15 Temmuz darbe teşebbüsünün hemen ardından gündeme giren “İdam cezası” tartışmaları hız kesmeden devam ediyor!
Cumhurbaşkanı TBMM’den böyle bir karar çıkarsa altına imza atacağını açıklıyor!
MHP “AKP varsa biz dünden hazırız” havasını estiriyor!
CHP idam cezasına sanki karşıymış gibi durmasına rağmen pek itiraz edecek gibi görünmüyor!
Bu arada Avrupa Birliği hemen duruma müdahil oluyor ve şu açıklamayı yapıyor:
İdam cezası getiren hiçbir ülke AB üyesi olamaz!
Sanki idam cezasını kaldırınca Türkiye’yi “baş tacı” edip bağırlarına basmış gibi yüzsüz yüzsüz konuşuyorlar!
Yahu sırf Avrupa Birliğinin “gönlü olsun” diye yıllar önce idam cezası kaldırıldı!
Ama o günden bu yana AB’nin kılı kıpırdamadı!
“Türkiye idam cezasını kaldırdı aramıza alalım” denilmedi!
Şimdi akılları sıra gözdağı veriyorlar!
“İdam cezasını geri getirirseniz AB üyesi olamazsınız” denilerek idam cezasının getirilmesinin önüne geçmeye çalışıyorlar!
Adeta çocuk kandırır gibiler!
Böyle bir darbe teşebbüsü yaşanmadan önce Türkiye ile ilişkileri geliştirmiş olsalar ve buna rağmen Türkiye idam cezasını geri getirmeye kalkışmış olsa da böyle bir tehdit savursalar anlayacağız!
Ancak böyle bir durum söz konusu değil!
Darbe teşebbüsünden öncede Türkiye’yi kapıda bekletiyorlar ve AB üyeliğinin ancak üç binli yıllarda gerçekleşebileceğini söylüyorlardı! Ha idam cezasını geri getirmeden üç bin yılına kadar AB üyeliği için beklemek ha idam cezasını geri getirerek AB üyeliğinden vazgeçmek!
Ne fark eder!
Değişen bir şey olur mu?
AB sözcüleri Türkiye’yi istedikleri çizgiye çekebilmek için daha başka formüller bulmalılar! Bu tür “İdam cezasını geri getirirseniz aramıza almayız” yollu tehditlerin hiçbir kıymeti yok!
Yıllardır zaten aranıza almadığınız bir ülkeyi şimdi “Şöyle yaparsanız aramıza almayız” diye tehdit ederek hizaya getirmeye çalışmanın anlamı olabilir mi?
Türkiye’yi hizaya getirmek isteyenler daha akılcı, daha mantıklı söylemler ile karşımıza çıkmalılar!
Daha doğrusu anlamsız laflarla vakit öldürmemeliler!