Cumhur İttifakı mensuplarınca yapılan açılamalar, yeni bir çözüm sürecinin eşiğinde olduğumuzu gösteriyor.
Hatırlayacağınız üzere bir önceki süreçte Nevruz kutlamalarında terör örgütü lideri Apo’nun mektubu okutulmuştu.
Türkçe ve Kürtçe olarak okutulan mektupta terör örgütüne, bundan sonra neler yapması ve nasıl davranması gerektiği telkin ediliyordu!
Sonrasında sınırlarda göstermelik mahkemeler kurulmuştu!
Tam barış sağlanıyor derken araya kara kediler girmiş olacak ki, yeniden eski günlere dönüldü.
Ve çözüm süreci gündemden düştü!
O günden bu yana Nevruz kutlamalarında mektubu okutulan Apo başta olmak üzere tüm tanıdık isimler tekrar kara listeye alındı.
Birçok isim tutuklandı!
Şimdi görüyoruz ki yeniden bir çözüm süreci arayışı içine girilmiş bulunuyor.
Bu defa Apo’dan mektup istemekle yetinilmiyor.
Bizatihi kendisi davet ediliyor.
“Gel TBMM çatısı altında DEM grubunda konuş” deniliyor.
Tutuklu biri elini kolunu sallaya sallaya nasıl TBMM çatısı altına gelecek?
Onun da yolu bulunmuş gibi görünüyor!
Umut hakkı denilen bir yöntemle TBMM çatısı altında konuşmasına olanak sağlanacakmış!
Bütün bunlar yapılırken arkasına saklanılacak bir mazeretin bulunması da ihmal edilmiyor.
Deniliyor ki:
Hep beraber terörün olmadığı bir Türkiye inşa edelim!
Evet, bu herkesin ortak düşüncesi haline gelebilirse ne kadar güzel olur değil mi?
Ya araya yine kara kediler girerse!
Ya Nevruz kutlamalarında okunan mektubun arkasından olduğu gibi herkes birbirini yine düşman gibi görmeye başlarsa!
Şu anda dile getirilenler çok güzel ama bu güzel ifadeleri dile getirmek için niye bu kadar beklendi?
Niye birçok insanımız canından oldu?
Niye birbirimizi rakip gibi değil de düşman gibi gördük?
Ve niye bu gerçekleri hatırlatanları Kandil’le iş birliği yapmakla suçladık? Yaklaşık çeyrek asrı niye heba ettik?
Dün Apo’nun bir mektubu ile sağlanmaya çalışılan çözüm süreci şimdi Apo’nun konuşması ile sağlanabilecek mi?