Türkiye nin tek delisi benim zannederdim. Meğer ülkemizde
yetmişbeş milyon deli varmış. Başbakan 63 akıllı seçti. Bizzat zat-ı âlisi de
akıllı tayfasından değilmiş. Bu iyi mi, kötü mü bilmiyorum ama ben Başbakan ı
akıllı sanıyordum, meğer o da bizdenmiş! Kendisini deli zannedip de niye akıllı
olmadığına üzülenlere sesleniyorum; Başbakan bile akıllı değilmiş, üzülmenize
gerek yok, sevinebilirsiniz artık!
Ben kendimi Türkiye nin tek delisi sanır, yalnız olduğuma
üzülürdüm. Akıllı insanlar seçilince sevinmeye başladım. Ben yalnız bir insan
değilmişim; Türkiye de herkes deliymiş meğer. Türkiye ahalisi olarak hep bir
ağızdan çocukluğumuzda söylediğimiz şu tekerlemeyi kendi kendimize
söyleyebiliriz: Deli deli tepeli / Kulakları küpeli.
Şimdi bu akıllı insanlardan halk nasıl akıl alacak
Sondajla mı, hortumla mı, deşerek mi Taşıma suyla mı akıl alacak yoksa abi ben
bir daldırırım elimde ne akıl kalırsa onu alırım mı diyecek halk! Ya da bas
düğmesine abi on dakika bekle, birazdan akıl akacak, üzerine sıçratma! Zira
geldiğinde çok fazla geliyor bu meret! Taşıyor abi, benim aklım taşıyor!
Sevgili halkım size akıl vermeye geldim. Kim kaç kilogram akıl alacak Akıl
var, akıl var, akıl alacak kimse yok mu Akıl satıyorum, kilosu çok ucuz. Peşin
fiyatına oniki taksit. Akıl alacaklara kredi kartı geçerlidir. Kredi kartı
olmayanlara altı aylığına senet yapabiliriz. Stoklarımız sınırlıdır (malum 63
kişi) elinizi çabuk tutun. Akıl bitebilir. Almadım demeyin gelin bir bakın! Son
model akıllar bunlar. Demedi demeyin stoklarımız sınırlı.
Halk akın akın akıl almaya geliyor. Kime Akil amca ve
akil teyzelere! Akil amca, akil teyze, bana biraz akıl ver Ne kadar akıl lazım
evladım Aklının kilosu ne kadar amca Gramı ne tutar teyze aklının Sen alacak
mısın almayacak mısın, önce bunu söyle. Alacağım da aklının kilosu pek
pahalıysa biraz az alacağım. Yahu ne kadar akıl istiyorsun onu söyle! Akilli
amca kızıyor! Aklıyla bizi döver alimallah! Neyse, neyse! Bana iki kilogram
akıl ver! İçinde çürük olmasın ama! Bak verdiğin akıl defolu çıkarsa geri
getiririm bilmiş ol! Jelâtinini açmadan getirirsen iade alırız, yoksa mümkün
değil almayız! Bu zamana kadar verdiğimiz akıllar geri gelmedi! Yani herkes
memnun bizim aklımızdan! Bir alan bir daha alıyor. Kapış kapış gidiyor! Aklımız
muhayyer yani memnun olmazsan jelâtinini açmadan geri getir tamam mı
Jelâtinini açmadan senin aklının nasıl olduğunu nereden bileyim evladım
Bilirsin, bilirsin, sen halksın bilirsin! Ben bileceğim de senden niye akıl
almaya geldim be kuzum! Neyse, neyse sen bana bir beş kilo akıl versene!
Akil İnsanlar heyetini Başbakan bizzat kendisinin
seçtiğini söyledi. Öyle tabi insan domates seçerken de kendisi seçer, topluma
bu domateslerin hangisini seçeyim diye sormaz. Burada yadırganacak bir şey yok!
Her insan alacağı hıyarı da maydanozu da kendisi seçer. Topluma bu hıyar nasıl,
bu maydanoz nasıl diye sormaz. Maydanozun maydanoz olarak fonksiyonuna bakar.
Yapacağı salatada o maydanoz, maydanoz olacak mı olmayacak mı ona bakar. Bunda
yadırganacak ne var! Öyle değil mi bunda yadırganacak ne var!
Tabi bir de bu işin şu yönü var; her insan toplumun
tanıdığı maydanozları seçmez. Olur ya ellenmiş örselenmiştir; istenilen
hijyende değildir. Başbakan da öyle yapmış; her ne kadar toplumun tanıdığı
isimleri seçeceğini söylediyse de, listede, adını ilk defa bu listeyle
öğrendiğimiz isimler de var. Yalandan kim ölmüş ki hem yalan toplum olarak
kafamızı (bulmaya) acayip akıllı yapar. Çünkü ilk defa Başbakan ın listesiyle
adını duyduklarımız, keser sapı olduklarından dolayı girmişler listeye.
Aklımızın çivisini çakacaklarmış!
Akıl için ne lazım Çivi, tahta, bir de mektup! Toplum
olarak hepimiz deli olduğumuz için çiviye de tahtaya da zaten gerek yok! Geriye
ne kaldı Mektup! Bakınız mektup çok önemli. Hem daha telefon icat olmadı,
internet yok, uydu sistemini hiç duymadık. O yüzden mektup yazmak lazım! Mektup
yazdım kandile / Ha kandile ha kan dile! Böylece gariban güvercinlere de büyük
iş düştü. N apsın onlar da; bu yerlerde mektuplar Doğu dan Batı ya gider gelir,
gider gelir. Yıl çünkü binüçyüzyirmi!
Dağıldı yiğitler bölgelere! Varıp o deli halklara akıl
öğretiyorlar! Kebapları midelerine indirip ayranları buz gibi kafalara dikerek!
Neskafeleri höpürdeterek! Bol bol vatan kurtararak! O geniş masalarda vatan
dümdüz! Gelsin iktidarın lojistiği gelsin kıvırmasyon fikir lastiği! Ay ben bir
anneyim ay ben çok insancılım! Ay benim o kadar çok fikrim var ki. Fikrimden
yerimde duramıyorum. Yeşil yeşil (dolar gibi) fikirlerim var benim! Oh, dear
terör ne kötü be birader!
Benim tahtamın biri eksik olduğunu söyleyenlere
sesleniyorum; hiçbirimizde hiçbir tahta yok bilmiş olunuz! Milletçe
tahtalarımız eksik! Milletçe deliyiz! Tahtalıköye az kaldı ha gayret! Tutmayın
bölgesel enişteleri!
Süreç film intiharla sundu! Sevgili deliler iyi delirmeler