Giriş
Türkiye İstatistik Kurumu nun Aralık 2012 tarihli
verilerine göre, 75.627.386 olan Türkiye nüfusunun 18.862.319 u, 15-29 yaş
grubunda yer almaktadır. Buna göre Türkiye nüfusunun yaklaşık %25 i gençlerden
oluşmaktadır. Türkiye, Dünya da genç nüfus oranı yüksek olan ülkelerden
birisidir. Genç nüfus, ülkenin önemli stratejik unsurlarından biridir. Bu
nedenle birbirine rakip, düşman olan ülkeler, birbirleri ile olan mücadelesini,
kavgasını ülke gençliği üzerinden yürütmeyi, ülke gençliğini ele geçirmeyi ya
da uyuşturmayı önemli stratejik hedeflerden biri olarak kabul etmektedirler.
Ülkemizde gençlikle ilgili yapılan çalışmalarda, genel
olarak durum tespiti yapılmakta, gençlere ve ana babalara tavsiyelerde
bulunulmaktadır. Ciddi çalışmalar yapılmış olmasına karşılık, temel
neden/nedenler üzerinde tartışma yapılmamakta ya da yapılamamaktadır. Birçok
araştırmada; gençler arasında her geçen gün şiddetin, fuhşun ve madde
bağımlılığının arttığı, belli bir kesiminin kendi toplumuna ve tarihine yabancılaştığı,
kendi ülkesini terk edip yabancı bir ülkede yaşamak istediği, sefahat âlemine
doğru bir eğilimi olduğu, sorumluluk almaktan kaçtığı, kısa zamanda zengin
olmak istediği, marka tutkusu içinde olduğu, zahmetsiz rahmet peşinde koştuğu
şeklinde önemli tespitlerde bulunulmuştur. Bunlar, gençliğin sorunlarını tespit
etme noktasında çok güzel çalışmalardır.
Ancak bu gidişin ana sebepleri nelerdir sorusu
sorulmamaktadır. Bu sorunun cevabini bulabilmek için de, şu sorular da son
derece hayati olup muhakkak sorulması gereken sorular olarak anlam
kazanmaktadır: Gençlerimiz, mensup oldukları kültür ve medeniyetin temel
değerlerini, kültür ve medeniyetlerine ruh ve şekil veren dinlerini, dinlerinin
öngördüğü ahlak sistemini gerçekten bilmekte midirler Gençlerimizin İslam dini
ile olan irtibatları ne düzeydedir Gençlerimiz kendilerini dini değerlere göre
nasıl tanımlıyorlar Benimsedikleri dini kimliğin duygu, düşünce, tutum ve
davranışları üzerindeki etkisi nedir Kendilerine biçtikleri dindarlık ile
duygu, düşünce, tutum ve tavırları örtüşmekte midir Dini bilgi düzeyi
açısından kendilerini nasıl görmektedirler İbadetleri ne düzeydedir İbadet
düzeyleri ile günlük hayatta benimsedikleri değerler arasında bir tutarlılık
var mıdır Laik- seküler bir dünya görüşüne nasıl bakmaktadırlar Laik-seküler
değerlerle İslami değerlerden oluşan melez değerlere sahipler mi Melez
değerlere sahipseler onların duygu, düşünce, tutum ve davranışlarına bu nasıl
yansımaktadır Gençlikte sosyal şizofreni diyebileceğimiz bir hastalık hali
mevcut mudur Eğer melez bir değer sistemi oluşmuşsa ve bunun sonucunda
şizofren davranışlar ortaya çıkıyorsa, bunun temel sebebi nedir
Hemem hemen her yıl, farklı uyuşturucu madde ismi
zikredilerek gençliğin uyuşturucu bataklığına doğru sürüklendiği şikâyetleri
yapılmakta ve acil yasal düzenlemeler gerçekleştirilmektedir. Türkiye, 2009
yılından itibaren bonzai denen sentetik bir uyuşturucu ile başı beladadır.
2011 yılından itibaren de bu belaya karşı yasal düzenleme yaparak savaş
açmıştır. Bu son savaşın ne sonuç vereceğini bilememekteyiz. Ancak şimdiye
kadar verilen savaşlardan iyi bir sonuç alınamamıştır. Türkiye bunun ana
sebeplerini araştırmak ve ortaya koymak zorundadır.
