Malum medya ortalığı karıştırmak ve kafaları bulandırmak için olağanüstü bir çaba sarf ediyor!

Asparagas dediğimiz aslı astarı olmayan yani yalan haberlerin en son versiyonları malum medya tarafından sıkça veriliyor!

Bir bakıyorsunuz uzaktaki okullarına giderken dereden geçmek zorunda kalan çocuklarla ilgili haberler servise konuluyor!

Eli silahlı bir adamın korumasında çocuklar derenin içine sokuluyorlar!

Ve bellerine kadar ıslanmış bir vaziyette okula gidiyorlar!

Diyelim ki malum medyanın işgüzar muhabiri böylesine düzmece bir haberi yapmış ve gazetesine yollamış.

Peki, bu gazetelerde hiç mi aklı başında bir yönetici yok

Bellerine kadar ıslanmış çocukların bu halleri ile eğitime nasıl devam edeceklerini sorgulayıp da haberi öyle yayınlayamayan yönetici elbette ertesi gün yapılan açıklama ile süper yalancı konumuna düşecektir.

Nitekim yapılan açıklama da çocukların gittikleri okul yolunda böyle bir dereden geçmek zorunda olmadıkları ortaya konuluyor.

Bir işgüzarın yaptığı haber sorumsuz yöneticinin de dikkatini çekmeyince çocuklar sanki her gün bellerine kadar ıslanıyorlar ve öyle ders yapmak zorunda kalıyorlarmış gibi bir hava estiriliyor!

Ertesi gün ise bunun asparagas yani yalan bir haber olduğu belgeleri ile ortaya konuluyor.

Malum medyadan biri çocukları olmayan dereden geçirtir de ötekisi boş durur mu

Durmuyor elbette!

O da daha can alıcı bir noktadan(!) vurmak ve laik çevreleri harekete geçirmek için yoğun bakım ünitesinin haremlik-selamlık olarak bölündüğünü iddia edip bunu gazetesine haber olarak geçiyor!

Yine aklı başında sorumlu bir yönetici olmayınca bu haberde manşetlere kadar çıkıyor.

Haber gazetede yer aldıktan sonra yapılan açıklamadan öğreniyoruz ki söz konusu hastanede yoğun bakım ünitesi yokmuş!

Olmayan yoğun bakım ünitesini haremlik selamlık diye bölmek!

Yol üstünde olmayan dereden çocukları geçirtmek!

Beyler bu tür haberlerle en çok kendinize zarar verdiğinizin farkında mısınız

Artık kimse size inanmıyor!

Medyanın verdiği her habere şüphe ile bakılıyor.

Sonra da medyaya olan güvensizlik dile getirildiği zaman niye böyle oluyor diye dertleniyorsunuz.

Bu güven kaybı sizi ürkütmüyorsa atın atabildiğiniz kadar!

Korkarız ki bir gün doğruları yazdığınız zaman bile size kimse inanmayacak.

Çünkü siz artık tescilli asparagasçı yani yalan habercisiniz.

Başkalarına zarar verelim derken en büyük zararı kendinize veriyorsunuz.

Bindiğiniz dalı kesiyorsunuz!