Türkiye, günlerdir fon soruşturmaları ve bunun etrafında gelişen vahim iddiaları konuşuyor. Mesele öyle bir boyuta ulaşmıştı ki, iktidar kanadına yakın kalemler ve yayın organları bile yaşananlara sessiz kalamayarak iddiaların üzerine gidilmesi, üstünün kapatılmaması gerektiği yönünde uyarılarda bulunuyordu. İktidarın siyaseten en çok sıkıştığı ve kamuoyu vicdanında yanıt vermekte zorlandığı bu süreçte, muhalefetten gelen acemice adım adeta bir "can simidi" işlevi gördü.

İktidar Rüzgârı Tersine Çevirdi, Skandal Sulandırıldı

YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale’nin Bakan Göktaş’ı hedef alan iddialarının içi boş çıkması ve teyitsiz olduğunun anlaşılması, iktidar kanadına aradığı fırsatı altın tepside sundu. Odaktaki asıl vahim iddialar ve skandalın derinliği bir kenara bırakılarak, muhalefetin bu "boşa düşen" hamlesi üzerinden algı operasyonu başlatıldı. Böylece toplumun adalet ve şeffaflık beklentisi, muhalefetin stratejik hatasıyla gölgelendi; konu sulandırılarak gerçeklerin konuşulması engellendi.

Akılları Kurcalayan Sorular: Özlale Neden Böyle Bir Hata Yaptı?

Süreci yakından takip eden kamuoyunun ve analistlerin kafasında ise yanıt bekleyen çok daha derin sorular var:

· Bile Bile Lades mi Olundu? Akademisyen geçmişi olan, eşi gazeteci olan ve bilgiye ulaşma/teyit etme mekanizmalarına en hakim olması beklenen bir isim, böylesine hayati bir dosyada nasıl bu kadar acemice hareket edebildi?

· Bilgi AK Parti İçinden mi Sızdırıldı? Özlale’ye bu yalan/yanıltıcı bilgiyi kim, hangi amaçla ulaştırdı? AK Parti içerisindeki birtakım kliklerin hesaplaşmasında Özlale bir manipülasyon aracı mı yapıldı, yoksa muhalefet kurban mı seçildi?

· Teyit Mekanizması Neden Baypas Edildi? İktidarı köşeye sıkıştırma aceleciliği mi, yoksa konunun derinleşmesini önlemek isteyen örtülü bir akıl mı bu hatayı yaptırdı?

· İktidar ile Muhalefet Arasındaki İlişkiler Hangi Boyutta? Yaşanan bu tablo, iktidar ile muhalefet arasındaki ilişkinin danışıklı bir dövüşe mi dönüştüğü, yoksa muhalefetin her servis edilen bilgiye atlayacak kadar basiretsiz mi kaldığı sorusunu akıllara getiriyor.

Siyasetteki Yozlaşma ve Çöküş Masaya Yatırılmalı

Mesele artık sadece fon skandalları veya ekonomide yaşanan çöküş değil; muhalefet yetersizliğiyle, iktidar siyasetinin kurnazlığıyla derinleşen siyasetteki ahlaki ve stratejik çöküştür. İktidarın açmazlarını kapatmak için muhalefetin kendi eliyle malzeme sunması, Türkiye'de siyaset kurumunun milletin menfaatlerini koruma yetisini ne denli kaybettiğini acı bir şekilde gösteriyor.

MİLLÎ GAZETE’DEN BÜYÜK ÇAĞRI:

BU TİYATROYA SON VERİN, MİLLETE HESAP VERİN!

Millî Gazete olarak, iktidarın ve muhalefetin ülkeyi sürüklediği bu sığ ve güvensiz siyaset anlayışına karşı açıkça haykırıyoruz:

  1. İktidara Çağrı: Muhalefetin yaptığı stratejik hataların ve boşa düşen iddiaların arkasına saklanarak fon skandallarını ve altındaki gerçekleri örtbas edemezsiniz. Kamuoyunu tatmin edecek şeffaf adımları derhal atın.
  2. Muhalefete Çağrı: Dedikodularla, servis edilen belirsiz belgelerle ve teyitsiz duyumlarla devlet yönetimine talip olunamaz. İktidara can simidi olmaktan vazgeçin, ciddi, sorumlu ve ilkeli bir muhalefet yapın.
  3. Milletimize Çağrı: Ne ekonomideki çöküşe ne de siyasetteki bu seviye kaybına razı olmak zorunda değiliz. Gerçeklerin sulandırılmasına, skandalların halı altına süpürülmesine izin vermeyelim; siyaset kurumundan ciddiyet, adalet ve hesap verilebilirlik talep edelim.

Kaynak: Haber Merkezi