Burada, söz konusu sorular çerçevesinde uyuşturucu/madde
kullanımını ele alıp inceleyecek, temel sebepleri tartışmaya açacağız.
Gençlik Düşmanın Beşinci Kol Faaliyetlerinin Boy
Hedefidir
Gençliğin madde kullanımını ele almadan önce gençlik
üzerinde etkili olan faktörleri, özetlemekte fayda vardır. Gerçekçi bir analiz
yapmak, çözüm için zorunludur.
Eski Genelkurmay Başkanı Org. Hilmi Özkök harp
akademilerindeki yıllık değerlendirme toplantısında, Türkiye de gençlik
düşmanın beşinci kol faaliyetlerinin boy hedefidir. şeklinde bir açıklama
yapmıştır. Beşinci kol faaliyeti, düşman istihbarat örgütlerinin başka
ülkelerde yürüttükleri faaliyetler için kullanılmaktadır. Gençlikle ilgili
beşinci kol faaliyetleri, ülkeden ülkeye değişmekle beraber, genellikle,
istihbaratçı elde etmek, ideolojik olarak kazanmak (komünist, Hıristiyan,
satanist, ateist ), mafyalaştırmak, şiddete bulaştırmak, darbe için uygun zemin
hazırlamak, kadife darbe gerçekleştirmek, taşeron olarak kullanmak, fuhuş,
alkol, uyuşturucu bataklığına, sefahat âlemine sokarak dinamizmini yok etmek
olarak ortaya çıkmaktadır.
Org. Hilmi Özkök ten yaklaşık sekiz-on yıl sonra Taksim
Gezi parkı hadiselerinde (Taksim Kadife Darbe başlangıç evresi) Başbakan
Erdoğan, Türkiye deki faiz lobisine seslenerek, Senin otellerinde yabancı
istihbaratların ne işi vardır tarzında bir çıkış yapmıştır. Gene Başbakan
tarafından Pensilvanya nın CIA ve MOSSAD tarafından taşeron olarak
kullanıldığı iddia edilmektedir. O nedenle gençlik meselesi ile ilgili hangi
konuyu ele alırsak alalım mutlaka düşman istihbaratlarını göz önüne almalıyız.
Her zaman ifade ettiğimiz bir gerçek, Türkiye gibi son
derece jeostratejik, jeopolitik ve jeoekonomik önemi olan bir ülkede herhangi
bir meseleyi ele alıp incelerken, küresel, bölgesel ve iç dinamikleri mutlaka
göz önüne almalı ve çözümü de buna göre düşünmeliyiz. Bu coğrafyada hem
bölgesel hem de küresel güçler, birçok proje çerçevesinde birbiri ile
savaşmakta, hâkimiyet mücadelesi yapmaktadırlar. Bu açıdan küresel güç olarak
ABD, Siyonizm, Bölgesel güç olarak AB (Almanya, İngiltere, Fransa), İsrail,
Iran, Rusya, Mısır ve Suud, Türkiye üzerinde bir kavga yürütmektedirler. Bu
kavgada, bazen bir kısmı bir kısmı ile anlaşmakta; bazen de birbirleri ile
kavga ederek yol almaya çalışmaktadırlar. Bunlara ek olarak Suriye istihbaratı,
Türkiye üzerinde yoğun çalışma içerisinde bulunmaktadır. Medyada yer alan
bilgiler doğruysa Suriye istihbaratı, sınır boylarında cirit atmakta, gençler
üzerinden Suriyeli göçmenlere karşı bir muhalefet oluşturarak sokak hareketleri
organize etmektedir. Taksim Kadife Darbesinin yeni aşaması, Suriyeli göçmenler
merkeze alınarak gerçekleştirilebilir. Türkiye bu ihtimali göz önüne almalıdır.
