Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim, hesap gününün sahibi,

dünya ve ahiret saadetimiz için İslam ı bir nizam olarak gönderen, Allah

(c.c) a hamd, muallimimiz, liderimiz, Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa

(s.a.v) ya, âline ve ashabına salât ve selam ederiz.

Müslüman ım diyen insanlar olarak bilmemiz gereken tek

gerçek mülkün tek sahibinin ALLAH (c.c) olduğu gerçeğidir. Bu gerçeği

kabullenmeden bir kimsenin mümin ve Müslüman olması imkânı yoktur. İnsan

Allah ın yarattığı bir varlıktır. Allah insanı kendisini bilsin ve tanısın diye

yaratmıştır. İnsan, Allah ı bilir ve tanırsa kıymetli ve değerli olur. Allah ı

bilip tanımayan insanların hiçbir kıymeti ve değeri yoktur. Rabbimiz buyuruyor:

Ey iman edenler! Müşrikler ancak bir pisliktir (Tevbe: 28) İman insanı temiz

hale getirir. Küfür, şirk, nifak, fasıklık facirlik, münafıklık, kâfirlik

insanı pis ve murdar hale getirir. İman ve akıl, Allah ın insana ihsan ettiği

en önemli iki nimettir. Bu iki nimetin kıymetini bilen insan İslam dan başka

bir yerde karar kılamaz. Allah ı bilip tanımak, O nun razı olduklarından razı

olmak, gazap ettiklerinden de uzak durmaktır. Allah ın kulları için razı olduğu

tek din ve hayat nizamı İSLAM DIR. Gazap ettiği şey ise BATIL DIR.

Bu temel gerçekler doğrultusunda dünyada ve bölgemizde

meydana gelen olayları değerlendirdiğimiz zaman karşımıza çıkan sonuç, İslam

ile Batılın savaş halinde olduğu sonucudur. Bu savaş görsek de görmesek de

yapılmaktadır ve bu durum hak batıl mücadelesinin doğal bir neticesidir. Bu

savaşın bir tarafında Allah ın tarafında olanlar bulunurken, diğer tarafında

Şeytanın tarafında olanlar bulunmaktadır. Bu savaş Kur an ın tabiriyle

HİZBULLAH ile HİZBÜŞŞEYTAN arasında geçmektedir. Hizbullah ve hizbüşşeytan

olmak demek ne demektir

HİZBULLAH: Allah ın, Resulünün ve müminlerin yanında

yerini alanlar ve İslam için malıyla canıyla cihad edenlerdir. Rabbimiz

buyuruyor: Kim Allah ı, Resulünü ve iman edenleri mütevelli ve dost edinirse

(bilsin ki) üstün gelecek olanlar şüphesiz Allah ın tarafını tutan Hizbullah

olanlardır. (Maide: 56)

HİZBÜŞŞEYTAN: Allah ı, Resulünü ve İslam ı unutup

nefislerini ilah edinip şeytanın adımlarını takip edenlerdir. Batılı

kendilerine din edinenlerdir. Allah a, Resulüne, İslam a ve inananlara

düşmanlık edenlerdir. Rabbimiz buyuruyor:  Şeytan, onları etkisi altına aldı da kendilerine Allah ın zikrini

(Kur an ı ve O nu anmayı) unutturdu. İşte onlar şeytan yandaşları hizbüşşeytan

olanlardır. İyi bilin ki hizbüşşeytan olanlar hüsrana uğrayanların ta

kendileridir. Şüphesiz Allah a ve Resulüne karşı sınır (kanun) koyarak

düşmanlıkta bulunanlar, işte onlar en alçakların arasındadırlar. (Mücadele:

19-20)

İMTİHAN GERÇEĞİ

Müslümanlar olarak dünyanın bir imtihan yeri olduğuna

inandığımız halde dünyamızı bu inanç doğrultusunda değerlendirdiğimizi söylemek

zordur. Yüce Rabbimiz Kur an da birçok ayette dünya hayatımızın bir imtihan

olduğunu bizlere beyan ediyor. Bu ayetlerden bazıları şunlardır: Enbiya 35:

