Her an yenidir. Her yağan kar tanesi yenidir ve
birbirinden farklıdır. Güneş her gün doğsa da, her doğan güneş yenidir. Her
başladığımız iş yenidir. Her toplantı, gündemi aynı olsa da alınacak kararlar
açısından yenidir. Bu kadar yeniliğin içinde yaşarken, yeni Türkiye den dem
vurmak yeni bir şey olamaz! Yeni olması için eskiden farkı belli olmalıdır. Bu
farkın oluşması için de önce herkes şapkasını önüne koymalıdır.
Şapkamızı önümüze koyduğumuzda muhalefet algısının gözden
geçirilmesi gerektiğini anlayacağız. Çünkü muhalefet kültürü, iktidardan önce
gelir. Muhalefet, şiddet ve teröre başvurmak demek olan `negatif siyaset
değildir . Ortaya çıkma biçimi olarak da sadece bir siyasi parti gibi veya
siyasi parti kimliğiyle ortaya çıkmaz. Kendisini kategorize etmek isteyenlerin
karşısına başka başka açılardan sürekli çıkmasını bilen muhalefet kültürü, en
son kendini sosyal muhalefet kalıbında meydanlarda göstermiştir. Anlayan için
tek işaret yeterlidir.
Bu işaret bize, önce kim gelmesin seçimlerinin şartları
ortadan kaldırılması ve kim gelsin seçimlerinin başlatılmasını şart
koşmaktadır. Bu sayede seçmenin irade sakatlığı ortadan kaldırılmalıdır.
Kısır polemiklerin ve seviyesiz tartışmaların gölgesinde değil, fikirlerin ve
projelerin yarıştığı bir seçim altyapısı hazırlanmalıdır. Mazeretlere sığınan
bir anlayış sergilemek yerine diğer ülkelerle karşılaştırmalı analizlerle yol
alınmalıdır. Normalleşme vadedenler anormalleşmemelidir. Aksi takdirde mecliste
muhalefet partileri olsa da muhalefet boşluğu sürekli yaşanacak, yönetim ve
yöntem arayışı sürecektir.
Bu arayışı hissetmiyor musunuz Alternatifsizlikten
dolayı iletişim üslubunun bozulduğu, her şeyin içeriksizleştiğini görmüyor
musunuz Toplumun bu yüzden, her alanda ciddi ve önemli konuları konuşmaktan
vazgeçtiğini algılamıyor musunuz Yarının kurulması fikri yerini maalesef
yarının kurtarılması endişesine bırakmakta olduğunu anlamıyor musunuz Sosyolojik
olarak başlayan bu etkileşimin ekonomik risklerle siyasi boyutlara ulaştığını
ve umutlarımızı sürekli ertelediğini müşahede etmiyor musunuz Yeni Türkiye ,
akıl teri ile alın teri ni buluşturmak adına bir şeyler yapmadığı takdirde
eskiyi bile aratacaktır.
Ter dökmek istemeyenler, genel seçimlere yeni anayasa
diyerek ama 12 Eylül ürünü seçim kanununu değiştirmeden giderler. Şeffaflıktan
dem vurur ama ihale kanununu değiştiremezler. İş güvenliğinden bahseder ama ILO
sözleşmelerine imza atmazlar. Görüyoruz ki, yenilik istemek eski kafayla mümkün
olmuyormuş! Kimse seçim sonuçlarıyla kendisini kandırmasın. Sandığın nelere
kadir olduğunu herkes biliyor.
En temel insan haklarının, siyasi güç hesapları için feda
edildiği, kuvveti üstün tutan bir avuç ülke arasında pazarlık konusu yapıldığı,
evrensel insan hakları ve güvenliğinin alt üst edildiği tüm bu olumsuz
şartlarda yeni Türkiye yi yeni muhalefet kuracaktır. İnancıyla ve taşıdığı zihniyetiyle ümidi
temsil edecek, beşeriyetin geleceği ve güvenliğinin teminatı olacak yeni
muhalefet, seçme iradesine sahip olan herkes için tek alternatiftir. İyi
dilekçe iş bitirdiği gibi, kendini iyi ifade eden muhalefet de iş bitirecektir.
İfadeden istifadeye doğru yol almak en büyük yenilik olsa gerek!