Şeytanın Kulakları : Echelon Sistemi
Dünyadaki tüm telefon, telsiz, faks, SMS ve elektronik
posta iletişimini dinleyen dev bir dinleme sistemi, dev bir kulaktır, Echelon
sistemi. Bu sistem, ABD (NSA), İngiltere (GCHO), Kanada (CSE), Avustralya (DSD)
ve Yeni Zelanda (GCSB) istihbarat teşkilatlarının, dünya üzerindeki iletişim
sistemlerini denetlemek için 1948 yılında UKUSA anlaşması ile kurulmuştur (1,2).
1971 yılında etkin bir şekilde hayata geçirilmiş, o günden buyana gelişen
teknolojiye bağlı olarak alt yapısı sürekli geliştirilerek devasa bir dinleme
sistemi haline getirilmiştir.
Dünyanın değişik yerlerine kurulan dinleme istasyonları,
aralarında görev dağılımı yapılmış bir şekilde dünyanın farklı bölgelerini
takibe almışlardır. Echelon sisteminin bel kemiğinin, İngiltere deki Menwith
Hill olduğu iddia edilmektedir.
Echelon sistemi, teknolojinin kullanıldığı tüm iletişim
sistemlerini, dinleyebilmekte, elde edilen tüm bilgiler, süper bilgisayarlarda
kayıt altına alınıp işlenmektedir. Dinleme ile elde edilen veriler, `sözlük
(Dictionary) adı verilen bir filtreleme sisteminde filtrelenmektedir (1,2).
`Sözlük (Dictionary), Echelon projesinde yer alan beş devlet tarafından
belirlenen anahtar kelimeler, isimler, adresler gibi bilgilerin yer aldığı
bilgisayar ağ sistemidir. Rusya, Çin, Fransa ve İsrail gibi devletlerin de
benzer dinleme sistemleri kurdukları ve dünyayı dinledikleri bilinmektedir.
İnternet Üzerinden Online Casusluk
Bilgisayar ve İnternet sistemi, elektronik istihbarat
alanında etkin bir şekilde kullanılmaktadır. İnternet, bir bilgi kütüphanesi
olarak bilgi toplama metodunda, köklü değişiklik yapılmasına sebep olmuştur.
Geçmişte casusların peşinde koştuğu bilgilerin neredeyse % 80 ni, bugün
internet ortamında dolaşmaktadır. İstihbaratçılar, elektronik istihbarat
sayesinde hedef ülkelerde işbirlikçiler bularak, bilgilere çok daha rahat ve
risksiz bir şekilde ulaşabilmektedir. İstihbarat birimleri, işbirliğine yatkın
kimseleri, eskiden ajanların kendi gözlemlerine dayalı olarak tespit ederken;
şimdi bu işi, bilgisayar programları aracılığıyla internet üzerinden yapmaktadırlar.
Aşırı miktarda borcu, başarısız bir kariyeri, cinsel sorunları, ailevi
sorunları, aşırı ıhtırası, lüks yaşama isteği ve ideolojik körlükleri olanlar,
yabancı istihbaratçılarla işbirliğine daha yatkındırlar (1). Özel geliştirilmiş
bilgisayar programları (Sayısal casuslar), internet üzerinden insanların
harcama alışkanlıklarını, karşı cinse olan düşkünlüklerini, malı durumlarını,
ihtiraslarını, özlemlerini, sağlık durumlarını ve çalışma alışkanlıklarını
tespit etmekte ve değerlendirmek üzere bir veri bankası oluşturmaktadırlar.
Bugün, internet üzerinde milyonlarca kaynaktan gelen sayısız bilgi, yapay zekâ
ve yapay sınır ağları ile donatılmış çok yüksek hızlı süper bilgisayarlar
aracılığıyla alınıp işleme tabı tutulabilmektedir. Herhangi bir kişinin, sanal
dünyada kayıtlı tüm bilgilerini bir araya getiren bilgisayar programları
sayesinde, istenen şahıs hakkında kapsamlı bir dosya oluşturulabilinmektedir.
Bilgisayarlara internet üzerinden yerleştirilen arka kapı ( Back Door )
programları sayesinde bilgisayarlardaki tüm bilgilerin alınması ve istenen
bilgilerin bilgisayara yerleştirilmesi imkân dâhilindedir.
