Nedense almayı severiz de vermeyi bir türlü sevemeyiz.
Kendimizden bir şeyler verdiğimizde yoksul kalacağımızı sanırız. Verdikçe bir
şeylerin eksileceğine inanırız. İstemek en büyük zaaflarımızdan biri. Hep
istiyoruz fakat bizden bir şeyler talep edildiğinde hemen geri çekiliyoruz.
Halbuki verdiğimiz her şey katlanarak geri dönüyor.
Şunu unutmayalım, eğer bir şeyin yoksunluğunu çekiyorsak
ilk adımı biz atmak zorundayız.
Eğer sevgi açlığından ve sevilmemekten şikâyet ediyorsak,
sevgimizi vermekte cömert davranacağız. Yakınımızdaki ya da uzağımızdaki
kişilerle ilişkilerimize mutlaka sevgi katacağız. Bunu yaptığımız takdirde
verdiğimiz şey mutlaka geri dönecektir. İyi şeyler verdiğinizde geri dönen
enerji pozitif olacaktır buna emin olabilirsiniz.
Eğer anlaşılmamaktan şikâyet ediyorsanız, sizinle
sıkıntılarını paylaşan ve anlaşılmayı bekleyen insanları anlayıp bu davranışı
onlara dolaylı yollardan öğretebilirsiniz.
Eğer, eşinizin size değer vermediğini, varlığınızı
hissetmediğini düşünüyorsanız siz ona değer verip, bu davranışı kazanmasına
yardımcı olabilirsiniz.
Eğer insanların sizi takdir etmediklerinden şikâyet
ediyor ve bu sorunu kendinize mesele ediniyorsanız, siz insanların iyi
yanlarını takdir edip onaylayarak bu davranışı onların da öğrenmelerine
yardımcı olabilirsiniz.
Eğer kusurlarınızın ortaya dökmesinden şikayet ediyor ve
bundan rahatsızlık duyuyorsanız, Mevlana nın da dediği gibi insanların
kusurlarını örtmede gece gibi olabilirsiniz.
Eğer yakınlarınızın telefonla dahi arayıp hal hatır
sormadıklarından, ziyaretinize gelmediklerinden şikâyet ediyorsanız, önce
yakınlarınızı siz ziyaret edebilir ve onlara bu davranışı kazanları konusunda
yardımcı olabilirsiniz.
Hayat kesintisiz devam eden bir alış verişten ibarettir
ve hiç birimiz vermediğimiz şeyi alma hakkına sahip değiliz. O nedenle
öncelikle insanların bizim üzerimizdeki haklarına riayet etmeli ve fedakarlık
yapmalıyız. İşte o zaman ihtiyacımız olan şey beklemediğiniz kanallardan bize
ulaşır. Buna emin olabilirsiniz.