Günümüzde bilişimin, teknolojinin ve kitle iletişimin

vazgeçilmez olduğunu hepimiz yaşayarak görüyoruz.

Bu yeniliklerin hemen hemen hepsi hayatımızın her alanına

girmiş durumda.

90 lı yıllardan itibaren iletişimin ve internetin

gücü  bilişim sistemlerinde kaydedilen

gelişmeler bizi yeni teknolojik çalkalanmalara sürüklemiştir.

Özellikle internet toplumumuza birçok fayda ve kolaylık

sunmakta ve bu kolaylıkları her gün ve her an sağlamaktadır.

Bilgisayarlar,

Akıllı telefonlar,

Üç boyutlu yazıcılar,

Yeni tıbbi cihazlar,

Yazılımlar,

Elektrikli otomobiller

Artık sadece gelişmiş ülkelerdeki tüketicilerin değil,

hemen hemen herkesin beğenisine sunuluyor.

Peki, teknolojideki bu hızlı değişiklikler günümüz

gençliğini nasıl ve ne şekilde etkiliyor ..

***

Teknolojinin karşımıza çıkarttığı internet, sosyal ağlar,

video oyunları, akıllı cep telefonlarının olumlu ve olumsuz etkileri

eğitimciler ve psikologlar tarafından devamlı araştırılıyor.

Değişimin gücü ve etkisi başta aileler olmak üzere

herkesi tedirgin ediyor.

Değişim, gelişim ve dönüşüm hayatın vazgeçilmez

unsurlarından kabul ediliyor.

Ancak, bizim kültürel değerlerimiz, tarihi yapımız ve

dilimiz de beraberinde değişiyor.

Hem de olumsuz yönde değişiyor

Haliyle bu yenilikler, en çok gençlerin ilgi alanını

kapsıyor.

Şu anda gençler başta olmak üzere teknolojiyi hep

birlikte kullandığımızı zannediyoruz.

Oysa teknoloji bizleri kullanıyor.

Zamanımızı, umutlarımızı ve enerjimizi alıp götürüyor.

Çılgınca bir tüketim almış başını gidiyor.

Gençlerin gelecekleri, kimlikleri, kültürel değerleri ve

inançları korkunç bir şekilde yozlaşıyor.

Teknolojik gelişmeler çoğunlukla toplumların

gelişmeleriyle doğru orantılı olarak ilerler.

Burada önemsenmesi gereken durum, kültürel değerleri

tarih bilincini ve inanç esaslarını teknolojiye kurban etmemek...

***

Bizdeki teknolojinin alt yapısı oluşturulmadığından

faydadan çok zararları daha fazla öne çıkıyor.

Mesela bir televizyonu genel kültürümüzü artırıcı

programları izlerken kullanmamız halinde faydalı, zamanımızı öldürürken

kullanmak zararlı olduğu gibi.

Bu örnekler çoğaltılabilir.

Son yüzyılın buluşu olarak değerlendirilen internet ise,

elektronik ortamda hızlı bir şekilde bilgiye ulaşmamızı sağlıyor.

Ancak internete bağımlı insanlar her gün artarak devam

ediyor.

Bunun sonucunda da sosyal hayattan ve insanların biri birleriyle olan ilişkilerin kopmasına

da neden olmaktadır.

Araştırmalar, eğitim amaçlı kullanılan video oyunlarının

öğrenmeyi özendirdiğini,  görsel dikkati

ve uzay becerisini arttırdığını göstermektedir.

Ancak, şiddet ve cinsellik içeren video oyunlarının

zararları da tartışılamaz.

Eğitici amaçla kullanılmayan video oyunlarının beynin

gelişimini yavaşlattığı, şiddet içeren video oyunlarının çocuklarda ve

gençlerde agresif davranışları tetiklediğini de unutmamamız gerekiyor.

***

Teknolojinin ve kitle iletişimin yaygın olduğu bir

dünyada yaşıyoruz ama, insanlar birbirleriyle iletişim kuramıyorlar.

İnsanlar giderek yalnızlaşıyorlar.

Muhabbetten, sevgiden, arkadaşlıktan ve dostluklulardan

kopuyorlar.

Kimse kimseden yardım istemez fikir danışmaz duruma

gelmiş.

Teknoloji yüzünden beynimiz tembelleşiyor, sağlığımız

bozuluyor daha çok unutuyoruz.

Bilinçsizce teknoloji kullanımı yüzünden çocukların ve

gençlerin hayatları felç olmaktadır.

Okullardaki başarısızlık oranları artmakta, derslere ve

öğrenmeye merak duygusu azalmaktadır.

Teknoloji insanlara fiziksel veya manevi yönden zarar

vermeye başladığı anda işlevini kaybeder.

Bundan daha ürkütücü olanı ise artık teknolojinin insan

ahlakını çökertmek için kullanılıyor oluşudur.

Sonuçta çok hızlı ilerleyen teknik ile birlikte geçliğin

de ahlaki çöküş süreci de hızlanıyor.

Çare olarak, teknoloji

bizi kullanmadan ailelerden ve okullardan başlayarak biz onu nasıl kullanmamız

gerektiğini öğrenmeliyiz, ondan sonra da çocuklarımıza öğretmeliyiz.