Komplo teorileri üretmeyi ve üretilmiş olanları da topluma gerçeklermiş gibi sunmayı doğru bulmuyorum. Çünkü böyle bir davranışın gazetecilikle bağdaşmadığını düşünüyorum. Bu bakımdan Gürcistan ın Güney Osetya ya saldırması ile başlayan ve bunu fırsat bilerek Rusya nın Gürcistan a saldırması ve Güney Osetya yı işgal ederek bağımsızlığını ilan etmesine zemin hazırlaması ile gelişen olaylar zinciri giderek yeni boyutlar kazanıyor.

İlk anda ABD ve NATO, Rusya ya karşı sert çıkışlar sergilemelerine rağmen giderek bir yumuşama ortamına girildiğini söylemek mümkün. Maksadım Kafkaslar da son günlerde yaşananları tekrar aktarmak değil. Olayın bir başka boyutuna dikkat çekmek istiyorum

Gürcistan, Güney Osetya ile Abhazya nın kendine ait olduğunu ileri sürerek buralarda yıllardan beri bağımsızlık mücadelesi veren güçlere bir ders vermek ve yarı bağımsız durumdaki bu iki bölgeyi tamamen kendine bağlamak niyetiyle harekete geçmişti. Görünen buydu. Bu noktada Gürcistan ın pek çok yanlış yaptığını sıralamaya gerek yok. Ancak, özellikle ABD nin iteklemesi ile Gürcistan ın Dimyat a pirince giderken evdeki bulgurdan olduğu kesin.

Gürcistan böyle düşünürken Rusya da özellikle Kuzey Osetya ile Güney i birleştirip ardından tamamen kendisine bağlamanın peşindeydi. Bunun için ilk harekete geçenin kendisi olmak istemiyordu. Çünkü, dünya kamuoyundan gelecek tepkilere zemin hazırlamış olacaktı. Bunun için fırsat kolluyordu. Bu fırsatı Gürcistan, Ruslar a verdi. İlk önce Güney Osetya bağımsızlığını ilan etti, ardından Abhazya aynı yola başvurdu. Güney Osetya ve Abhazya yı ilk ve tek tanıyan da Rusya oldu. Belli ki tüm bu gelişmelere karşı Rusya nın önceden bir planı vardı ve bu planı uygulamaya koydu. Öyle anlaşılıyor ki şimdi ikinci aşamaya geçilecek, Güney ile Kuzey Osetya birleştirilecek ve daha sonra da bir referandum ile Rusya ya bağlanacak.

Peki bu gelişmeler üzerine ABD ve NATO Rusya ya karşı saldırıya geçer mi

Bu soruya bazıları "evet" diyebilirler ama şahsen böyle bir ihtimali çok zayıf görüyorum. Eğer ABD nin planında Rusya ya saldırı söz konusu olsaydı şimdiye kadar bu iş gerçekleşirdi. Gelişmeler dikkatlice değerlendirildiğinde görünen o ki, gerek Batı bloku gerek Rusya birbirlerine karşı oldukça ölçülü davranıyorlar.

İşte bu durum  insanın aklına dünya, ABD ile Rusya arasında gizli bir anlaşmayla yeniden paylaşıldı mı sorunu getiriyor Bu paylaşma elbette nüfuz alanları şeklinde olabilir.

İnsanı böyle düşünmeye iten çeşitli sebepler var. Söz gelimi Gürcistan Devlet Başkanı nın Rusya nın bu kadar sert tepki vereceğini, hatta Tiflis e bile saldırabileceğini hiç düşünmediğini söylemesi Gürcistan ın oyuna geldiğini, oyuna getirenin de Rusya değil ABD olduğunu ortaya koyuyor.

İkinci husus ise, Gürcistan Güney Osetya ya saldırdığında ABD ve NATO dan hiç ses çıkmadı. Bir takım diplomatik açıklamaları tepki olarak değerlendirmek yanlış olur. Halbuki bir işgal söz konusuydu ve buna AB ile NATO tepki vermiş olsaydı belki Rusya nın Güney Osetya yı işgalinin önüne geçilebilirdi. Bu da yapılmadı. Diyebiliriz ki ABD ve Batılı ülkeler Gürcistan ı kullanarak ne şekilde olduğu bilinmemekle birlikte varılan bir anlaşma gereği Rusya nın nüfuz alanına terk edilmiş olan Osetya nın bütünüyle Rusya nın eline geçmesine imkan verilmiş oldu.

Buna karşılık Afganistan ve Irak ın ABD ve müttefikleri tarafından işgaline de Rusya ses çıkarmamıştı. Görünen o ki, iki güç kendi aralarında dayanışma halinde dünyayı paylaşıyorlar ve bu paylaşmada da birbirlerine destek veriyorlar.

Bu bakımdan artık dünya iki kutuplu olacaktır, bundan dönüş yoktur derken bu iki kutbun aralarındaki dayanışmayı sürdürüyor olduklarını dikkatten kaçırmamak gerekiyor. Kafkaslar daki çatışmalara kadar Rusya nın kendi kabuğuna çekildiği bu sebeple ABD ile bir çatışmaya girmek istemediği düşünülüyordu ve tek kutuplu dünyada ABD nin fütursuzca hareket ettiği  akla geliyordu. Şimdi anlaşılıyor ki varılan mutabakat doğrultusunda Rusya şimdiye kadar ABD ye karşı çıkmayarak hedeflerine ulaşmasına destek olmuş, şimdi de ABD sessiz kalarak Rusya ya yardımcı oluyor.

Bu düşüncelerimin hayal mahsulü olduğunu söyleyenler olabilir ama, hiç acele etmemek, gelişmeleri izlemeye devam etmek daha doğru olacaktır.