Evet, Afganistan’da olanlar oldu ve şimdi de ikinci Taliban devri başladı…

ABD ile Taliban arasında 2018’in sonlarında başlayan Doha’daki müzakerelerde ne gibi uzlaşmalar yapıldı? Bunlar pek bilinmiyor. Ancak 2021 Ağustos’unun ortalarına gelindiğinde ABD’nin çekildiği her nokta Taliban kuvvetlerinin eline geçti. Ülkenin geleceği tartışmasız Taliban’ın vereceği kararlarda olacaktır. 20 yıl önce başlayan ABD işgali bu şekilde mi sonuçlanacaktı? İlk önce Hamid Karzai, sonra da Eşref Gani’nin ikişer kez seçilerek cumhurbaşkanı olduğu bu yönetim ABD desteğinde işbaşı yapmıştı. Şimdi Afganistan neden Taliban’a teslim edildi? Bu sorular ve bunlara bağlı/bağımlı sorunlar gündemde kalmaya devam ederken Afganistan coğrafyasında daha kötü günler yaşanabilir.

Yirmi yıl kadar yaptığımız bir uyarı ve önerilerimizle devam edelim…

BU DURUMDA BİRLEŞMİŞ MİLLETLER NELER YAPABİLİR?

1. Fransa, Almanya, Rusya ve Çin bütün bu gelişmelerin bilincinde olarak ABD yönetimine karşı direnmeyi sürdürmeli; Türkiye, İran ve Pakistan da bunların yanında yer almalı ve Birleşmiş Milletler’in hem itibarı yükseltilmeli hem de hedef alınmış bu ülkelere moral desteği vermelidir.

2. Müslümanların kuracakları Çağdaş Medrese mukabili Batı’da da Çağdaş Üniversite kurmalıdır. Bu üniversitede Kur’an bugünkü ilmin verileri içinde yeniden değerlendirilmeli, diğer ilahi kitaplar ve dinlerin metinleri de Kur’an esas alınarak tedris edilmelidir. Çağdaş Medrese ile Çağdaş Üniversite arasında uygarlık yarışması sürdürülmeli, üçüncü binyıl uygarlığı bu çalışmalara istinaden kurulmalıdır.

3. Birleşmiş Milletler bir “Vakıf Faizsiz Banka” kurmalı. Bu banka gelişmekte olan ülkelere faizsiz kredi vermelidir. Bu kredi ile o ülke kalkındığı zaman kredisini itfa edecektir. Böylece o ülke bu bankaya faiz vermeyecek ama onun da faizsiz kredileşmede katkısı olacaktır. Gelecek dünyayı bu “Vakıf Faizsiz Banka” kuracaktır. İleride bu bankadan bugünkü gelişmiş ülkeler de kredi almak durumuna düşecek, banka onlara yardımcı olacaktır. Bu proje ülkelerarası yardımlaşma çalışmasıdır.

4. Uluslararası denetim Birleşmiş Milletler’in EKSERİYET KARARLARI ile değil, “HAKEMLER KARARI” ile tespit edilmeli, Birleşmiş Milletler sadece hakemlerin haklı bulduğu ülkeleri desteklemelidir.

UMAD yani Uluslararası Müslüman Âlimler Dayanışma Derneği’nin yaptığı açıklamalarla devam edelim... ‘Ülkeyi (Afganistan) yönetmeye talip olanlar, kendilerini İslam’ın geniş hoşgörüsü içinde dinimize açıktan aykırı olmayan her türlü görüşün temsil edildiği çoğulcu bir yapı kurmakla mükellef hissetmelidirler.’ UMAD sorumluluklarını şu kelimelerle ifade etmiş: ‘Müslüman âlim ve idareciler başta olmak üzere Afganistan’ın imarı ve iyi yönetilmesi adına Afganistanlı kardeşlerimize yardımcı olmak bütün Müslümanlar olarak vazifemizdir. Onların iyi ve güzel kararlarını desteklemek, doğru olmayan karar ve davranışlarını ikaz etmek kardeşlik mesuliyetimizdir.’ UMAD sevinç ve endişelerini, ‘Sevincimiz, İslam’ı merkeze almak istemeleridir. Endişemiz ise İslam’ı ve onun değerlerini merkeze aldıklarını söylemelerine rağmen icraatlarıyla İslâm’ı ve İslâmî değerleri dünya kamuoyu önünde küçük düşürecek bir görüntü sergileme ihtimalidir.’ cümlesiyle ifade etmiş. Sonra, ‘İlan ettiğiniz genel af, gösterdiğiniz müsamaha ve Afganistan’da yaşayan herkesi kucaklayan bir muhtevaya sahip mesajlarınız gönülleri rahatlatmıştır. Bu mesajların tüm ülkeye fiilî olarak da yansıması hepimizin ortak arzusudur. (...) Sizden, İslam adaletini en güzel şekilde ikame etmeniz, insan haklarına özellikle de kadın ve çocuk haklarına daha fazla saygı göstermeniz beklenmektedir.’ Yönetim Kurulu ve Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Abdulvahap Ekinci imzasıyla yayınlanan bildiri şöyle bitiyor: ‘Afganistanlı kardeşlerimizden beklentimiz, ümmetin son asırdaki zaafa uğramış ümitlerini söndürmek değil, yeşertmektir. Bunun ilk adımı ise başta Afganistan’dakiler olmak üzere dünyadaki bütün müminleri kardeş bilmek ve tüm insanlığa örnek âdil bir yönetim modeli sunabilmek olacaktır.’