Hakikaten ne hafta geçirdik. Yenisinin neler getireceği de belli değil. Ama bu gidişle yine yer yerinden oynayacak sanırım. Şimdi gelelim açılıma...

Futbol Federasyonu başkanı Yıldırım Demirören, NTV’de soruları yanıtladı. Bu arada sözlerinin sonuna doğru, “Bizim dönemimizde 2900 kişi maç öncesi karakola imza mecburiyeti olmasına rağmen hiç bunu yapmamışlar... Kim bilir belki de büyük çoğunluğu maçlara bile girmiştir...” Eh, yuh dememek mümkün mü Nerede emniyet Nerede emniyetin savcıya başvuracak mensupları Nerede federasyon Öyle ya madem bu bilgiye ulaştın neden hamle yapmadın İçişleri bakanı, Spor bakanı, hatta Başbakan falan, birilerine durumu bildirseydin ya... Sonra diyoruz ki, statlarda, salonlarda terör var. Eh neden olmasın ki Polise imza verme cezasına çarptırılmış bir futbol taraftarının bunu Almanya’da, İngiltere’de, Fransa’da falan ıskalaması mümkün mü

Devam edelim. İzmir’de bir Karşıyaka-Galatasaray hesaplaşması var, yanılmıyorsam üç yıldır sürüyor. Ve bu defa da bu ülke basketboluna hem kendisi, hem de eşi büyük hizmetler vermiş Murat Özyer’e yumruk atıldı. Yumruğu atan bir mahalli kulübün başkanı imiş. Ve spor seyirciliği sicili de bozukmuş. Buyurun buradan yakın! Eh siz sabıkalı seyircileri es geçerseniz işte böyle salon bile basarlar. Demek ki yazının ilk paragrafındaki gaf her yerde sonucunu veriyor. Rezaletin üst perdesi!

Kasımpaşa-Beşiktaş maçındaki hayli varlıklı seyircinin Fernandes’e saldırmasına ne diyeceğiz Adam karakolda veya savcılıkta Fernandes’i öpmeye çıktığını söylemiş. Doğru az kalsın öpüyordu! Sonra da demiş ki “Beni ittiler”. Hadi yahu diyememiş mi savcı veya hakim, Madem itildin be adam, yaklaşık 50 metre neden koştun o zaman Hazır tribüne üç beş metre mesafedeyken geri gideydin... Ya da kalenin arkasında dolanıp kenardaki güvenlikçilere durumu anlataydın. Bir de demiş ki, “Beşiktaş zarara uğrarsa mangırı ben öderim” Vallahi böyle seyirciye can kurban! Sonuç mu Adam serbest... İddia ediyorum, bu haftaki Beşiktaş maçında yine tribünde olacaktır. Maç yine aynı statta... İster misiniz, bu defa şeref tribününden atlasın aşağıya

Bu arada ünlü Amasyalının adı da Nevzat Çelen’miş. Hani şu Fenerbahçe Stadı’nın tentelerini dışarıdan attığı paraşütle yakan vatandaş... Çocuklar bakıyor. İnşallah ulaşırız da Mahmut Uslu kardeşimle görüştürürüz.     

İşte size 6222 ve 6250 numaralı yasaları olan Türkiye’den manzaralar. Yani şiddete, şikeye karşı yasa çıkarmış Türkiye’den... Meclisteki bütün partilerin birleşerek çıkardığı yasayı aynı partilerin üç ay içinde ağır bulup, sıkletini düşüren Türkiye’den... Acaba raflardaki yasalar çok mu kuvvetli besleniyor da, üç ayda nasıl kilo alıyorlar

Pardon unutuyordum; demokrasi ile yönetilen Türkiye’den manzaralar.