İslâm Tarihi’nde şöyle bir olay anlatılır: Hz. Ali (r.a)

yöneticileri ile bir arada bulunduğu bir zamanda, ona şu soruyu yöneltirler:

“-Ey Ali! Hz. Ebubekir, Hz. Ömer dönemlerinde bugünkü gibi çetin olaylar

yaşanmıyordu. Bunun sebebi nedir ” Hz. Ali (r.a) şöyle cevaplar: “Onların

zamanında, yanlarında Hz. Osman ve biz vardık. Şimdi bizim zamanımızda siz

varsınız!”

Yönetim, komple bir yapıdır. Yalnız bir unsuruyla

değerlendirme yapmak eksiklik olur. Bir toplumun iyiye gitmesi için, o toplumun

dinamik unsurlarının el birliği içinde görevlerinin şuurunda olmaları gerekir.

Endülüs’teki Kurtuba Üniversitesi’nin giriş kitâbesinde şu

sözler yazılıdır: “Bir toplumu ayakta tutan dört temel unsur vardır: 1.

Yöneticilerin adaleti, 2. Alimlerin ilmi, 3. Yiğitlerin cesâreti, 4. Sâlihlerin

duası.”

Bu temel ölçüler istikâmetinde Millî Gençlik Vakfı ile

başlayıp bugün Anadolu Gençlik Derneği olarak devam eden destansı mücadeleyi

değerlendirmeye çalışıyorum. Ne yaptı bu kardeşlerimiz Nice aydınların çözümü

dışarıda, Batı’da aradıkları bir dönemde, Kitap ve Sünnet’e sarıldılar. Çözümü

ve çareyi Kitap ve Sünnet’te aradılar. “Kuru ve yaş ne varsa hepsi bu kitabın

içindedir.” (En’am, 59) ayetinin hükmünü yaşamaya çalıştılar. “İslâm üstündür,

ondan üstün bir din yoktur” Hadîs-i Şerif’ine bağlı kaldılar. Kitap ve Sünnet

dışındaki hayat tarzının sapma ve yabancılaşma olduğunun şuuruna vardılar.

Çözümü, milletimizin yeniden aslına ve özüne dönmesinde gördüler. Onların

program ve etkinliklerine baktığınız zaman bunun açık örneklerini yakından

görürüsünüz!

AGD NELER YAPIYOR

Anadolu Gençlik Derneği’nin etkinlikleri kamuoyu tarafından

yakından takip ediliyor.Meselâ, Mekke’nin Fethi ve İstanbul’un Fethi

etkinlikleri yapıyor, fetih şuuru uyandırmaya çalışıyorlar. Çünkü fetih, hak ve

hakikatın insanlığa ulaşması, kilitli gönüllerin İslâm’a açılmasını amaçlar.

İnsanlığa sevgi ve şefkatle yaklaşır, bütün insanlığın Rabbimizi tanıyıp

cennete girmesini esas alır. Rabbimizin fetih erlerine müjdesi şöyle: “Allah,

fetihle senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlamayı, üzerindeki nimetini

tamamlamayı ve seni en doğru yol üzerinde tutmayı istiyor.” (Fetih, 2)

“Muhatap kitlesi geçlik” olan AGD, gençleri millî ve manevi

değerlerimize göre yetiştirmeyi arzu ediyor. “Kur’an Ziyâfeti” programları ile

gençlerimizi Kur’an’la buluşturuyor ve onları Kur’an üzerinde düşünmeye

çağırıyor. Tarihini ve aslını tanımaları için rehberlik ediyor. Bu münasebetle,

Çanakkale ve Sarıkamış şehitlerini anıyor, Maraş’ın düşman işgalinden

kurtulması gibi önemli günlerin unutulmaması için programlar yapıyor.

İslâm’ın ideal olarak yaşandığı Asrı Saadet döneminin iyi

kavranması için etkinlikler düzenliyor. İslâm’ı aslına uygun tanıtmaya

çalışıyor. İlk insandan bu yana devam eden mücadelenin hak-bâtıl mücadelesi;

peygamberler ile kavimleri arasındaki mücadelenin de Tevhid-şirk mücadelesi

olduğunu çok iyi biliyorlar.

