Milyarlarca insanın günlük enerjisini toplamak için tükettiği kafeinli içecekler arasında hangisinin bedene daha iyi geldiği yönündeki akademik incelemeler sonuçlandı. Tıp ve beslenme dünyası, içeceğin hazırlanış biçiminin doğrudan insan sağlığına etki ettiğini kanıtladı. Yapılan son analizler neticesinde, kandaki yağ oranını dengeleyen ve diyabet riskini düşüren spesifik bir demleme şekli açık ara öne çıktı.

BİLİM DÜNYASININ SEÇTİĞİ EN SAĞLIKLI KAHVE: KAĞIT FİLTREDEN GEÇEN SADE SEÇENEK

Espresso bazlı içecekler veya geleneksel pişirme yöntemleri lezzet açısından geniş kitlelerce tercih edilse de, medikal veriler kağıt filtreden süzülen sade filtre kahveyi sağlık açısından zirveye yerleştiriyor. Kahve çekirdeğinin doğal yapısında 'kafestol' ve 'kahweol' adında iki farklı yağ bileşeni bulunuyor. Bu kimyasal maddeler doğrudan vücuda alındığında kötü kolesterol (LDL) seviyelerini yukarı çekerek damar tıkanıklığına zemin hazırlama riski barındırıyor. Ancak demleme esnasında kullanılan gözenekli kağıt filtre, bahsi geçen zararlı yağların bardağa akmasını neredeyse tamamen engelliyor. Böylece tüketici, kardiyovasküler sistemine ekstra bir yük bindirmeden günlük kafein ihtiyacını güvenle gidermiş oluyor.

KAVURMA DERECESİ VE KATKI MADDELERİNDEKİ GİZLİ TEHLİKE

Sağlık bariyerini aşan içeceğin hazırlanma sürecindeki bir diğer hayati aşama ise çekirdeklerin maruz kaldığı ısıl işlem. Tüketiciler genellikle daha yoğun ve sert bir aroma elde etmek amacıyla çok uzun süre kavrulmuş, simsiyah çekirdeklere yönelebiliyor. Oysa laboratuvar sonuçları, aşırı ısının kahvenin içindeki şifa kaynağı antioksidanları parçalayarak yok ettiğini gösteriyor. Uzmanların ideal reçetesi; orta seviyede (medium roast) kavrulmuş çekirdeklerin kullanılması yönünde. Bu ısı ayarı, hücre yaşlanmasını geciktiren ve serbest radikallerle savaşan klorojenik asidin yapısını koruyarak doğrudan metabolizmaya ulaşmasını garantiliyor.

Tüm bu kurallara uyularak hazırlanan kusursuz bir kahve, tüketim anında yapılan ufak hatalarla faydasını yitirebiliyor. Bardağa eklenen rafine şeker, yapay krema, endüstriyel şuruplar veya tam yağlı hayvansal sütler; içeceğin metabolizma hızlandırıcı etkisini bıçak gibi kesiyor. Özellikle Tip 2 diyabete karşı kalkan görevi gören klorojenik asit, şekerli katkı maddeleriyle birleştiğinde biyolojik işlevini kaybederek vücuda sadece yüksek kalori olarak geri dönüyor. Sağlık profesyonelleri, maksimum tıbbi verim için demlenmiş kahvenin içerisine sudan başka hiçbir maddenin dahil edilmemesi gerektiğini önemle vurguluyor.

Muhabir: Haber Merkezi