Zaman zaman bazı kurum ve kişilerle ilgili güvenirlilik anketleri yapılıyor. Bu anketleri kimler, niçin yaptırıyor Şirketler kendiliklerinden mi yapıyorlar yoksa siparişe dayalı anketler midir Aslında derdim bu anketleri kimlerin yaptığı, ya da yaptırdığının peşine düşmek değil. Kim, ne için yaptırırsa yaptırsın benim derdim başka. Çoğu zaman bu anketlerin gerçeği tespit etmek için değil kamuoyunu yönlendirmek için yapıldığına ya da yaptırıldığına inanıyorum. Bir bakıma parayı verene göre sonuç ortaya koyan anketlere dikkat çekmek istiyorum. Elbette tüm anketler böyledir gibi bir iddianın sahibi değilim. Ancak, bazı anketlerin sonuçları öylesine sırıtıyor ki bu sebeple biraz da toplumun enayi yerine konulduğunu düşünüyorum.
Söz gelimi dün bir gazetede dikkatimi çeken anket sonucu yayınlandı. Buna göre Cumhurbaşkanı Abdullah Gül e güvenme oranı yüzde 57 imiş. Buna karşılık Sezer in görevde olduğu geçen yılın aynı döneminde Cumhurbaşkanlığına güven yüzde 66.1 imiş. Yani Gül döneminde Cumhurbaşkanlığı 9 puanlık güven kaybı yaşamış.
Kısacası yapılan ankete göre önceki Cumhurbaşkanı Sezer, Gül e göre daha fazla güven veriyormuş. Olabilir. Anketin deneklerinni nasıl seçildiğini, daha işin başından itibaren istenen sonucu elde etmeye yönelik bir gayretin içine girilip girilmediğini bilemem. Ancak benim bir teklifim; eğer bu anket çalışmasını yapanlar ve bu anketin sonucunu gazetelerinde yayınlayarak Gül ün Sezer e göre daha az güvenilen bir Cumhurbaşkanı olduğu imajı oluşturmaya çalışanlar eğer anketlerine güveniyorlarsa gelin ilk Cumhurbaşkanlığı seçiminde Gül ile Sezer birlikte aday olsunlar ve seçim için halkın karşısına çıksınlar. O zaman görürüz kimin daha fazla güvenilir olduğunu. Bu teklifime güvenilirlik başka halktan oy almak başka şey diyerek karşı çıkanlar olursa o zaman halka değil kendi anketlerine inanıyor ve güveniyorlar; halkın iradesini ciddiye almıyorlar anlamına gelmez mi
Bu vesileyle de artık anketler şöyle diyor diye dayatanlara halk da böyle diyor deme imkanı buluruz. Hem de büyük hakem millettir demiyor muyuz Eğer hakem millet olacaksa belirlenmiş 2-3 bin kişinin görüşüne başvurarak anketler böyle diyor diyerek sanki toplumun tümü aynı yönde düşünüyormuş havası estirmeye de imkan verilmemiş olur.
Ankete göre güvenilirlik sıralamasında ordu birinci, polis ikinci, Anayasa Mahkemesi üçüncü ve Cumhurbaşkanlığı dördüncü sırda yer alıyormuş. Bu arada en güvenilmez kurum Parlamento ve politikacılarmış. Buna bakarak rahatlıkla bu milletin demokrasi istemediğini söylemek her halde yanlış olmaz. Peki anketi yapanlar ve yayınlayanların maksadı bu olabilir mi Yani demokrasiye karşı olduklarını düşünmek doğru olur mu Bu soruya doğru olur denemez. Çünkü, demokrasi dışı bir sistemde ne bu anketi yapanlar böyle bir anket yapabilirler ne de gazeteler yayınlayabilir. Denebilir ki demokrasinin nimetlerinden yararlanarak demokrasi karşıtlığı sergileniyor. Bir bakıma laikliği korumak adına bazı partilere yönelik suçlamalar gündeme geldiğinde aynı çevreler bu defa da demokrasinin kendini koruma hakkı vardır şeklinde ahkam kestikleri gibi. Bu ne biçim iş anlamak mümkün değil.
Demokrasinin Parlamento ve politikacı olmadan düşünülmesi mümkün olmadığına ve yayınlanan anket soncuna göre de halk nazarında Parlamento ve politikacının itibarı sıfıra yaklaştığına göre demokrasiyi kimlerle ve nasıl işleteceklerini insan merak ediyor.
Kısacası bir garip demokrasi anlayışı ülkemizi içinden çıkılmaz bir belirsizliğe itiyor. Ve dünya üzerinde bir başka örneği bulunmayan ve sadece bize has bir sistemle karşı karşıya kalıyoruz.
Sözü uzatmaya gerek yok. Nasıl olsa yapılan Anayasa değişikliği ile bundan böyle Cumhurbaşkanlarını halk seçecek. Yaptığınız ve yayınladığınız anket sonuçlarına göre de halk nazarında Sayın Sezer in güvenilirliği Sayın Gül den çok fazlaymış. Öyle ise ikisi birlikte Cumhurbaşkanlığı seçimine girsinler, halk nazarında kim daha güvenilirmiş görelim. Ne dersiniz.
Anketine güvenen beri gelsin.