Sokak kedileri…

Zorlu dış mekan koşullarına uyum sağlayan, genellikle melez (tekir, sarman, smokin gibi), bağışıklık sistemleri güçlü, bağımsız ve hayatta kalma yetenekleri gelişmiş sahipsiz evcil kediler…

İnsanlarla ilişkileri mesafeli ya da dostça olabildiği gibi, ortalama ömürleri ev kedilerine göre daha kısadır.

Belirli bir saf ırka ait değildirler; genellikle genetik çeşitliliği yüksek melez (Domestic Short/Long Hair) yapılardadırlar.

En yaygınları tekir (çizgili), sarman (turuncu-beyaz), smokin (siyah-beyaz) ve calico (üç renkli) kürk desenleridir.

Zorlu hava şartlarına ve hastalıklara karşı ev kedilerine kıyasla daha dirençli vücut yapısına ve reflekslere sahiptirler.

Yiyecek bulma, barınma ve tehlikelerden korunma konularında kendi başlarının çaresine bakabilirler.

Kemirgen ve haşerelere karşı doğal denge unsudurlar.

Belirli bir mahalleyi veya sokağı kendi yaşam alanı olarak belirler, korur ve diğer yabancı kedilere karşı savunurlar.

İnsanlarla kurdukları ilişki deneyimlerine göre değişir; kimisi son derece sevecen ve dost canlısıyken, kimisi tehlikelere karşı temkinli ve mesafelidir.

Sokaktaki tehlikeler, beslenme zorlukları ve hastalıklar nedeniyle ortalama ömürleri 2 ila 5 yıl arasındadır.

Düzenli besleme ve kısırlaştırma ile bu süre uzayabilir.

Dış ortamda yaşamanın bir sonucu olarak pire, iç parazit veya viral hastalıklara yakalanma riskleri yüksektir

SOKAK KEDİLERİ EV YAŞAMINA SANILANDAN DAHA KOLAY UYUM SAĞLIYOR

Yeni bir araştırma sonucu…

Sokakta yaşamaya alışmış kedilerin ev ortamına geçiş sürecine dair yaygın kanıyı değiştirecek sonuçlar ortaya koydu.

Araştırma, sokakta yaşamaya alışmış kedilerin ev ortamına sanılandan çok daha kolay uyum sağlayabildiğini ortaya koydu.

Yeni Zelanda'da gerçekleştirilen araştırmada, kedilerini dışarıdaki yaşamdan ev ortamına geçiren sahiplerin deneyimleri incelendi.

The Independent'ta yer alan habere göre araştırma kapsamında, kedilerini ev yaşamına alıştırma sürecinde olan 87 kedi sahibiyle anket yapıldı.

Katılımcıların önemli bölümü, geçiş sürecinin beklediklerinden daha kolay olduğunu ve harcanan çabaya değdiğini belirtti.

KEDİLERİN ÖNEMLİ BÖLÜMÜ KISA SÜREDE UYUM SAĞLADI

Araştırmaya katılan kedi sahiplerinin bildirimlerine göre, kedilerin yüzde 40'tan fazlası ev yaşamına hemen uyum sağladı.

Kedilerin yüzde 8'inin birkaç gün, yüzde 17'sinin ise birkaç hafta içerisinde yeni düzene alıştığı

YAŞ, UYUM SÜRECİNDE ÖNEMLİ ROL OYNUYOR

Araştırmada kedilerin ev yaşamına uyum hızında yaşın önemli bir faktör olduğu da belirlendi.

İki yaşından önce ev yaşamına başlayan kedilerin yüzde 75'inin birkaç gün içerisinde yeni düzene alıştığı görüldü.

İki yaşından büyük kedilerde ise aynı sürede uyum sağlayanların oranı yüzde 39 olarak kaydedildi.

Bulgular, kedilerin yaşamlarının erken dönemlerinde ev ortamına geçirilmesinin uyum sürecini kolaylaştırabileceğine işaret ederken, daha ileri yaştaki kedilerin de uygun koşullar sağlandığında ev yaşamına adapte olabildiğini gösterdi.

EVDE KEDİ BESLEMEK CAİZ Mİ?

Evde kedi beslemek dinen caizdir.

Dinimiz İslam’da, kediler temiz kabul edilir, salyaları ve artıkları necis (pis) sayılmaz…

Evde bulunmaları namaza veya diğer ibadetlere engel değildir.

Kediler ev içinde serbestçe dolaşabilir; tüyü veya salyası elbiseye bulaştığında namaza mani bir pislik oluşturmaz.

Kedinin yemeği, suyu ve veteriner ihtiyaçları eksiksiz karşılanmalı, asla eziyet edilmemelidir.

Evde bakılırken komşuların rahatsız edilmemesine özen gösterilmeli, ev ortamı kedi için güvenli hale getirilmelidir

PEYGAMBERİMİZ (SAV) KEDİLER HAKKINDA NE DEDİ?

Peygamber Efendimiz (sav) kedilerin temiz olduğunu, ev içinde insanlarla iç içe yaşayabileceklerini belirtmiş, onlara merhametle yaklaşılmasını emretmiştir.

Peygamberimiz Efendimiz Hz. Muhammed (sav), "Kedi necis (pis) değildir. O, aranızda dolaşıp duran canlılardandır" buyurmuştur.

Bu hadis, kedilerin ve salyalarının temiz sayıldığını, ev ortamında insanlarla beraber dolaşmalarında bir sakınca olmadığını gösterir.

Hz. Peygamber, kedinin su içtiği kaptan kalan suyla abdest alınabileceğini ifade etmiştir.

Peygamberimiz (sav), bir kediyi hapsettiği, ona yiyecek vermediği ve yerdeki haşerelerden yemesine de izin vermeyerek ölümüne sebep olan bir kadının bu zulmü yüzünden cehennem azabı çektiğini bildiren bir hadis nakletmiştir. Bu olay, hayvan haklarına ve onlara iyi bakmaya verilen önemi gösterir.

Peygamberimiz Efendimiz Hz. Muhammed (sav), yanında sürekli kedi taşıyan ve kedilere çok şefkat gösteren sahabisi Abdurrahman bin Sahr'a sevgiyle "Ebu Hureyre" (kedi yavrusu babası/sahibi) lakabını vermiştir.

Kaynak: Haber Merkezi