Her canlı, ölümü tadar. Bir deneme olarak sizi hayırla da, şerle de imtihan

ederiz. Ve siz, ancak bize döndürüleceksiniz. Yunus 30: Orada herkes geçmişte

yaptıklarını karşısında bulur. Artık onlar gerçek sahipleri olan Allah a

döndürülmüşlerdir. Uydurmakta oldukları şeyler (batıl tanrıları) da onları terk

edip kaybolmuştur. Bakara 155: Andolsun ki sizi biraz korku ve açlık;

mallardan, canlardan ve ürünlerden biraz azaltma (fakirlik) ile deneriz. (Ey

Peygamber! ) Sabredenleri müjdele! Enfal 28: Biliniz ki, mallarınız ve

çocuklarınız birer imtihan sebebidir ve büyük mükâfat Allah ın katındadır.   Mülk 2: O ki, hanginizin daha güzel

davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratmıştır. O, mutlak galiptir, çok

bağışlayıcıdır. Enam 165: Sizi yeryüzünün halifeleri kılan, size verdiği

(nimetler) hususunda sizi denemek için kiminizi kiminizden derecelerle üstün

kılan O dur. Şüphesiz Rabbin, cezası çabuk olandır ve gerçekten O, bağışlayan

merhamet edendir.

Allah bizden önce gelen milletleri de imtihan etmiştir.

Rabbimiz buyuruyor: Araf 168: Onları (Yahudileri) gurup gurup yeryüzüne

dağıttık. Onlardan iyi kimseler vardır, yine onlardan bundan aşağıda olanları

da vardır. (Kötülüklerinden) belki dönerler diye onları iyilik ve kötülüklerle

imtihan ettik.

Günümüz dünyasında yaşayan yedi buçuk milyar insanlık bu

imtihanın içindedir. Dünyanın en meşhur insanları bu imtihanın içindedir. ABD

başkanı Barak Hüseyin Obama, Rusya Devlet Başkanı Putin, AB üyesi ülkelerin

devlet ve hükümet başkanları, Çin, Hindistan devlet başkanları, Müslüman

ülkelerin devlet ve hükümet başkanları, Abdullah Gül, R.Tayyip Erdoğan, Muhammet

Mürsi, Ahmedi Nejad, cemaat ve hareket önderleri ve bütün insanlık bu imtihanın

içindedir. Bu imtihan şükredenlerle küfredenlerin tespit edilmesi için yapılan

bir imtihandır. Rabbimiz buyuruyor: Gerçek şu ki, biz insanı katışık bir

nutfeden (erkek ve kadının dölünden) yarattık; onu imtihan edelim diye,

kendisini işitir ve görür kıldık. Şüphesiz biz ona yolu (İslam ı) gösterdik.

İster şükreden olsun ister küfreden. Doğrusu biz, kâfirler için zincirler;

demir halkalar ve alevli bir ateş hazırladık. İyiler ise, kâfur katılmış bir

kadehten (cennet şarabı) içerler. (İnsan: 2-5)

Bu imtihanı kazanmak isteyenler için tek yol İslam

yoludur. İslamsız bu imtihanı kazanmak mümkün değildir. Rabbimiz buyuruyor: Ey

iman edenler! Allah ın size olan nimetini unutmayın; hani bir topluluk size el

uzatmaya yeltenmişti de Allah, onların ellerini sizden çekmişti. Allah tan

korkun ve müminler yalnızca Allah a güvensinler. (Maide: 11)

İnsan bu imtihandan kendisi kurtaramaz, Allah ın

kaderinden kendisini bağımsız hale getiremez. İstese de buna gücü yetmez. Günün

birinde hepimiz hesabımızı Allah a vereceğiz.

İnananlarımız cennete, inanmayanlarımız cehenneme

gidecektir.

