MHP lideri Devlet Bahçeli, bir açıklamasında “Türklerin Kürtleri, Kürtlerin de Türkleri sevmelerinin farz olduğunu” söylüyor.
DEM Parti sözcüsü “biz de öyle düşünüyoruz” diyerek karşılık veriyor, yani bu görüşe katıldıklarını ilan ediyor.
Bugüne kadar birbirlerine hiç sıcak bakmayanlardan duyduğumuz bu sözlere şaşırmadık desek yalan olur ama hoşumuza gidiyor.
Birbirlerinden çok farklı dünya görüşlerini temsil edenlerin birbirlerini sevmelerinin farz olduğunu ilan etmelerini memnuniyetle karşılıyoruz. Bu farzın yeni mi ihdas edildiğini sormadan edemiyoruz.
Yeni farz olmadıysa aynı düşüncenin dün de siyasete hâkim olması gerekmez miydi? Bugün dile getirilenler dün de söylenmiş olsa ülke olarak neler kazanırdı neler değil mi?
Farklı görüşleri temsil eden siyasiler birbirlerini sevmelerinin farz olduğu bilinci ile hareket edilseydi bugün karşı karşıya kaldığımız terör olaylarından söz ediyor olur muyduk?
Bırakın söz etmeyi, terörün farkında bile olmayabilirdik.
Ancak ne var ki bugün terörden arındırılmış bir Türkiye arayışı içinde olanlara o günlerde meram anlatmak mümkün olmadı!
Siyasi rakiplerini dinleyerek anlamaya çalışmak yerine onları yok etmeyi amaçlayanlar yüzünden barış ortamı tesis edilmedi!
Barış ortamı yerine tabir caizse bir savaş ortamı oluştu!
Ve terör sorunu ülkenin baş belası halini aldı.
Yıllardır birbirlerini yok etmek için çalışanların bugün geldikleri nokta her ne kadar sevindirici olsa da yine bir güvensizlik olduğu gözlerden kaçmıyor.
İnsanlar, tarafların yine birbirlerine girmesinden ve barış ortamının yine sekteye uğramasından büyük kaygı duyuyorlar.
Bir önceki çözüm süreci sonrasında yaşandığı gibi işlerin yine sarpa sarması kaygısı ağır basıyor.
Evet, birbirlerini sevmenin farz olduğunu dile getirenler keşke bu farzı çok daha önce hatırlamış olsalardı.
Bugün farz olan bir konu elbette dün de farzdı!
Zira böylesine önemli bir farzı görmezden gelenler yüzünden ülke olarak çekmediğimiz çile kalmadı!
Hem Türklerin Kürtleri, Kürtlerin de Türkleri sevmesinin farz olduğunu hatırlatıp hem de seçilmiş başkanların yerine kayyum atamak ne anlaşılabilir ne de izah edilebilir gibi değil!