Küresel piyasalarda altın ve gümüşte yaşanan geri çekilmeler, yatırımcıların odağını yeniden kritik destek seviyelerine çevirdi. Ekonomist Tuna Kaya, YouTube kanalında yaptığı değerlendirmelerde emtia fiyatlarından kripto para piyasasına, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın faiz kararından Borsa İstanbul’daki düşüşe kadar birçok başlığı ele aldı.
Kaya, piyasalardaki son gelişmeleri değerlendirirken ABD’deki enflasyon verilerine, Çin’in altın alımlarına ve yaklaşan seçim sürecine de dikkat çekti.
ALTIN VE GÜMÜŞTE HANGİ SEVİYELER İZLENECEK?
Haftalık piyasa görünümünü değerlendiren Kaya, ons altın ve gümüşte yaşanan fiyat hareketlerini şu sözlerle anlattı:
"Ons altın cuma günü bir ara 4.200 dolar seviyesine kadar yükseldi. Ancak bu seviyelerde satışlar yaşandı. Özellikle Trump’ın açıklamalarının ardından ons altında geri çekilme görüldü. Ons gümüş de 58 dolar seviyelerine kadar yükselmişti ancak burada da bir miktar gevşeme yaşandı ve fiyat 56,97 dolara geriledi. Gram altın haftayı 6.628 TL seviyesinden, gram gümüş ise 90,58 TL seviyesinden kapattı"
Kaya, ABD’de son 7 yılda kahve fiyatlarının yüzde 124, doğal gaz fiyatlarının yüzde 64, petrol fiyatlarının ise yüzde 60’ın üzerinde arttığını belirterek enflasyon verilerine dikkat çekti.
"Şimdi son 7 yıldaki kahve fiyatları yüzde 124, doğal gaz fiyatları yüzde 64, petrol fiyatları ise yüzde 60’ın üzerinde artış gösterdi. Bunlar ABD’deki fiyat artışları. Peki, ABD’de enflasyon ne kadar? Yüzde 3,7. Bu verileri de bir kenara not edelim."
Altının uzun vadeli performansını da değerlendiren Kaya, dolar ve eurodaki satın alma gücü kaybını altının yükselişiyle karşılaştırdı.
"Burada bizim için iki önemli para birimi var. Bunlardan biri dolar. Dolar, ABD enflasyonuna göre yüzde 47 değer kaybetmiş durumda. Eurodaki değer kaybı ise yüzde 44 seviyesinde. Peki, bu para birimleri değer kaybederken altın nasıl bir performans sergiledi? 2000 yılında altının ons fiyatı 248 dolar seviyesindeydi. Bugün ise 4.165 dolar seviyesinde bulunuyor. Altın, bu süreçte yaklaşık yüzde 1.500, daha net ifadeyle yüzde 1.523 oranında artış kaydetti. Yani 2000 yılından bu yana altın tutanların varlıkları yüzde 1.523 artarken dolar ve euro tutanların satın alma gücü yaklaşık yarı yarıya eridi. Bu nedenle döviz tutmak yerine döviz bazlı varlıklara yönelmenin önemini vurguluyoruz. Son 26 yılda altının elde ettiği kazanç, bu tabloda açıkça görülüyor"

Kaya’nın ons altın için takip ettiği seviyeler ise 4.100 dolar ara destek, 4.000 dolar ana destek, 4.250 ve 4.300 dolar direnç noktaları oldu. 4.000 doların altına inilmesi durumunda daha düşük seviyelerin gündeme gelebileceğini belirten Kaya, bu bölgenin yeniden alım fırsatları oluşturabileceğini düşündüğünü ifade etti.
Gümüşte 56 doların kritik destek olduğunu kaydeden Kaya, yukarı yönlü hareketin güçlenmesi için 60,22 dolar seviyesinin aşılması gerektiğini söyledi. Bu desteğin kaybedilmesi halinde 50 dolara doğru geri çekilme ihtimalinin de bulunduğunu belirtti.
Gümüşün daha önce 120 dolar seviyesine ulaştığını ve bu zirveden yaklaşık yüzde 50 gerilediğini hatırlatan Kaya, yatırımcıların yalnızca yükseliş dönemlerine odaklanmaması gerektiğini vurguladı.
Çin’in altın alımlarını da değerlendiren Kaya, mart ayında yaklaşık 4,5 ton, nisanda 8 ton, mayısta 10 tona yakın, haziranda 15 ton, temmuz ve ağustosta yaklaşık 20’şer ton, eylülde ise 23 ton altın alındığını aktardı. Fiyatlar geriledikçe alımların arttığına dikkat çeken Kaya, Çin’in alımlarını sürdürüp sürdürmeyeceğinin yakından izlenmesi gerektiğini belirtti.

