23. cüzün ilke suresi Yasin den çıkarılacak ilk ilke diğer surelerde geçen bir ilkenin tekrarıdır. 60 ve 62. ayetlerde Yüce Allah: Ey Adem oğulları! Ben sizden Şeytana ibadet etmeyin, O sizin açık bir düşmanınızdır. Bana da ibadet edin diye söz almadım mı Doğru yol budur ihtar ve beyanıyla kendisine ibadet edilme ilkesini vurgulamıştır.

69 ve 70. ayetlerde: Biz ona (Peygambere) şiir öğretmedik, bu onun için uygun da olmaz. Ona öğrettiğimiz bir zikir (kural) ve açıklayıcı bir Kur an (okunmuş kitap) dır ki onunla diri olanları uyarasın ve inkar edenlere de azap etme hak olsun beyanıyla Kur an ile dirileri uyarma ilkesi öne çıkarılmıştır. Okunan cüzlerin açıklanması bu ilkenin gereğidir.

Yasin-i şerif in son ayetinde: Her şeyin hükümdarlığı elinde olan Allah ı tesbih edin ve ona döndürüleceksiniz emir ve haberiyle Allah ı tesbih etmek yani onun tüm emir ve yasaklarında kusursuz olduğunu ilan etme ilkesini ortaya koymuştur. Allah ın kurallarını kusurlu gören müslüman olamaz.

Saffat suresi 72, 73 ve 74. ayetlerinde: Biz o (hak yoldan sapan)lara uyarıcılar gönderdik; (uyarıcılarla) kurtarılanlar hariç (uyarıları dikkate almayan) uyarılmışların akıbetlerine bakın (ve ibret alın) beyan ve emirleriyle tarihlerini okuyup `ilahi uyarıları dinlemeyenlerin akıbetinden ders alma ilkesi önümüze konulmuştur.

Yine Saffat suresi 99 ve 100. ayetlerde Yüce Allah Hz. İbrahim in hicret ederken: Ben Rabbime gidiyorum; o bana yol gösterir deyip yola çıktıktan sonra: Ey Rabbim! bana iyilerden (bir çocuk) bağışla diye dua ettiğini bildirerek `evlenenlerin iyi bir çocuk için dua etmeleri ilkesine işaret etmiştir.

Aynı sure 143 ve 144. ayetlerde: Eğer Yunus tesbih edenlerden olmasaydı kesin olarak balığın karnında bekler dururdu beyanıyla sıkıntılardan kurtulmak için tesbih etmek (Allah ın yanlış bir emir vermeyeceği ve yanlış bir kural koymayacağını söylenmek (söylemek) bir ilke olarak öne çıkarılmıştır. Müslüman milletlerin bir türlü siyasi ve iktisadi (ekonomik) olarak toparlanamayışları terk ettikle ilkelere dönmeyişlerindendir.

Surenin son üç ayetinde ise: Onların (yanlış) nitelemelerinden Rabbini tenzih eyle; selamet Peygamberler (in yolu) üzerindedir; övgüler de alemleri düzene koyan Allah içindir emir ve beyanları üç ilkeyi birden ortaya koymaktadır ki bu ayetlerin her aşır sonunda okunması küçük günahları afvettireceği Peygamberimiz tarafından da müjdelenmiştir.

Sad suresi 17.ayette: Onların söylediklerine sabret ve el sahibi (güçlü) Davut kulumuzu hatırla, O Allah a çok yönelen (bir kimse) idi emir ve bayanıyla yine sabretme ilkesi tekrar edilmiştir.

26. ayetinde ise Yüce Allah ın Davud (as) a: Biz seni yeryüzünde halife yaptık, öyleyse insanlar arasında hak ile hükmet, hevana uyma (havana uyman) seni Allah ın yolundan saptırır uyarısı yapılarak tüm insanlar için adaletle hükmetme ve kendi hevasına uymama ilkeleri ortaya konulmuştur.

29. ayette ise Yüce Allah Peygamberimize: Bu, ayetlerini düşünesin ve akıl sahipleri öğüt alsın diye sana indirdiğimiz mübarek kitaptır beyanlarıyla Kur an-ı Kerim in düşünerek ve dolayısıyla tercümesiyle birlikte okunması ilkesini ortaya koymuştur.

Zümer suresi ikinci, 12, ve 14. Ayetlerinde sırf Allah a ibadet edilmesi ilkesi tekrar edilirken 10. ayette Allah a sığınılması, 27. Ayette ise -Kur an-ı Kerim den öğüt alınması- ilkesi ve dolayısıyla anlayarak veya tercümesiyle birlikte okunması gerektiği vurgulanmıştır.