Aile yuvasının süsü ve mutluluk kaynağı olan çocuklar,

anne ve babaya Allah ın(cc) bir emanetidir.

Çocuklarının dini bilgilerinden, ahlaki davranışlarından

beceri ve kabiliyetlerinden hem Allah a, hem de topluma karşı sorumludurlar.

Bunun için de, çocukların eğitimleri   var olan görevlerinin en önemli olanıdır.

Buna göre anne ve babanın çocuğuna karşı olan eğitim

sorumluluğu şu dört ana ilkelere göre yapılmalı.

***

1 Din eğitimi : Allah-u Teâlâ nın(cc) ilk emri: Seni

yaratan Rabbinin adıyla oku (Alak/1) olduğuna göre çocuklarımıza, kitapların

en yücesi olan Kur an-ı öğretmek, görevlerin en büyüğü ve en kutsalıdır.

Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)  bu konuyla ilgili: Sizin en hayırlınız

Kur an ı öğrenen ve öğreteninizdir (Buhari) buyuruyor.

Hz. Ali de bu konuda şöyle diyor:

Çocuklarınıza şu üç şeyi öğreterek terbiye verin:

1. Onlara Hz. Peygamber in sevgisini aşılayın.

2. Hz. Peygamber i ve Ehl-i bayt ını sevdirin.

3. Kur an-ı Hâkim i okutun.

Din eğitiminin uygulanış biçimi, çok yaygın olan

Efendimizin şu hadisi ölçü alınarak yapılmalı:

Çocuklarınıza yedi yaşına geldiği zaman, namazı öğretin

ve kılmalarını emredin. On yaşına geldiklerinde kılmazlarsa el ile hafifçe

dövün. (Bu emir bazı hadislerde emredin şeklinde değil, öğretin

şeklindedir.)  On yaşında yataklarını

ayırın. (Riyazu s-Salihin)

Anne-baba çocukları için güzel hedefler göstermeli ve

kendileri de onlar için en güzel rol model olmalı.

Çocuklarına söylediklerini önce kendileri yapmalı.

***

2 Ahlâk eğitimi : Ahlak dediğimiz kavram, insanî

ilişkilere ve toplumsal olaylara uyum sağlama şeklidir. İnsanın dünyada ve

ahrette mutlu olması, iyi insan , iyi Müslüman olması için edepli ve güzel huylu olması gerekir.

Ahlaki eğitim denilince önce ailevi terbiyenin

anlaşılması gerekir. Çocuk terbiyesinde belirli bir yaşa kadar en büyük rol

anne ve babalara düşer.

Özellikle anneler çocuklarıyla daha çok meşgul

olduklarından onların etkisi daha fazladır.

Peygamber Efendimiz:(sav) Hiçbir baba çocuğuna güzel

terbiyeden daha üstün bir bağışta bulunmamıştır (tirmizi) buyuruyor.

***

3 Meslek seçimi : Her anne-babanın hayalinde, çocuğunu

en iyi şekilde yetiştirmesini, başarılı olmasını ve bol para getiren bir meslek

sahibi olmasını ister.

Her çocuğun hayalinde de sevdiği bir işle uğraşması,

başarılı ve mutlu olabileceği bir meslek sahibi olması vardır.

Çoğu ebeveyn, anne-baba olmanın getirdiği koruma ve yön

verme içgüdüsüyle çocuklarını farkında olmadan kendi yeteneklerinden farklı

alanlarda, daha çok popüler ve çok para getiren mesleklere yönlendirmektedir.

Önemli olan gencin, çok para getiren veya popüler mesleklere

yönelmesi değil; bireysel potansiyelini açığa çıkmasını sağlayan, sevdiği ve

yapmaktan mutluluk duyduğu mesleğe sahip olmasıdır.

Anne ve babaların bu konuda yaptıkları hataların başında

hevesler ile yeteneklerini birbirlerine karıştırmalarıdır.

Ne yazık ki bazı aileler, kendi yaşamlarında

gerçekleştiremedikleri arzularını çocuklarının yaşamlarında gerçekleştirmek

isterler.

***

4 Hayata hazırlık eğitimi : Çocuğu hayata hazırlamak

bir sanattır.

Her ebeveyn, imkânları nikbetinde her şeyin en iyisini çocuğuna

sunmaya çalışır ama hayata hazırlama konusunda aynı hassasiyeti göstermez.

Hayata hazırlanmak demek, hayatın getirdiği

sıkıntıların üstesinden gelebilmek ve bunlarla mücadele etmesini becerebilmek

demektir.

Eğer çocuklara gerekli olan hayat sorumluluğu

verilmezse, en küçük bir sorun karşılarına çıktığında, yanlarında daima

büyüklerinden birini bulmak isterler.

Bu bağlamda çocuklarımızı yetiştirirken daime geleceğe

yönelik bir insan olarak yetiştirmeli ve de kendilerine güvenen sorumluluk

bilincine sahip bir insan olmaları sağlanmalı.

Sonuç itibariyle, bir anne baba çocuğunun her türlü eğitimini verdikten sonra çocuk,

kendisi için istediğini başkaları için de isteyecek seviyeye geldiyse, o

anne-baba görevini yapmış sayılır.