Türkiye nin ekonomik, sosyal, kültürel gelişiminin
önündeki en büyük engel olan 1982 Darbe Anayasası nın değiştirilmesi için
kurulan Anayasa Uzlaşma Komisyonu, AK Parti nin Başkanlık dayatması sebebiyle
dağılmış ve üzerinde toplumsal tüm kesimlerin uzlaşı sağlayacağı nitelikteki
bir Anayasa nın yapım süreci bir başka bahara ertelenmişti. Devletlü
ulularımızdan birisinin dediği gibi, Anayasa yapmak ayrı, Anayasa yazmak ise
çok ayrı bir sorumluluktur Anayasa yı birbirleriyle görüş farklılıkları olsa
da birçok siyasi partinin temsilcilerinin ortaya koyacağı ortak bir iradeyle
yapmanız gerekir. Uzlaşmak gerekir, Senin fikrine katılmıyorum, ama bu fikri
ifade edebilmeni yürekten destekliyorum misyonunun zirve noktası olan
demokratik anlayışın tezahürünün gerçekleştiği bir el sıkışma kültürü olması
gerekir. Asgari müştereklerde buluşmak, millete hizmet odaklı, milletin muasır
medeniyetler zirvesine ulaşmasına endeksli bir terakki anlayışının merkez
alınması lazım gelir. İşin, olması lazım gelen boyutu böyledir Ama dayattığı
sistem değişikliği sebebiyle yalnız kalan iktidar partisi, şimdi Haziran-Temmuz
aylarında açıklamak üzere, kendi meşreplerince bir Anayasa nın yazımına devam
ediyormuş. Başkanlığın temel merkez alındığı Anayasa da insan merkeze
konuluyormuş Filan ve fişmekan ön plana alınıyormuş Şöyle oluyormuş, böyle
oluyormuş
İsterseniz, dünyanın en özgürlükçü, en demokratik ve
adaletli Anayasa sını ortaya koyun, bu Anayasa, maalesef toplumun tüm
kesimlerinin üzerinde uzlaştığı bir Anayasa olmayacaktır. Durum budur. Zira
yukarıda, Anayasa yazım başka, yapım başka diyen devletlümüzün ifade ettiği
gibi, bu süreç Anayasa yapım değil, Anayasa yazım işinden başka bir işlevi
olmayan bir süreç olarak tarihe not düşülecektir.
AK Parti kurmaylarının, Anayasa yazmasını bilenlerin,
hukukçularının, Beştepe nin bürokratlarının ve bu iradenin hâkim olduğu tüm
vicdanların bir araya gelerek yapacakları Anayasa, kusura bakmayın ama AK Parti
Anayasası olmaktan öteye gidemeyecektir.
Bu Anayasa nın Haziran da veya Eylül de, Meclis e
getirilmiş olması, oylanması, oy çoğunluğunun sağlanması için
milletvekillerinin özgür iradelerini kullanmaları, kullanmamaları, referandum
için 14 eksik milletvekilinin tamamlanması için atılacak adımlar, partiler
arasında yapılacak mekik harekâtları ise siyasetin çemberinde olan oyunlardır.
Bizi bu nokta değil, bu aşamada sadece ve sadece Anayasa nın yazımıyla ilgili
olan bölüm ilgilendiriyor. Ve hiç kimse kusura bakmasın, sadece bir partinin
iradesiyle yazılacak olan Anayasa nın, 1980 darbesini yapıp, bu işin
profesörlerine Anayasa siparişi veren Kenan Evren in yüzde 90 la kabul edilen
bugünkü anti demokratik Anayasa sından zerre kadar farkı yoktur.
Aykırı düşünür Murphy nin farklı sosyal durumlar için
derlediği birbirinden özlü sözleri vardır. Madem, AK Parti yeni bir Anayasa
yazmaya devam ediyor Belki bizim de kendilerine Murphy den ilham alıp,
değiştirdiğimiz bazı kategorik maddeleri de faydalı olur diye düşünüyorum:
Madde1: Başkan haklıdır Madde 2: Başkan her zaman
haklıdır. Madde 3: Başkanın haksız olduğu durumlarda 1. ve
2.madde geçerlidir. Madde 4; Başkan, herkes adına en iyisini düşünür. Madde 5:
Başkan, eleştirilemez. Madde 6: Başkanı eleştiren, cezasını çekmeyi göze alır.
Madde 7: Başkanın yanına kendi fikriyle gelen, onun fikriyle ayrılır. Madde 8:
Başkan, tek yetkilidir, beğenirse uygular, beğenmezse uygulamaz. Madde 9:
Başkan, her konuda, her şeyi söyler, uzman olanlar bile onu sadece dinler.
Madde 10: Yaşasın başkan, varolsun başkan, büyük başkan.
Âcizane küçük bir katkımız olacaksa, mesela, ilk üç
maddeyi Değiştirilemez maddeler arasına da koyabilirsiniz!