İktidar partisi AKP’de kötü gidişatın önüne hangi önlem alınırsa alınsın bir türlü geçilemiyor!

Gerek kendilerinin yaptırdığı anketler gerekse muhalefetin yaptırdığı kamuoyu araştırmaları, iktidar partisi AKP’deki gerilemeyi gözler önüne seriyor.

Hal böyle olunca tehlikeyi fark eden herkes genel başkanı uyarma ihtiyacını hissediyor.

Eli kalem tutanlar “ürkütücü bir tablo” diyerek durumun vahametini ortaya koymaya çabalıyor.

Ağzı laf yapanlar ise genel başkanın kapısını aşındırıyorlar.

Kendisinden randevu almayı başaranlar genel merkez tarafından izlenen politikaların partiye ne denli zarar verdiğini enine boyuna genel başkana anlatmaya uğraşıyorlar.

Başkent kulisleri, bu görüşmelerle ilgili iddialar ile çalkalanıp duruyor.

Gözünün üstünde kaşın var diyenin bile sorgu suale çekildiği bir ortamın iktidar partisinin aleyhine olduğu anlatılmaya çalışılıyor.

Ekonomi politikalarını ellerine geçirenlerin emeklileri ve asgari ücretlileri yok sayan adımlarının partiyi nasıl erittiği örnekleri ile sunuluyor.

Öyle anlaşılıyor ki iktidar partisi AKP’de ateş bacayı sarmış!

Bacadaki bu yangın partinin tümüne sirayet etmesin diye çırpınıp duranlar var.

Eli kalem tutanlar yazıyor!

Ağzı laf yapanlar konuşuyor!

Peki, bu çırpınışlar bir işe yarıyor mu?

“Evet, işe yarıyor” diyebilmek çok zor!

Zira yönetime öyle bir anlayış hâkim ki hiçbir yanlışın, hiçbir hatanın söylenmesinden hoşlanılmıyor.

Bu tür ikazlar itaatsizlik olarak algılanıyor.

Ve ikaz edenler hemen dışlanıyor.

Böyle yapılınca eli kalem tutanların dile getirdiği ürkütücü tablonun önüne geçilmesi mümkün olmuyor.

Yapılan anketler artık iktidar partisi adaylarını birinci olarak gösteremiyor.    

Hatta ikinci olarak bile gösteremiyor.

Kuşkusuz bu sonuç da kendileri açısından ürkütücü bir tablo oluşturuyor.

Evet, içlerinde başlarına gelecek felaketi sezip yönetimi uyarmaya çalışan bir hayli isim var.

Aynı zamanda uyarıları kulak ardı eden bir anlayış da var!