Nasıl bir şiddet sarmalı içindeyiz ki,
Trafikte yol verme kavgasında cinayet işlenebilmekte.
Komşunun köpeği gürültü yaptığında, arabayı park etme esnasında, öğretmenine kızdığında, eşiyle tartıştığında hatta babasıyla zıt gittiğinde rahatlıkla eline bıçağı alıp kan dökebilmekte.
Toplumun en zayıf kanadı olan kadınlar ve çocukların uğradığı işkence ve cinayetler yetmedi.
Bu kez çocuklar ve kadınlar, dehşet saçmaya başladı.
İstanbul’un en elit ilçelerinden Kadıköy’de çocuk çetesi, başka bir çocuğu öldürdü.
Ahmet Minguzzi, iki arkadaşıyla birlikte kaykayına birkaç malzeme, vida satın almak için Kadıköy Salı Pazarı'nda kurulan bitpazarına gitti.
Arkadaşlarıyla pazarda alışveriş yaptıkları sırada iki çocuk şüpheliden biri Ahmet’e laf atınca, sözlü tartışma yaşandı.
Bir müddet sonra olay yerine dönen 15 ve 16 yaşlarındaki iki saldırgan çocuk, Ahmet’e bıçakla saldırdı.
Defalarca masum çocuğu bıçakladı.
Yetmedi yerde tekmeledi.
Bıçak darbeleriyle ağır yaralanan talihsiz çocuk, hastaneye kaldırılarak yoğun bakım ünitesinde tedaviye alındı.
Günlerce yaşam mücadelesi veren Ahmet hayatını kaybetti.
Ailesi perişan oldu.
Organlarını bağışlayarak, Ahmet’i başka bedenlerde yaşatmak istedi.
Lakin bıçak darbelerinden sonra o kadar çok tekmelenmişti ki, aşırı kan kaybıyla iç organlarının enfeksiyon kapması sonucu doktoru, acılı aileye; “Organları kullanılamaz” dediğinde daha fazla sarsıldılar.
Pazara giden hiç tanımadıkları bir çocuk, onu katledenlere ne kötülük yapmıştı ki böyle hunharca saldırgan çocuk çetesi tarafından öldürülebildi.
Çocukların şiddete meyli, kadınlarda da oldukça yaygın.
Haber Maraş’tan;
“Engelli çobanı sopayla döven kadınlar…
Olay Kahramanmaraş'ın Andırın ilçesine bağlı Çokak Mahallesi’nde meydana geldi.
Engelli çoban, hayvanlarını otlatırken yanına iki kadın gelir.
Kız kardeşler, çobandan kendilerine içki almasını ister.
Olumsuz cevap alan kardeşler, çobana şiddet uygulamaya başlar.
Kız kardeşlerden biri 24, diğeri 18 yaşında.
Biri eline büyük bir sopa alarak çobanın başına vurmaya başlar.
Diğer kadın da o anları cep telefonuyla kayda alır.
Görüntülerde, başından aldığı darbelerle yaralanan, yerlerde sürüklenen çobanın, "Allah’ını seversen vurma" dediği duyulurken, kadının sopayla vurmaya devam ettiği kayıtlara yansıdı.
Olaydan sonra, Jandarmaya başvuran çoban, sürüsünü otlatırken sopa ile darp edildiği beyanı ile kadınlardan şikâyetçi olur.
Görüntüler sosyal medyada infial uyandırır.
Şahıslar hakkında mahkemede dava açılır ancak çıkarıldıkları ilk duruşmada tahliye edilirler.
Görüntülerdeki bakmaya dayanılamayan ağır işkenceye karşın tahliye verilmesine itirazlar yükselince Adalet Bakanlığı tepki çeken karardan sonra kadınların tutuklandığını duyurdu.”
Nasıl bir toplum olmaktayız.
Şiddeti bu denli içselleştiren bir anlayış ne yazık ki giderek yaygınlaşmakta.
En fazla masum insanlar yara almakta.
Ne katil çocukların çocuk olması, cezalarını hafifletebilmeli,
Ne de kadınlara suç işlediklerinde, tahliye gibi pozitif ayrımcılık yapılmalı.
Herkes cezasını çekmeli ki, huzurlu toplum oluşabilsin.