Gazetenin boyası elimize bulaştığı ve kokusunu ciğerlerimize kadar çektiğimiz günden bu yana tam 33 yıl geçti. Elimizin kalem tuttuğu güne kadar yazdık, yazıyoruz ve yazacağız. Dilimizde tüyün bittiği güne kadar da anlattık, anlatıyoruz ve anlatacağız.

Adeta, “aşörtmenli” mi, “eşofmanlı” mı bilinmez Şevket hocaya döndük. Anlayana kadar, doğruları kabul ettirene kadar anlatacağız. Bıkmadan, yılmadan ve usanmadan anlatacağız. Azimle ve de sabırla!

Buradan bazı sorular sordum. Hem TFF Başkanı Nihat Özdemir’e hem de A Milli Takım Teknik Direktörü Şenol Güneş’e! Bir de siyasilere. Öngörülerimi paylaştım. Bazen uyardım. Bazen yapıcı eleştirdim.

Geldiğimiz son nokta şekil A’da görüldüğü gibi. EURO 2020 Final maçlarından sonra yapılan FIFA Milli Takımlar Sıralaması’nda 39’ncuyuz. 10 sıra geriledik. Turnuvanın en kötü takımı seçildik. Oysa Fransa galibiyeti ile başlamış, gruptan direkt çıkmıştık. Bu yüzden Katar’22 için çekilen kurada 2. torbadaydık. Daha sonra Uluslar Ligi’nde küme düştük. 16 Eylül’de bir değerlendirme daha olacak. Karadağ beraberliği ve Hollanda mağlubiyetinden sonra yerimiz ne olacak? Kriz ve kargaşa yaşayan Venezuela bir tık altımızda. Beyzbol ve basketbolu daha çok seven COCACAF Şampiyonu ABD 10. sırada!

Evet, futbolumuzun şekli ve hali pür melali budur. 4 attığın Hollanda’dan yarım düzine gol yiyorsun. 4 attığımızda söylemiştik kaleci Krul ve Frank De Boer’e teşekkür edin diye. O maç bile neredeyse 3-0’dan 3-3’e geliyordu. 5 dakikada 2 gol yedik. Ve Krul barajı yanlış kurdurunca, Burak da topa iyi vurunca maç 4-2 oldu. Skor yazarlığı yapmadığımız için sonuç aldatmasın Letonya’ya dikkat dedik. Yine Güneş, yine 2-0’dan 2-2 bitti. Uluslar Ligi’nden düştük, “EURO 2020’ye konsantre olduk” dedik. Avrupa Şampiyonası’nda sıfır çektik, “Katar’22 Elemeleri’nde grup lideriyiz. Hedef Dünya Kupası Finalleri” dedik.

Kalede Krul, yedek kulübesinde ise De Boer yoktu. Hollanda Futbol Federasyonu EURO 2020’de grup maçlarında yenilgi almayan F. DE Boer’i yine de gönderdiler, tecrübeli Van Gaal’i getirdiler. Hezimetten sonra kaptan Burak Yılmaz atılan tweetleri konuşuyor. Teknik Direktör Şenol Güneş “şeytani düzen” diyerek gönderme yapıyor. Tabii maç bitmeden o saçma sapan tweeti atan danışman da yetkisi olmadığı halde yangına körükle gidiyor. Kimse maçı, hataları konuşmuyor ve umut verici demeçler vermiyor.

Buradan ifade etmiştim. Tek aday tek liste ve listede aynı isimler olmaz. Başarı getirmez. Bir daha soruyorum. Sayın Nihat Özdemir, TFF’yi futbolun Nihat abisi gibi mi yöneteceksiniz, yoksa Limak Başkanı Nihat Bey gibi mi yöneteceksiniz? “Vallahi bıktım. Çekip gitmek istiyorum” diye konuşmak bir fayda sağlamaz. Sayın Güneş’e de bir daha soruyorum. Beşiktaş Teknik Direktörü iken, TSYD Semineri’nde TFF ve Türk futbolu için, “Havuz kirli. Önce havuz temizlenmeli. Kirli suya kim girerse girsin kirlenecektir” demiştiniz. Milli Takım Teknik Direktörü olunca sormuştum. Hocam havuz temizlendi mi? Yoksa siz de mi kirli havuza girdiniz?

Yani ne Başkan Nihat Özdemir TFF’yi doğru yönetiyor, ne de Milli Takım Teknik Direktörü Şenol Güneş takıma sınıf atlatacak doğru sistemi uygulatabiliyor. İddialara göre zaten Türk futbolunu ve futbol medyasını siyasi isimlere yakın kişiler ile eski topçular idare ediyor imiş!

Şenol Güneş ile Nihat Özdemir Riva’da buluştular. Önce Güneş ayrıldı ve demeç vermedi. Agnostik TFF yine karar veremedi. Sanırım Norveç son şansı olacak.

Okan-Emre ikilisi Milli Takım için konuşuluyormuş. Bence ikili gelmeleri doğru olmaz. Emre’nin daha mesafe kat etmesi gerekir. Okan milli takımda yapabilir mi sorusu soruluyorsa Okan’a zaten hiç bu işe girmemesini tavsiye ederim.

Milli köftesi MC Donald’s Hamburger, milli içeceği Ramazan sofralarının vazgeçilmezi Coca Cola ve milli forması da Türk bayrağından daha büyük at nalı gibi Nike olan lejyonerler ordusunun başına da ABD Kadın Milli Takımı eski Teknik Direktörü Jill Ellis getirilsin derim. A Milli Takımı’ndaki (A) Amerika mı acaba?