Kim kimle ittifak yapar, yapmaz… Kim nasıl tavır takınır, kim kime yakın… İttifaklar nasıl olacak, nasıl olmayacak... Kimler vekil olur, kimler olmaz derdinden öte, suyun başında çadır kuranlarla ilgili müşahedelerimi sizinle paylaşmak istiyorum.
Nerde su var, nerde bereketli topraklar var, insanoğlu oraya doğru göç etmiştir. Hayatı orada kurmuştur.
Siyasi arenada ve siyasi sahada, durum hiç de farklı değildir. İnsanoğlu kendine has karakteri ve yapısıyla, bazen yerde debelenirken, bazen insanca durabilmektedir.
Elbet, bütün bunların üstünde, Müslüman’ca bir duruş en örnek olanıdır.
Seçim sath-ı mahalline girdiğimiz bugünlerde, insanoğlunun farklı mecralarda, değişik maceralarına tanıklık ediyoruz.
Kuyruğa girenler, kuyruktan çıkanlar… Yarın bir gün hesap yaparak, kendini öne çıkarmaya çalışanlar… Listenin bir ucundan yer bulabilir miyim acaba, diyerek feveran edenler…
Bütün bu yalpalamalar da insanidir.
Lakin dik durmak… Doğruları çoğaltmak ve hakkı tavsiye etmek gibi bir görevimiz olduğu da muhakkaktır.
Gözünü ahiret kazancına dikmiş insanlar, korkusuz ve cesaretli olurlar.
Kazancı, Allah’tan bekleyenler… Allah’ın hoşnutluğunu her şeyin üstünde tutanlar, hesabını ahirete göre yapanlar, elbet farklı insanlardır… Özgün karakterlerdir.
Bu yolda, maske takanlardan tutun da, her türlü boya ile boyananlar var… Hedefe varmak için, her yolu meşru sayan zihniyeti ululayanlar bile var.
Yüzlerine pudra çekenler… Yüzlerini ve dillerini değişik boyalarla süsleyenler, bilmelidir ki, yağmur yağarsa, yüzlerine çektikleri boya dökülür, gerçek ortaya çıkar…
Bugünlerde yağmur duasına çıkılmalıdır… Allah’a dua etmek gerek… Toprak yağmuru bekliyor... İnsanoğlu da…
Yüzlere çekilen boyaların dökülmesi şart…
Farklı partilerde, farklı dünyalık hesaplar yapanlar, bunu açık söylemek yerine, kutsallaştırılmış ve beşerin nefsine yenilmiş yüzleri yağmur ortaya çıkaracaktır.
Yarın bir gün yağmur yağacaktır mutlaka.
İnsanlar yüzlerdeki boyayı nereye kadar saklayabilirler ki?
Hâlbuki insanca İslam’ca durmak varken… Ve hareket etmek varken, değişik yollara sapmak ve hayatı manasızlaştırmak niye?
Gelecek nesillere ve ailemize bırakacağımız en büyük miras, doğruluktur, dürüstlüktür, insanlıktır, hayırdır. Siyaseti de, ticareti de, insani yürüyüşü de, Allah’ın hoşnutluğuna göre ayarlamış insanların duruşları ne güzel…
Gelecekte, numune-i imtisal olacak şahsiyetler de onlardır.
Yağmur yağsa bile, onların yüzleri ve sözleri hep aynıdır… Ne mutlu onlara…