Eylül 2026'da patlak veren ve yüz binlerce küçük yatırımcıyı mağdur eden büyük fon skandalı…

İktidar Partisini nasıl etkiledi?

Vurgun, AK Parti seçmen tabanında son dönemin en belirgin rahatsızlıklarından, ciddi eleştiri ve uyarılardan birine yol açtı.

İktidara yakınlığıyla bilinen muhafazakâr sivil toplum kuruluşları, cemaatler ve yazarlar, yaşanan bu krize karşı dolaylı ve doğrudan tepkilerini dile getirdiler.

Tabanın hassasiyetlerini temsil eden önemli muhafazakâr yapılar, alışılagelmişin dışına çıkarak iktidara yönelik sert metinler yayınladı:

Hüdayi Vakfı (Erenköy Cemaati), 13 Ekim 2026'da "Toplumsal çürümeyi kabullenmiyoruz" başlıklı bir bildiri paylaştı. Bu açıklamanın bir "rica değil ikaz" olduğu vurgulanırken; fon krizinin bir kaza değil "denetimsizliğin, göz yummanın ve kayırmacılığın bir sonucu" olduğu ifade edildi. Ayrıca "Hiç kimsenin şahsi hırsı ve sorumsuzluğu bu yürüyüşün neferlerine pranga olmamalıdır" denilerek sorumlulardan hesap sorulması istendi.

İnsan ve Medeniyet Hareketi, 8 Ekim 2026'da yaptıkları açıklamada "Dini söylemler, kardeşlik bağları ve kişisel itibar; şeffaflığın, denetimin ve hesap verebilirliğin yerini tutamaz" çıkışında bulundu. Müslüman kimliğiyle bilinen kişilerin hukuk dışı davranışlarının İslam'ın imajına zarar verdiğine dikkat çekildi.

Siyasi analistler ve uzmanlar, AK Parti seçmeninin yıllardır destekledikleri, oy verdikleri kadrolardan şeffaflık ve hesap verilebilirlik beklediğini belirtiyor.

Kriz, sadece seçmen düzeyinde kalmayıp iktidara yakın gazeteci, yazar ve aydınlar arasında da büyük bir iç tartışmayı tetikledi.

Sosyal medyada ve televizyon programlarında parti tabanının hakkını savunduğunu belirten kesimler, yaşanan bu durumu sert şekilde eleştirmeye başladı.

Yükselen bu tepkiler üzerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 21 Ekim 2026'da TBMM'de yaptığı konuşmada meselenin üzerine tavizsiz bir şekilde gidildiğini vurguladı.

Erdoğan, tabandan gelen bu eleştirel sesleri yumuşatmak ve sahiplenmek adına, "Ne mutlu bize ki yanlışa yanlış, doğruya doğru diyen bir seçmenimiz var" diyerek tabanın gösterdiği bu hassasiyeti takdir eden bir dil kullandı…

“AK PARTİ TABANINDA KAFALAR KARIŞIK”

Aydınlık Gazetesi yazarı İsmet Özçelik, “AK Parti tabanında kafalar karışık” başlıklı yazısına AK Parti tabanının içinde bulunduğu halet-i ruhiyeyi kaleme aldı. İşte o satırlar;

“Tanıdığım AK Partililer…

Kimisi esnaf, kimisi çiftçi…

Kimisi farklı mesleklerden kişiler…

Diğer bir ifade ile…

AK Parti’nin tabanı…

Düne kadar çok ısrarlılardı.

Tavizsiz bir şekilde partilerini savunurlardı.

Son günlerde moralleri bozuk.

Suratlarından düşen bin parça.

Siyasi tartışmalara girmekten uzak duruyorlar.

ÇEVRE BASKISI

Ankaralı bir esnaf…

Yıllardır tanırım…

Katıksız bir AK Partiliydi.

Geçtiğimiz günlerde sohbet ettik.

Kaygıları çok artmıştı.

Konuştukça açıldı.

Ekonomide yaşanan kriz…

Giderek daha da büyüyordu.

Herkes iktidarı sorumlu tutuyordu.

Çevre baskısından bunalmıştı.

Daha önce birlikte oldukları dostları…

Yavaş yavaş uzaklaştığını söyledi.

FON KRİZİ

Son dönemde patlak veren fon vurgunu…

AK Partililerin bu işin içinde olması…

Partinin bu konuda aldığı tavır.

Vurguncuların isimlerinin kamuoyuna açıklanmaması…

“Zamana yayılacak…

Üstü örtülecek.” algısı oluşturmuş.

Bununla ilgili yapılan yorumlar…

AK Partilileri bunaltmış.

Bütün bunlar…

Ekonomik sıkıntıların tuzu biberi olmuş.

Bugüne kadar yapılan eleştiriler…

Öfkeye dönüşmüş.

MEKKE ANLAŞMASI

Şimdi bir de Mekke Anlaşması sorunu başlamış.

Fon vurgunu kadar olmasa da etkili.

“Suudilerle birlikte Yemen’le mi savaşacağız?

İran’la mı karşı karşıya geleceğiz?”

Parti tabanı bu sorulara yanıt arıyor.

“Gazze’de İsrail’e karşı…

Yemen’le birlikte değil miydik?

İran ve Yemen füzeleri İsrail’i vurunca sevinmedik mi?

İsrail askerleri Suudi Arabistan’da…

Biz de mi orada olacağız?

Bu nasıl iş!

Sorulara yanıt veremiyoruz.” diyenler var.

TAŞRADA DA AYNI

Bir süredir taşradayım.

AK Partili yöneticilerle…

AK Parti üyeleriyle de çay, kahve içtik.

Onların durumu da aynıydı.

Fon vurgununun altında eziliyorlar.

Özetle şunları söylüyorlar:

“Belediyelerdeki yolsuzluklar…

Sürekli muhalefeti eleştirdik.

Şimdi ortaya çıkan fon vurgunu.

Çok çok büyük rakamlar.

Bizimkilerin işin içinde olduğu belli.

Yüzümüzü öne eğdiler.

İsimler açıklansaydı…

Gereken yapılsaydı…

Suçlular tutuklansaydı, savunurduk.

Ama muhalefetinkiler hapiste…

Bizimkiler ortalıkta geziyor.

Bunu kime nasıl izah edelim.

Kimse inanmaz…”

ÖZETLE

Özetleyecek olursam…

Seçmen AK Parti’den soğumaya başlamış.

Partililerin parti bağı zayıflamış.

Fon vurgunu, Mekke Anlaşması…

Tabanın kafasını karıştırmış.

AK Parti’den soğuyanlar…

Henüz başka partilere geçmiş değil.

Parlamentodaki muhalefete de içleri sinmiyor.

Ama geri dönmeleri giderek zorlaşıyor.

BÜROKRASİ

Bürokrasi kokuyu erken alır.

Yanlış yapanlar kendini koruma kaygısına düşer.

Normal memurlar…

Bilgi sızdırmalar başlar.

Şu anda durum bu.

Arkasının geleceği çok açık.

Benim izlenimim bu.

Yanıldığımı da sanmıyorum.”

Kaynak: Milli Gazete