Vampir; kısaca kan emici demektir. Varlığını kan emerek sürdüren hayali yaratıklara vampir denir. Hayali olmakla birlikte vampirler pek çok roman ve filme konu olmuştur. Vampirler bazen de  "Kurt Adam" kılığında karşımıza çıkarlar, bazen de görünüşte insandırlar ama belli zamanlarda vampirlik yönleri ortaya çıkar. Bu yönleri ortaya çıktığında da yakaladıklarının kanını emerler.

Gerçek anlamda vampirler hakkında aslında kesin bir bilgi yoktur. Hayal ürünü olduğu için her yazar ya da yönetmen kendi hayalinde vampiri nasıl canlandırıyorsa kitaba ve beyaz perdeye o anlayışını yansıtmıştır. Buna karşılık günlük hayatımızda kan dökmeye doymayan ruh sağlıklarının pek yerinde olmadığı kesin olan canilere de vampir benzetmesi uygun görülür. Bu arada bazı devletler de varlıklarını sürekli olarak kan akıtmaya bağlı görebilirler. Söz gelimi İsrail devleti içinde bazı kişiler ve yöneticiler devletlerinin varlığını kin ve düşmanlık esası üzerine bina etmişler, bunun için de etrafları ile sürekli kavga halinde olmayı gerekli görürler.

Özellikle siyonist ideolojiyi hayata geçirmeyi hedef olarak seçmiş olanlar. Yahudi nin dünya hakimiyetini esas aldıklarından sürekli çatışma halinde olmaya kendilerini mecbur hissederler. Saldırı kan ve gözyaşı demektir. Ölümün olduğu yerde kanın olmaması düşünülebilir mi

Bütün bunlar durup dururken aklıma gelmiş değil. Hele hele bir yahudi düşmanlığı ile yazılmış satırlar hiç değil. İsrailin bir Filistin hapishanesine saldırması ve burayı abluka altına alması ister istemez bu hareket ile vampir anlayışı arasında bir çağrışım oluşturdu. Özellikle Filistin hapishanesine saldırılması ve abluka altına alınmasının ardından İsrail tarafından yapılan, "Ya topluca teslim olacaklar, ya da öldürülecekler" şeklindeki açıklama normal bir mantık içinde anlamlandırılabilir mi Bu mantık tam bir vampir zihniyetinin ifadesi  değil mi Hapishanedeki insanların kendilerini savunmaları mümkün olmadığını göre ya teslim olacaklar ya da tüm mahkumlar öldürülecekler. Aslında teslim olsalar da öldürülecekler. İsrailin Filistinli tutuklulara uyguladığı muameleyi bilenler teslim olmanın da ölüm anlamına geldiğini bilirler.

Dünya hakimiyeti üzerine bina edilmiş siyonist ideoloji bunu gerektiriyor. Peki, şu sapık ideoloji karşısında dünyanın sessiz kalışını nasıl izah etmek gerekir Dünya üzerinde demokrasi ve özgürlükleri hakim kılma(!) görevini kendi kendine vermiş olan ABDnin, İsrail saldırıları karşısında bu demokrasi ve insan haklarını niçin hiç aklına getirmediğinin makul bir  izahı var mıdır

İranın nükleer silah yapma hazırlığı içinde olduğunu ileri sürerek bu ülkeye müdahale hazırlığı içinde olan ve bunun için tüm dünyayı İrana karşı kışkırtan ABDnin, İsrailin elinde yüzlerce nükleer başlıklı füze bulunmasına karşılık niçin kayıtsız kalmayı tercih ettiğini birileri izah edebilir mi

BMnin İsrail aleyhine aldığı pekçok karar bu devlet tarafından bir kenara itilirken sessiz kalmayı tercih edenlerin söz gelimi bir müslüman ülke benzer bir tavır sergilediğinde dünyayı niçin ayağa kaldırdıklarını düşünmek gerekmez mi

Kısacası, İsrailin bunca saldırısı ve akıttığı kana rağmen bu ülkeye bir yaptırım uygulamayı düşünmeyen ülkeler Irakı niçin işgal ettiklerinin inandırıcı bir şekilde izah edebilirler mi

İsrailin yaptıkları karşısında kayıtsız kalmayı tercih eden ülkelerin vampirlerle işbirliği halinde oldukları anlamına gelmez mi Bir başka ifade ile en azından kan dökmekten en az İsrail kadar zevk alıyor olduklarını söylemek yanlış olur mu