Sayın Başbakan 30 Eylül Pazartesi günü demokrasi paketini
açıkladı. Paket açıklanmadan önce uzun bir reklamı yapıldı. İster istemez
millet büyük beklendiler içerisine girdi. Paket açıklandıktan sonra, birçok
kesim hayal kırıklığına uğradı. Ülkede herkesi memnun etmek tabi ki mümkün
değildir. Ama en azından çoğunluğun memnun olması gerekmiyor mu Paket ulus
devletin temelindeki tek tip ideolojiyi yıkması ve çoğunlukçu olması anlamında
bir ilk olması nedeniyle önemlidir. Aynı zamanda tabu anlamında şimdiye kadar
tartışılmayan pek çok konuyu tartışmaya açması anlamında, alanında ilktir.
Bundan sonra yapılacak her türlü demokrasi paketlerini bunun üzerine inşa etmek
mümkündür. Başbakanın beyanı da bu yöndedir. Paketi barış süreci üzerinden
düşünürsek bu bağlamda faydalı olduğu düşünülebilir. Bu paket AB nin dayatması
dışında Türkiye nin kendi iradesiyle yaptığı ilk pakettir. Avrupa Birliği
dinamiği, Türkiye nin demokratikleşme süreleri acısından pek çok lokomotif
oldu. Demokratikleşme alanında yapılan her reform, Avrupa Birliği nin verdiği
ev ödevi doğrultusunda gerçekleşmiştir.
Türkiye nin epey bir zamandır, AB mevzusunu masadan
kaldırdığı halde demokratikleşme paketi hazırlaması çok önemlidir. Dünyanın
belirli bir bölgesi (Darbeye darbe diyemeyen ülkeler) kapitalist sistemin
içerisinde entegre olmasına rağmen çok da fazla demokratikleşme endişesi
taşımıyor. Hatta bütün dünya da, demokratikleşmemeye yönelik bir trend olduğu
da gözlemlenmektedir. Böyle bir durumda demokratikleşme paketi açıklaması,
Türkiye nin durduğu yeri gösterir. Paketi bu bağlamda değerlendirdiğimizde
önemlidir. Fakat, askeri vesayetin izlerinin olduğu bir anayasanın varlığı söz
konusuyken bu açıklanan paketi ne kadar hayata geçirebiliriz. Kanunlar
kaynağını Anayasadan almalı, ben yaptım olduyla hareket ederseniz, muhalefet
Anayasa Mahkemesine götürmesi durumunda, çok rahat bir şekilde iptal
edilebilir. Kanunların yapılması kadar uygulanması da önemlidir. Demokratik
paketlerin açıklanması yerine, demokratikleşmiş bir anayasanın yapılması daha doğru
değil midir AKP, CHP, MHP ve BDP nin tüzüklerini incelediğimizde hepsinin
siyaset yapmasının nedeni Türkiye nin kalkınmasının ve halkın refah düzeyinin
arttırılması ile ileri demokratikleşmenin sağlanması değil midir O halde neden
bir araya gelip, Türkiye nin normalleşmesi ve geleceği için yeni bir anayasa
yapamazlar. Neden mi Çünkü CHP de halk yok, AKP de adalet, BDP de barış ve
MHP de hareket yok.
Bu demokratikleşme paketinde, başörtüsü serbestliği, TSK,
emniyet teşkilatı ve yargı alanından hariç tutulması, sayın başbakanın hâlâ
aşamadığı engeller olduğunun göstergesi midir Bilemem ama başörtüsüne sınırlı
yaklaşması laikleri aşamadığının bir göstergesi olsa gerek. 11 yıllık iktidar
olmasına rağmen bürokratik vesayet, sermaye vesayeti ve basın vesayetini henüz
aşmış olduğunu düşünmüyorum. Paket, kendi alanında ilk olmasına rağmen aslında
AKP nin geleceğiyle bire bir örtüşmektedir. Seçim yatırımından başka bir şey
değildir. Seçim barajı düşürülmemiş, tartışmaya açılmıştır. Nefret suçuna ceza
maddesiyle, yıllarca Siyonizm ve sabatayist gerçeğine dikkat çeken kesimin
susturulması hedeflenmektedir. İnsanların bir birini hor görmesi başka bir şey,
bazı gerçeklere dikkat çekmek başka bir şeydir. Türkiye ye zarar veren
kesimleri işaret etmeyi siz nefret söylemi içine alırsanız, bu onların ekmeğine
yağ sürmekten başka bir işe yaramaz.
Geniş kitleleri kapsayacak bir paket hazırlanabilirdi.
Bankaların mağdur ettiği ve taahhüdü ihlal hapis cezasından yatan ve kaçak
durumda olan binlerce insan rahatlatılabilirdi. Kartel oluşturmaktan yakalanan
bankaların mağdur ettiği insanların faizleri silinebilirdi. İflas etmiş, hiçbir
yerde çalışamayan esnaflarımız vergi borçlarını taksitlendirmesine rağmen işsiz
oluşundan dolayı hiçbir ödeme yapamamıştır. Bu durumda olan küçük esnafın borcu
silinebilirdi. Akit gazetesinden Fatih Akkaya yazısında; Ülkenin en zengin
işadamları olan Aydın Doğan, Ferit Şahenk ve M.Emin Karamehmet in sahibi
oldukları bahis sitelerine devletin müfettişlerince kesilen 1,7 katrilyonluk
cezanın Maliye Bakanı Mehmet Şimşek tarafından bir kalemde silinmesi olayı
tazeliğini koruyor. Yine Aynı Maliye bu kez de,Tarım ve Köy işleri Bakanı ndan
aldığı yetkiyle at yarışları düzenleyen Türkiye Jokey Kulübü nün(TJK) 263
trilyonluk vergi borcunu 19 trilyona düşürmüş, iyi mi
http://www.habervaktim.com/yazar/61527/heykeli-dikilecek-atci-bakan-kim.html Bu
kişilerin borçları silinebiliyorsa mağdur olan esnafında borçları
silinebilirdi. Taahhüdü ihlal hapis cezasında bir değişiklik yapılabilirdi. Art
niyetliyle, mağdur olan ayrılabilirdi. Bu demokratikleşme paketi, aceleye
gelmiş barış sürecinin sekteye uğramaması için ve bu süreci destekleyen
maddeler olarak çıkmıştır. Paketin muhteviyatı bakımından çok, tabuların
yıkılması anlamında karşılık bulacağını düşünüyorum.