Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Dünya hayatının imtihandan ibaret bir hayat olduğunu unutmadan yaşayan Müslümanlar adaletten ve hakkı üstün tutan siyasetten ayrılmazlar. Bu Müslümanlar; hakikaten İslam’a teslim olmuşlardır. Allah, insanlar içinden iki grubu seçkin kılmıştır. Bunlar, peygamberler ve müminlerden olan liderlerdir. Allah, peygamberleri kullara; Allah’a nasıl kulluk yapacaklarını öğretmek ve O’nu tanıma yolunu açıklamak, İslam’ı telkin ve teklif etmek için göndermiştir. Müminlerden olan liderleri ise insanları birbirlerine karşı taşkınlık ve düşmanlık yapmaktan korumak için seçmiş, düzenin, ıslah ve fesadın ipini onların eline vermiş, hâkimiyetiyle halkın saadet ve refahını onlara bağlamış, kudretiyle onları en şerefli bir makama getirmiştir. Yapan ve yaptıran Allah’tır. Bir hadiste; “Hakkı ayakta tutan liderler yeryüzünde Allah’ın gölgesidir” buyrulmuştur. Allah; kime hakkı ayakta tutması için liderlik yetkisi verip onu kendi gölgesi yapmış ise, bu liderlerin bunun kıymetini bilmesi gerekir. Eğer bir lider, hakkı ayakta tutmanın sorumluluğunu taşıyor, ümmeti bu yolda sevk ve idare ediyorsa, ümmetin de ona muhabbet beslemesi ve bağlılık göstermesi gerekir. İslam, müminlerin disiplinli bir ümmet olmalarını emreder. Liderler, bu disiplinin teminatıdır. Adaletli lider; ümmet ve kadrosu arasında adil davranan, zulümden ve fesattan sakınandır. Zalim lider ise, kınanmıştır; onun liderliği de, iktidarı da devam etmez. Bu dünya hayatında peygamberler, peygamberlikleriyle liderler de liderlikleriyle imtihan olurlar. Bir ümmetin hâkim olması da, mahkûm olması da liderlerin hidayet, feraset ve dirayetleriyledir. Bu dünyada imtihan içinde imtihan vardır. Mümin bir lider ve etrafındakiler ancak; öldükten sonra arkalarında bıraktıkları ile anılır, yaptıkları ile zikredilir, ömürlerini adadıkları davaya nispet edilirler. Adil lider; Hz. Ömer gibi adaletiyle, zalim lider de zalim Haccac gibi zulmüyle anılır. Peygamberler, ashabıyla, liderler de kadro ve teşkilatıyla zafere koşarlar. Bu konuda Kur’an’da eğitici örnekler mevcuttur. İman ve cihat şuuruyla hareket eden müminler, takva, disiplin, liyakat ve güzel ahlâk tohumu ekip biçmeli, nefsinin çirkin tekliflerini yok etmeli, helak edici hatalardan kaçınmalıdır. Özellikle devlet adamları ve hareket liderleri bu hususlara çok dikkat etmelidir ki; öldükten sonra kabirlerinde iken isimleri ve kişilikleri güzel olarak kalsın, çirkin sıfatlarla anılmasın.

HAYIRLA ANILMAK

Kişinin öldükten sonra hayırla hatırlanması, onun dünyadaki ikinci yaşamıdır. Peygamberler, takva sahibi âlimler, adil liderler, hep hayırla anılırlar. Milli Görüş hareketinin kurucu lideri Erbakan Hoca’mız ve yol arkadaşları fert ve topluma yaptıkları hizmetlerden ve davalarına sadakatlerinden dolayı bugün hayırla anılıyorlar. Akıllı kimseler, hayırla anılan bu insanları örnek alırlar, vefası az, belası çok olan şu dünyanın hallerine ibret nazarıyla bakarlar, kalbin dünyanın geçici şeylerine bağlamasına mani olurlar. Akıllı kimseler, mümin kardeşlerini çoğaltmaya, düşmanlıkları ise azaltmaya çalışırlar. Her insan, öldükten sonra arkasında bıraktıkları ile anılır, yaptığı ile zikredilir. Eğer yaptığı iyi ise, hayırla; kötü ise, şerle anılır.

Her ülke, adil liderlerle kalkınır. Çünkü gerçek manada toprakların imar edilmesi, konutların yapılması, toprakların ziraata elverişli hale getirilmesi, doğal kaynakların işletilmesi ve su kaynaklarının bulunması onların elindedir. Geçmişte adil liderlerin bütün çalışmaları ve gayretleri, emri altındaki toprakları kendilerinden sonrakilere kalacak şekilde imar etmek olmuştur. Ülke ne kadar mamur, huzur ve refah içinde olursa, insanların da onlara karşı vefaları ve teşekkürleri o kadar çok olur. Din liderle, lider askerle, asker mühimmatla, ekonomi şehirlerin imarıyla, şehirlerin imarı da ancak insanlara adil davranmakla ayakta durur.

KENDİLİĞİNDEN OLMAZ 

Allah; yeryüzünde adaletten daha faziletli bir şey yaratmamıştır. Adalet; Allah’ın yeryüzündeki terazisi ve ölçüsüdür. Adalet, kendiliğinden olmaz. Kendinize adaletle davranılmasını istiyorsanız, siz de başkalarına adil davranın. Adalet; sevdiğini Allah için sevmek, kızdığına da Allah için kızmaktır. Adalet; adil düzen istemektir. Adalet; her şeyi yerli yerine koymaktır. Adalet; hakkını vererek, gereğini yerine getirerek Allah yolunda cihat etmektir. Adalet; kimse cehenneme gitmesin diye zulme ve zalime karşı direnmektir. Adalet; aklı vahyin emrine verip çalıştırmaktır. Adalet; hakikaten istişare ile iş görmek, ilim ile hareket etmektir. Adalet, emanetleri ehline vermek, yetişmiş, alanında uzman kimseleri hakir görmemektir. Adalet; ülkeyi ve hareketi olumsuz etkileyecek bozgunculara ve fitnecilere tavır koyabilmektir. Kin ve nefretle hareket etmek, yanlı davranmak adaleti bozar. Sabit fikirli olmak, hesaplı davranmak, teklif ve tavsiyelere kapalı olmak, yükü taşıyanın hukukunu korumamak adaleti yok eder. Adaletin bozulduğu yerde barış ve huzur ortamı olmaz. Hakkı üstün tutan, adil düzen isteyen bir topluluk, nefis terbiyesini esas almıyorsa, hesap gününü unutarak iş görüyorsa, arzu edilen hedefe ulaşmak mümkün olmaz. Ölçüsü Kur’an ve sünnet olmayan bir topluluk süratle helak olmaya doğru gider. Başına buyruk hareketler yüzünden imkânlar ve kadrolar telef olur. Adalet; planlı ve programlı olarak hareket etmek, düşünce disiplini ve güzelliğine, davranış disiplini ve güzelliğine, konuşma disiplini ve güzelliğine, çalışma disiplini ve güzelliğine sahip olmaktır. Hikmet sahibi en doğru sözü söyler, adil liderler ise her hikmetli söze itibar ederler. Liderler, keskin görüşte şahin gibi, etrafındakiler de kartal gibi olursa sonuca varılır. Adil liderler ve etrafındakiler, kötü gidişatı kaldırıp yerine güzel gidişatı koyarlar. Zalim liderler ve etrafındakiler ise, iyi gidişatı değiştirip yerine kötü gidişatı koyarlar. Allah bize yolumuzu göstermiştir. Adalet; İslam’ca düşünmek ve yaşamaktır. Selam hidayete tabi olanlara…