Bugünlerde siyasette polemik konusu olan argüman; “şerefsiz!”             

Sadece bugünlerde mi Bakın bakalım;

* 17 Aralık büyük rüşvet operasyonu sonrası istifa etmek zorunda kalan, bakara-makaracı,  eski AB Bakanı Egemen Bağış, TBMM Genel Kurul görüşmeleri sırasında “şerefsiz” diye bağırdığı CHP İzmir Milletvekili Aytun Çıray’a 2 bin 100 TL tazminat ödemeye mahkûm edildi.

* Yargıtay, bir konuşmasında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a “şerefsizlik yapıyor” diyerek kişilik haklarına saldırıda bulunduğu iddia edilen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli aleyhine açılan davayı reddeden yerel mahkeme kararını bozdu.

* CHPli Şahin Mengü, Dersimle ilgili “CHP adına özür diliyorum” diyen CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkuluna “Sen hangi hakla CHP adına özür dilersin. Sen kimsin şerefsiz!” dedikten sonra hakkında 50 bin TLlik tazminat davası açıldı.

* Meclis kürsüsünde milletvekili arkadaşlarına şerefsiz diye hakarette bulunmanın cezası, bugünkü kur üzerinden 13.5 bin liranın altında olmayacak. Şerefsiz ceza tarifesi, dönemin Sanayi Bakanı Ali Coşkun ile Milli Eğitim eski Bakanı Metin Bostancıoğlu arasında TBMM Genel Kurulunda yaşanan tartışma sonucunda ortaya çıktı. Bostancoğlu, kendisine şerefsiz diye bağıran Ali Coşkun hakkında açtığı tazminat davasını kazandı. Coşkun, Bostancıoğluna 13.5 bin lira tazminat ödediğini açıkladı.

* Antidemokratik 28 Şubat süreci sonrasında Tansu Çillerin, Mesut Yılmaza sarf ettiği cümle. Orjinal metni şöyle: "Bugüne kadar ara rejim oldu, atanmışlar oldu, ama hiçbir zaman seçilmiş bir siyasi partinin genel başkanı, onbaşı olma şerefsizliğini göstermedi." Hakkında dava açılan Çiller, bu davada mahkûm oldu. 

* Şırnak Gazisi Yılmaz Yiğite, "Benim için mi gazi oldun şerefsiz!" diyerek hakaret eden belediye otobüsü şoförü açığa alındı.

* CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, youtube’da yayınlanan bir ses kaydında kendisi için, “kafası çalışmayan”, “yırtık dondan çıkar gibi çıkan”, “şerefsizin tekidir” dediği iddia edilen eski Avrupa Birliği Bakanı, bakara-makaracı Egemen Bağış’ın “hakaret” suçundan yargılanmasını istedi. Oran, Bağış hakkında 15 bin liralık da manevi tazminat davası açtı.

* Ertuğrul Özkök, Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni iken, Ahmet Kaya hakkında Vay şerefsiz! manşetini attı. (20 Temmuz 1999)

HOCA’NIN HANGİ DEDİĞİ DOĞRU ÇIKMADI Kİ!..

Bu köşede önceki gün yayınlanan “Dün Erbakan Hocayı dinledim” yazısı (http://www.milligazete.com.tr/koseyazisi/DUN_ERBAKAN_HOCAYI_DINLEDIM/25754#.VcMfH46sVik) okurlar nezdinde büyük ilgiyle karşılandı.  Bazı tepkileri buraya almak istiyorum;

* Allah razı olsun Erbakan hocamızdan. Sevenlerinden de razı olsun. Konuşması gerçekten yeni gibi. 1991’de ittifak ile Meclise girdik. Meclis çalışmaları, belediyelerdeki başarılarımız, 1995’te %21 e yükseldik. Saadet Meclis’e girmeli.  AKP, belki ABD, AB vb. Saadet’in Meclis’e girmesini istemiyorlar. Büyük Milli İttifak yaparak bu oyunu bozmalıyız. (Ahmet Yücel)

*Erbakan Hocanın bu konuşmasını yeni okudum. Nereden buluyorsunuz bu konuşmaları... Binlerce teşekkürler. (Selim Kara)