BİTCOİN VE BORSA İSTANBUL İÇİN KRİTİK EŞİKLER
Kripto para piyasasına ilişkin değerlendirmesinde Bitcoin’in 82.000 dolar seviyesine dikkat çeken Kaya, bu seviyenin altına inilmesi halinde 75.000 dolara kadar geri çekilme yaşanabileceğini söyledi. 80.000 doların ise ara destek olarak takip edilmesi gerektiğini ifade etti.
"Bitcoin için 82.000 dolar seviyesi kritik önem taşıyor. Bitcoin bu seviyenin altına gerilerse 75.000 dolara kadar bir geri çekilme yaşanabilir. Bunun öncesinde 80.000 dolar bölgesi ara destek olarak öne çıkıyor. Bitcoin'in bu seviyeyi koruması gerekiyor. 80.000 doların kaybedilmesi durumunda 75.000 dolar seviyesi gündeme gelebilir. Bu bölgeler, Bitcoin almayı düşünen yatırımcılar açısından takip edilebilecek seviyeler olarak öne çıkıyor. Daha önce de hem kripto para piyasasında hem de ABD hisse senetlerinde varlıklarımızı azaltıp nakit pozisyonumuzu artırdığımızı ifade etmiştik. Piyasalardaki gelişmelere göre bu stratejiyi değerlendirmeye devam ediyoruz"
Borsa İstanbul’da cuma günü yaşanan sert düşüşe de değinen Kaya, endeksin 12.000 puanın altına gerilemesinde MSCI tarafından açıklanan endeks değişikliği kararının etkili olduğunu belirtti.

MSCI’nin Türkiye hisse senetlerine ilişkin bazı endeks değişikliklerini ikinci bir duyuruya kadar dondurduğunu hatırlatan Kaya, kararın gerekçeleri arasında fon sektöründeki kriz sonrasında küçük ölçekli şirketlerle bağlantılı olası koordineli işlemler ve fiili dolaşım oranlarına ilişkin endişelerin bulunduğunu aktardı. Haziran 2027’ye kadar ilgili endekslerde değişiklik yapılmayacağının belirtildiğini kaydetti.
Kaya, bu süreçte fon piyasasındaki sorunların çözülmesinin ve hisse senetlerindeki spekülatif hareketlerin önlenmesinin önem taşıdığını ifade etti.
Borsa İstanbul için daha önce 12.000 puan seviyesine dikkat çektiğini belirten Kaya, 11.600 puanı ara destek, 11.126 puanı ise sonraki destek seviyesi olarak değerlendirdi. 11.600 puanın da kaybedilmesi halinde endeksin 11.000 puanlı seviyelere gerileyebileceği uyarısında bulundu.

MERKEZ BANKASI’NIN FAİZ KARARI VE 3 KASIM BEKLENTİSİ
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın 22 Ekim Perşembe günü saat 14.00’te açıklayacağı faiz kararı da Kaya’nın gündemindeydi. Piyasa beklentisinin 100 baz puanlık faiz indirimi olduğunu belirten ekonomist, fon piyasasında yaşanan krizin ardından böyle bir kararın risk taşıyabileceğini söyledi.
"İç piyasada ise önümüzdeki hafta perşembe günü Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın faiz kararı açıklanacak. Piyasa, TCMB'den 100 baz puanlık faiz indirimi bekliyor. Ancak bana göre, özellikle fon piyasasında yaşanan kriz sonrasında böyle bir indirim yapılması hatalı bir yaklaşım olabilir. Bununla birlikte piyasaya moral vermek amacıyla faiz indirimi kararı da alınabilir. Petrol fiyatlarının 100 doların üzerinde seyrettiği bir ortamda faiz indirimi yapılmasını ise son derece riskli buluyorum. Böyle bir adım, ekonomik dengeler açısından ciddi sonuçlar doğurabilir."

Kaya, küresel piyasalarda önümüzdeki dönemde ABD Merkez Bankası’nın faiz kararı ve ABD ara seçimlerinin etkili olabileceğini belirtti. ABD’deki seçim sonuçlarının yalnızca ülke piyasalarını değil, küresel piyasaları ve Türkiye’yi de etkileyebileceğini ifade etti.
"ABD Merkez Bankası'nın faiz kararına 11 gün, ABD ara seçimlerine ise 16 gün kaldı. Polymarket anketlerine göre Trump'ın hem Senato'yu hem de Temsilciler Meclisi'ni kaybetme ihtimali gündemde. Trump'ın olası seçim kaybı, ABD'nin yanı sıra küresel piyasalar ve Türkiye açısından da önemli sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle 3 Kasım tarihinin piyasalar açısından bir dönüm noktası olarak değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum"
Kaya’nın değerlendirmelerinde öne çıkan seviyeler yatırımcılar tarafından izlenirken, gözler önce 22 Ekim’de açıklanacak Merkez Bankası faiz kararına, ardından 3 Kasım’daki ABD ara seçimlerine çevrildi.