ALLAH I UNUTARAK ÇÖZMEK ÇÖZÜM OLAMAZ

Bilmeliyiz ki Allah ve Resulüyle harb ederek hiçbir

neticeye ulaşamayız. Bu yola girenler kesinlikle giriştikleri bu savaşın

kaybedenleri olacaktır. Rabbimiz Şuayb (a.s) ın lisanıyla bizleri uyarıyor:

(Şuayb:) Ey kavmim dedi, size göre benim kabilem Allah tan daha mı güçlü ve

değerli ki, onu (Allah ın emirlerini) arkanıza atıp unuttunuz. Şüphesiz ki

Rabbim yapmakta olduklarınızı çepeçevre kuşatıcıdır. Ey kavmim! Elinizden

geleni yapın! Ben de yapacağım! Kendisini rezil edecek azabın geleceği şahsın

ve yalancının kim olduğunu yakında öğreneceksiniz! Bekleyin! Ben de sizinle beraber

beklemekteyim. Emrimiz gelince, Şuayb ı ve onunla beraber iman edenleri

tarafımızdan bir rahmetle kurtardık; zulmedenleri ise korkunç bir gürültü

yakaladı da yurtlarında diz üstü çöke kaldılar. (Hud: 92-94)

İslam ın emirlerini arkalarına atarak düzen kurmaya ve

batılın önderleriyle stratejik ortaklıklar kurup yaptıkları kirli ve karanlık

planların yürütülmesinde onlara lojistik destek sağlayanlar onlarla birlikte

ilahi gazaba muhatap olacaklarını unutmamalıdırlar. Bir Müslüman İslam

düşmanlarıyla birlikte olamaz. Çünkü Allah bunu yasaklamıştır. Milletlerine

uymadıkça Yahudiler de Hıristiyanlar da asla senden razı olmayacaklardır. De

ki: Doğru yol, ancak Allah ın yoludur. Sana gelen ilimden sonra onların

arzularına uyacak olursan, andolsun ki, Allah tan sana ne bir dost ne de bir

yardımcı vardır. (Bakara: 120) Ey Müslüman kardeşim Allah ın rızasına uygun

olanı yapmadan, O ndan yardım görmeden hiçbir sosyal, siyası, iktisadi, hukuki

meseleyi çözemezsin. Çözdüğünü zannedersin, ancak çözdüm dediğin şey zehirli

bir yılan olarak seni ısırdığı gün âlemleri inletecek çığlıklar atarsın, ancak

kimseyi yanında bulamazsın. Münafıklık tedavisi zor tehlikeli bir hastalıktır.

Rabbimiz buyuruyor: Münafık erkekler ve münafık kadınlar (sizden değil),

birbirlerindendir. Onlar kötülüğü emreder, iyilikten alıkor ve cimrilik

ederler. Onlar Allah ı unuttular. Allah da onları unuttu! Çünkü münafıklar

fasıkların kendileridir.(Tevbe: 67)

Çözmek istiyorsan, bu ABD, İSRAİL ve AB kıstaslarıyla

olmaz. Bu Faizci kapitalizmi yürüterek olmaz. Milleti haksız vergilerle ezerek

olmaz. Resmi kumar kuruluşları vasıtasıyla kumarcılık yapmakla da olmaz. Helali

harama karıştırmak çözümsüzlüktür. Zina, içki, domuz batı medeniyetinin

şiarıdır. Bunlardan da hayır gelmez. Bunlar çözümün önünü tıkar. Milletin

evlatlarına, batının ahlaksız ahlakını dayatarak da çözüme ulaşılmaz.

Çözüm ancak İslam ile olur. İslam ın temel kıstaslarına

dayanmayan hiçbir işten hayır gelmez. Çözümü İslam da aramadığın müddetçe sen

bu işi çözemezsin. Tarihe bir bakman kâfidir. Okumalarını doğru yaparsan

denilmek istenileni anlarsın.

MİLLİ GÖRÜŞ çözümün günümüzdeki tek çaresidir. Saadet

Partisi kadroları kardeşlik vazifesini yapmaktadır. Adil Düzene geçmeden, İslam

Birliğini kurmadan olmaz. Rabbimiz salih kulu Davud (a.s) a emrediyor: Ey

Davud! Biz seni yeryüzünde halife yaptık. O halde insanlar arasında adaletle

hükmet. Heva ve hevese uyma, sonra bu seni Allah ın yolundan saptırır. Doğrusu

Allah ın yolundan sapanlara, hesap gününü unutmalarına karşılık çetin bir azap vardır.(Sad:

26) Bu emir Allah ve Resulünün yolunda yürüyen herkes için geçerlidir vesselam.