1960 ların başından itibaren ve daha sonrasında, önce Türkiye de halkın temsilsisi olan Demokrat Parti ye saldırılmış; partinin sadece kapatılmasıyla iktifa edilmemiş, başbakan ve iki bakanı asılmıştı. Türk milleti o dönemde siyasette legal çalışmakla başarıya ulaşılamayacağı hissine kapılmış, yeraltı örgütleri oluşmaya başlamıştı. O günleri yaşayanların hatırlayacağı üzere solcular, milliyetçiler ve daha nice gruplar oluşmuş, bunlar yeraltı faaliyetlerine dalmaya başlamışlardı.
Millî Görüş Lideri Erbakan ve arkadaşları ise açık, şeffaf, meşru ve takiyyesiz faaliyetlere geçilmesi görüşünü savunmuş, ilk siyasi partileri (MNP ve MSP) kurmuştu.
Millî Görüşçülerin iddiası şuydu: Türkiye Anayasası nın değişmez ikinci maddesine sımsıkı sarılmalı, Anayasa ile İslâmiyet arasında uzlaşma sağlanmalıdır. İslâm düşmanı bir demokrasinin Türkiye de başarı şansı olmadığı gibi; demokrasiyi kabul etmeyen bir İslâm anlayışının da varlığını sürdürmesi mümkün değildir.
Devran döndü, bilinen değişim ve gelişmeler oldu, bugünlere geldik. AKP iktidara geldi veya getirildi ve ülkeyi yönetmeye başladı. Biz AKP ye baştan beri çözüm önerileri sunduk.
AKP yöneticilerine sunulan çözüm önerileri neydi
1. Baştan kendilerine dedik ki; faizli sistem sömürüye dayanan sistemdir. Türkiye sömüren ülke olsa faizli sistemle gelişme mümkün olur. Ama sömürülen sistemde faizle sömürülmekten kurtulmak ve gelişip kalkınmak mümkün değildir. Mutlaka "faizsiz ekonomi"yi tesis etmemiz gerekir. Biz bunun teorisine ve kısmen de pratiğine sahibiz; yararlanın.
2. Demokrat Parti gibi yapmayın, mevcut Anayasa ile iyi işler yapacağınızı zannetmeyin, anayasayı değiştirin. Bunun için askerlerin kurduğu gibi yirmi kişilik "Anayasa İlim Heyeti"ni oluşturun. Buraya her parti aldığı oy oranında ilim adamını versin. Demokratik yoldan demokratik anayasayı hazırlayın ve seçimlere öyle gidin.
3. KİT leri özelleştirmeyin, ülkemizin seksen yıllık birikimlerini yabancılara peşkeş çekmeyin; bunun yerine KİT leri özerkleştirin; bağımsız işletmeler hâline getirin, küçük işletmeler hâline getirin, hisse senetleri ile halka satın. Böylelikle devletin üzerinden yük kalksın. Dayatmacılara biraz uyun ama milletin mallarını tamamen heder etmeyin.
5. Dış siyasette tüm önemli kararlarınızı askerle birlikte alın. Anayasayı da onların olurunu alarak değiştirin. Ama iç işlerinde orduyu işe karıştırmayın. Bunu başaracak olan da sadece asker kökenli bir cumhurbaşkanıdır, öyle birini cumhurbaşkanı seçin, sivil birisini oraya oturtmayın. Siz kesinlikle cumhurbaşkanı olmayın.
6. Hiç zaman kaybetmeden yargıyı bağımsız hâle getirin; tarafsız, bağımsız, etkin ve saygın yargıyı oluşturun. Bunun için soruşturma, bilirkişi, savunma, hakemler yüksek kurullarını kurun. Bu kurullara siyasi partilere aldıkları oy nisbetinde üyeler atanmasını sağlatın ve bağımsız yönetim oluşturun. Bunlar demokratik olsun ama ekseriyetin hakim olduğu kurullar olmasın.
7. "Merkez Bankası Yüksek Kurulu"nu kurun ve bu yüksek kurul da yukarıda anlattığımız şekliyle demokratik yoldan oluşsun; yani siyasi partiler halkımızdan aldıkları oy oranlarında bu kurula üye göndersin. Böylece Türk Lirası nı yabancıların Türkiye yi yıkma aracı olmaktan çıkarın.
8. Ülkeyi işsizlik belâsından kurtarmanız için "çalışana faizsiz kredi" verin. Emek sahipleri istedikleri işverenin yanında çalışsın, ücretini siz ödeyin. İşveren ham maddeyi alsın, parasını siz ödeyin. Faizsiz ve icrasız kredi verin. Ülkede işsiz tek bir insan bile kalmasın.
9. Medya meselesi çok önemlidir. Basın kooperatifleri kurun. Yazarları bağımsız hâle getirin. Vergiden muaf tutun. Basını sömürü sermayesi bağımlısı olmaktan çıkarın.
10. Dış borçları derhal, hemen, acilen, hiç beklemeden tasfiye edin. Döviz borcunu YTL borcuna çevirin. Faizli borcu kredileşme borcuna çevirin. Para borcunu mal borcuna çevirin. Borcu iştirake/ortaklığa çevirin. Türkiye yi faizden ve faizli borç belasından kurtarın. Faiz yatırıma dönüşsün ve ülkemize öyle gelsin.