Erdoğan’ın emir-talimatıyla yönetilen sözde bağımsız MB, yönünü, pusulasını, ne yapacağını şaşırdı. Yaptığı faiz indirimi döviz kurlarını ve altını uzaya fırladı. Tefeciler, rantçı kesim Erdoğan’a hayır dua ediyorlardır. Türk Lirası kar gibi erirken Erdoğan, kendisinin sebep olduğu bu tabloyu Saray’ında nasıl izliyordur? Biz söyleyelim: Ejder Meyveli Smoothie (Chia tohumu eşliğinde), Efuli (Liçi meyvesi eşliğinde), Aloevera (Starex meyvesi eşliğinde), Orman Meyveli Special kokteyl menüsünü önüne almıştır, hazin tabloyu değil, yandaş televizyonlardaki yağdanlık haberlerini izleyerek keyif çatıyordur! Yaptıklarından nadim olan MB, “Yıl sonuna kadar çok az hareket alanımız kaldı” itirafı yaptı. Daha ne olacak?! Milletin cebindeki para, pul oldu, mum gibi eridi. Dolar tefecileri parasına para kattı. Türk Lirası’nın alım gücü yerlerde sürünüyor. Dolarla, euroyla, altınla borcu olanlar yandı. Benzine, mazota gelen zamlarla tüm ürünlere yansıyacak enflasyonla kaş yaparken göz çıkarılmış oldu. Dövizi yükselterek, değersiz ürünlerimize yabancı talebi artırarak kasamıza üç-beş dolar fazla girmesini sağlamak için fukaralaştığımız bu rezil tablo Allah’tan reva mıdır? Tablo Nasrettin Hoca’nın eşeğini açlığa alıştırdığı fıkraya döndü. Hoca, her gün eşeğin yeminden kesip açlığa alıştırıyormuş. 20’nci günde bakmış eşek ölmüş. “Vah vah, ne güzel açlığa alışıyordu” demiş. İktidar da ekmeğimizi küçülterek bizleri Nasrettin Hoca’nın eşeği gibi açlığa alıştırmaya çalışıyor galiba. Bunun yarını da var. Talimatla faiz indiren MB’nin kur için hiçbir planı yok. Saldım çayıra, Mevla kayıra! MB’nin kasasında piyasaları regüle edecek dolar stoku yok. “128 miyar dolarımız var” diyorlar ama kastettikleri swaplar, borçlar. Uzmanlar da şu anda MB’nin kasasının ekside olduğunu söylüyorlar. Müstafi Hazine ve Maliye Bakanı damat Berat Albayrak döneminde MB’nin 125 milyar doları buhar olmadı mı? Kimlerin bir gecede zengin edildiği meçhul. “125 milyar dolar nerede?” pankartlarını bile indirtiyorlar. Nerede şeffaflık? Hesap verin, hesap. O parada tüyü bitmedik yetimin hakkı var. Erdoğan, ekonomistse, bu işten anlıyorsa MB’ye KHK’yla kendini atasın, para politikaları toplantısına katılarak, “Faizi sıfırlıyorum” desin. Olsun, bitsin! Piyasalar ne olacak bakalım? Ya tamamen batalım, ya da çıkalım! Böyle işkence çekmektense daha iyidir!

DİPNOT 1: Erdoğan, Erbakan Sempozyumu’na video konferans gönderdi. Hocamızla arasındaki farklarını özetleyelim: Hocamızın yönü İslam ülkeleri, Erdoğan’ın yönü AB. Hocamız, “Bana ne Amerika’dan” dedi; Erdoğan, “ ABD’yle dostane ilişkiler kurarız” dedi. Hocamız, “Batılda zirve olacağıma, hak davada zerre olurum” dedi; Erdoğan, Rabbimizin, “Yaklaşmayın” buyurduğu zinayı suç olmaktan çıkardı. Erdoğan, “Ayasofya’yı açtık, başörtüsü zulmünü kaldırdık” dedi; hocamızın mücadelesiyle bu noktaya gelindiğini söylemedi. Erdoğan, hocamızın ağır sanayisine atıf yaptı, kendi yatırımlarının garanticileri ihya eden “beton zihniyeti” olduğunu itiraf etmedi. Erdoğan, “Açız” feryatlarına, “Doyuruverin” dalgasını geçti, “19 yılda müreffeh ülke olduk” dedi, hocamızın emekçiye, emekliye yüzde 100 zam yaptığını söylemedi. Hocamız, “ İsrail güçten anlar” dedi;  Erdoğan, “ Filistin’e, Kudüs’e sahip çıktık” diyor ama İsrail’in Filistin’deki zulümlerini kınamayla geçiştirdi. Erdoğan söylem, Erbakan eylem! Fark ortada!

DİPNOT 2: F-35’lerin üstüne yatan ABD, “Paramızı geri alırız” diyen Erdoğan’a, “ F-16 verelim” dedi? 1 milyar 400 milyon doların üstüne soğuk bir bardak su için! ABD’li vekillerin, “Türkiye’ye F-16 verilmesin, S-400’ler için bedel ödesin” mektubu ortaya çıktı. Siyonist kuklası ABD’ye güvenilir mi? Ardından NATO Genel Sekreteri de, “Rus savunma sistemi S-400’ler, NATO savunma sistemine entegre edilemez” açıklaması yaptı. Hepsi de aynı kafada ve bize karşılar! Rabbimiz, “Küfür tek millettir” buyuruyor. Cennetmekân Erbakan Hoca’mız da, “Siyonizm timsah gibidir, alt çenesi ABD, üst çenesi AB, gövdesi kukla İslam ülkeleri, kuyruğu İsrail’dir” tespitini yapmıştı. Ne kadar haklı değil mi?