* Hocanın hangi dediği zamanla doğru çıkmamıştır ki Çünkü Hoca, büyük bir feraset, basiret ve ihlas sahibiydi, öğrencilerinin de böyle olması için elinden geleni yapıyordu; ancak maalesef öğrencilerinin büyük çoğunluğu tam tersi bir yola girdi. Ne kadar hata yaptıklarını zamanla anlayacaklarından şüpheniz olmasın... Ancak iş işten geçtikten sonra… (Mehmet)

*Erbakan Hocanın tebliğ ettiği hakikatlere, yaptığı çalışmalara her zamankinden daha fazla sahip çıkma ihtiyacı olduğu halde, yaptığı ikazlara her zamankinden daha fazla dikkat etmek gerektiği halde söyledikleri, yaptıkları, uyardıkları sürekli olarak geçerliliğini kaybetmiş gibi yansıtılıyor. Çünkü bizler kendisini anlayıp gereğini yapana kadar Siyonizm çoktan harekete geçmiş ve önlemini almış oluyor. Biz uyanmayalım diye de Hocanın söylediği, yaptığı ne varsa itibarsızlaştırmaya çalışılıyor. (İbrahim Dilber)

* Adnan bey, öncelikle Allah sizden razı olsun, çok harika gerçeklere değinmişsiniz. Sizi haddim olmayarak tebrik etmek istiyorum. Sizden bir ricam olacak; izlemiş olduğunuz videoyu youtub’ a yükleseniz de oradan izleme fırsatı bulsak diyorum… (Abdullah Ademoğlu)

(Yazarın notu: Erbakan Hocamızın bu cümleleri orijinal konuşma metninden alınmıştır. a.ö.)

SEVDİĞİM SLOGANLAR

Anadolu Gençlik Dergisi’nin twitter hesabındaki (@agdergisi) paylaşımlara göz attınız mı, hiç

Benim tavsiyem şudur; şimdi ve de hemen, ivedilikle kahvenizi ya da çayınızı alın, bu sloganları bazen keyifle, bazen şaşkınlıkla, bazen dudak kıvırarak, bazen de hayretler içinde kalarak okumaya başlayın…

Bu kadar mı zekice kurgulanır sloganlar…

Sizler için bunlardan bazılarını bu köşeye alıyorum; ama en iyisi sayfaya dalıp o keyfi yerinde yaşamanız… İyi keyifler efendim;

* Küçük Prens olsaydı dergimizi yaşlı tilkiye okutur hatta onu abone yapardı.

* #AnadoluGençlikDergisi kafaya takılmayanları gündeme getirenlerin dergisidir.

* Benim de yüküm ağır, yolum uzun… Kanadım kırık… O yüzden gecenin bu saatinde bile #AnadoluGençlikOkuyorum

* Ağustos sayısını Godotyu bekler gibi beklediğinizi biliyoruz. Godot gelmez ama biz geliriz. Az kaldı. Ağustos sayımızı da çok seveceksiniz.

* Bi ara dergimizi TT yapalım diyoruz. Sizce de münasipse

* Dergi ekibimiz, evi Nepalde kalmış Slovakyalı salyangozlardan oluşmaktadır.

* Madem abone olmayacaktın niye favladın

* Abi şuradan bir çay, bir de @agdergisi

* Dergimizi çaydanlığın altına koyuyorsunuz değil mi Olsun, siz mutlu olacaksanız sobayı tutuşturmak için yakabilirsiniz bile.

* Anadolu Gençlik,  urgan satılan çarşıları kenevir, kandil geceleri buhur kokmayan şehirlerden öç alanların dergisidir.

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ

* Kendisini TV programlarından tanıyorsunuz. “Mahremiyeti ortadan kaldıran, güldürürken öldüren ve eğlendirirken körpecik zihinlere subliminal mesajlar yükleyen…” programlar bunlar. Anladınız. Bana ulaşan bilgilere göre bu programcı, Sarıyer dolaylarında geniş bir Karadeniz sahilini kapatmış. Program yapacakmış… Biliyor muydunuz

NOT: Bugün, 7 Ağustos 2015 Cuma. 1) Emekliler yılda 15–20 TL zamla, hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli “nasıl geçineceğim ” diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011’den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Otur, sıfır!