cami külliyesindeki enfes salonda cıvıl cıvıl doluşmuş çocuklarla nasıl geçtiğini anlamadığım üç saatlik feyizli programdan sonra cemiyet başkanı İrfan Altuntaş la vedalaşıp ayrıldık...

Federasyon 20 yaşında

Başkan Zeki Bayraktar Belçika daki İslam Federasyonu nun 20. kuruluş yıldönümünü özetlerken bu ülkede insanımızın hizmetlerini 1974 yılında Belçika da İslam dininin resmen kabulü ile Müslümanların haklarını ve kazanımlarını kullanmayla ilgili faaliyetleri konusunda bizi bilgilendiriyordu... Yanımızdaki gönüldaş nefer aynı zamanda gazetemizin emektar temsilcisi Emirdağlı Yörükbaşı namı diğer Postacı Şerafettin Yıldırımer de soyadı gibi donanımına ve yüksek rütbesine rağmen kendini bir er mesabesinde hizmete hadim görüyordu... Böyle hizmette sınır tanımayan nice isimsiz kahramanlarla Belçikalı kardeşlerimizin yürüttüğü çalışmaların 20. senei devriyelerinin nice yıllara ermesini buradan da okuyucularımın aminleriyle paylaşmak istiyorum.

Tren Yolculuğu

Oldum olası Almanya daki trenlerle seyahatten hoşlanmışımdır. Süratine rağmen sarsmadan vaktinde ulaşımıyla ideal bir vasıta olan trenlerde ancak işler bu sefer ters gitti... Brüksel den bineceğim tren Paris ten  yarım saat gecikmeli geldi. Gerekçesi de Fransa daki işçilerin yeni çıkacak işçi kanununu protesto gösterilerindenmiş... Nihayet Köln den bindiğim akşam 17.00 hızlı treni ICE nin  ise çalışanların dağılma saatine denk gelmesi nedeniyle ayakta yolculuk yapmamızdı... Ayakta kalan onca yaşlı ve kadına rağmen önceden koltuk kapmış gençler için  yerini büyüklere ya da kadınlara ikram etme diye bir anlayış oldum olası ufukta görünmüyordu... Gerçi ben bavulumun yanına bağdaş kurup yerleşmiştim ama ilk istasyondan sonra Frankfurt a doğru koltuklar boşalmaya başlıyordu...