Kısaca, Anadolu Gençlik Derneği, gençliği her türlü ifsattan

kurtarıp ıslah etmenin ve onlara büyük bir milletin evlâdı olduklarını

hatırlatarak aslı ve özüne uygun olarak yetiştirmenin mücadelesini veriyor. Bu

mücadelede kararlılar. Anadolu Gençliğin geçmişi, bedelini ödemek pahasına da

olsa hakikat mücadelesinin vazgeçilmezliğini ortaya koyuyor.

DAVA HER ŞEYİN ÖNÜNDE

Millî Gençlik Vakfı ile başlayan gençlik çalışmaları hiç ara

vermeden bugünlere ulaştı. Onlar, 28 Şubat’ı takip eden günlerde, Millî Gençlik

Vakfı’nın şubelerine eşzamanlı baskınlar düzenlenip yardım edenlere gözdağı

verildiği günlerde bile, meydan yerini ve görevlerini terk etmediler. Rahmetli

Adnan Demirtürk genel başkanlığında Türkiye’nin en gözde yerlerinde toplantılar

yapmaya devam ettiler. “Bu ülke bizim. Biz bu cennet vatanı sokakta bulmadık,

şehitlerden emanet aldık” diyerek her türlü imkansızlıklara rağmen ülke

gençliğini sahip çıkmaya çalıştılar.

Adnan Demirtürk, Vakfıkebir Millî Gençlik Vakfı başkanı iken

Trabzon’da İmam Hatip Lisesi Temsilcisi olarak görev yapan Adil Malkoç

anlatıyor: “Adnan Abi genel başkan olunca Ankara’ya ziyarete gittim. Genel

merkez çalışanları “misafirimiz gelmiş” diyerek ilgi gösterdiler, pide ikram

ettiler. Daha sonra öğrendim ki, 3 lira olan pide parasını “hadi uşaklar,

misafirimize yemek ikram edeceğiz” diyerek ancak 3-5 kişiden topladıkları

parayla denkleştirebilmişler.”

Adnan Demirtürk’ün Ortaöğretim Sekreteryası’nı yürüten Osman

Şerit, efsanevi hizmetlere imza atan genel başkanı için “Adnan Abi genel

başkanken bazı günler parasızlıktan dolayı Ulus’tan Pursaklar’daki evine

yürüyerek gitmek zorunda kalırdı” diyor.

Millî Gençlik ve Anadolu Gençlik hizmeti yürütenler,

gençlerimiz üzerinde titrediler, onlar aslına ve özüne bağlı kalsın, titizliği

içinde öylesine büyük sıkıntılarla karşı karşıya kaldılar ki… Bu efsanevi

mücadeleyi büyük oranda takip etme fırsatı buldum. Millî Gençlik kadroları

Türkiyemizin yüz akıdır ve geleceğimizin teminatıdır.

40’tan fazla müessesenin kurmaylığını yapan Erbakan Hoca’nın

en büyük eserlerinden biri de Millî Gençlik Vakfı’dır. Orada yetişen gençlere

büyük ümit bağlamış, onları bu ülkenin “motor gücü” olarak görmüş, Millî

Gençlik Vakfı içinde yetişmiş bir genci 4 fakülte bitirmiş insan olarak

değerlendirmiştir.

Anadolu Gençlik Derneği, “sevgi ve kardeşliğin teminatı”dır.

Türkiyemizin mânevî sigortasıdır. Halkımız AGD’nin programlarına büyük ilgi

duymaktadır. Bu ilgi, çalışmalara bedenen daha fazla katılmak ve mâlî katkı

sağlamak şekline de dönüşürse, mevcut hayırlı hizmetler katlanarak devam

edecektir. Çünkü, AGD çalışmaları tamamen gönüllülük prensibine göre

yürümektedir.