Casus yazılımlar (spyware), kişiler hakkında her türlü
bilgiyi anında toplayabilmekte ve kişilerin bilgisayarlarındaki dokümanları ve
resimleri kopyalayabilmektedirler ( Online casusluk ). 2001 yılında NSA,
Microsoft yazılımında ki ana şifreyi kullanarak Alman Ordusunun gizli
belgelerini ele geçirmiştir. Bunun üzerine Alman yönetimi, Telekom ve
Siemens ten Microsoft a alternatif daha güvenli başka yazılım programları
geliştirilmesini istemiştir (2). Çin ise, kodları açık olan daha güvenli
işletim sistemi olarak Linux işletim sisteminin kullanılmasına karar vermiş,
diğer işletim sistemlerinin kullanılmasını yasaklamıştır.
Son zamanlarda Alman İstihbaratı BND nin Türkiye yi
dinlediğine dair bilgilerin servis edilmesi, Almanya Başbakanı Merkel in bunu
kabul etmesi, elektronik istihbaratın ne kadar etkin olduğunun bir
göstergesidir. Türkiye yi sadece Almanya dinlememektedir. Elektronik savaş-Elektronik
İstihbarat kapsamında, dinleme imkânlarına sahip olan başta ABD, İsrail,
İngiltere, Fransa, Rusya, Çin olmak üzere tüm ülkeler dinlemektedirler. Dinleme
işi de yeni değildir, bugünün işi de değildir. Daha düne kadar MIT, CİA ve
MOSSAD ile iç içeydi; MİT ve Özel harp dairesinin maaşları ABD tarafından
verilmekteydi. Ergenekon, NATO tarafından kurulmuş ve eğitilmiş bir
kontrgerilla yapılanmasıdır. NATO, Türkiye nin sinir sistemine/kılcal
damarlarına yerleşmiş ve Türkiye yi dinlemektedir. NATO üslerinde neler olup
gittiğini Türkiye gerçekten de bilmekte midir Türkiye deki NATO üstlerine
Türkiyeli yetkililer, istedikleri anda istedikleri yerlere girebilmekte midir
NATO içimize sızmış düşmandır ve Türkiye nin hayrına çalışmamaktadır. PKK yi
besleyip büyüten, bugünlere getiren NATO dur. RF4 Uçağı hadisesinde NATO nun
parmağı vardır.
Hablemitoğlu ve Uğur Mumcu, BND ve MOSSAD faaliyetlerini
deşifre ettikleri için öldürülmüşlerdir. Türkiye yi 12 Eylül 1980 ortamına
getirebilmek için yol boyu öldürülmüş isimler kimlerdir ve bunları kimler
öldürmüştür Bunların yerli işbirlikçileri kimlerdir Bu soruların cevapları
gerçekçi bir şekilde bulunduğunda ve gereği yapıldığında, Türkiye gerçek
anlamda huzura kavuşacaktır.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ın başını yiyen kaset
olayı, Suriye-Irak Sınırı boyunca İsrail tarafından kurulacak elektronik erken
uyarı sistemini ve mayınlı arazilerin İsrail e verilmesini, Anayasa
Mahkemesi ne götürerek İsrail in bölgede rahat istihbarat faaliyeti yapmasını
engellemiş olması ile ilgilidir.
Türkiye nin kullandığı bütün iletişim sistemleri, kripto
cihazlar, mobil takip sistemleri, internet sistemi, istihbarat amaçlı Heronlar,
aldıkları tüm bilgileri, arka kapıdan eş zamanlı olarak daha üst komuta
merkezine bildirmektedirler. Dağlıca, Çukurca, Aktütün, Şemdinli, Reyhanlı ve
RF4 uçağında yaşanan hadiseler, elektronik savaşın/İstihbarat savaşının
sonucudur.
İnternet /Sosyal Medya Üzerinden Gençliğe Uyuşturucu
Tuzağı
Bugün gençliği kasıp kavurduğu söylenen bonzai belası,
internet ve sosyal medya üzerinden Türkiye ye girmekte ve pazarlanmaktadır.
İstihbarat örgütleri ve mafya baronları tarafından pazarlama başlatılmakta
sonra da sosyal medya grupları üzerinden pazarlama devam ettirilmektedir (3,4).
Bonzai, Spice silver, spice gold, spice diamond, Spice
Arctic Synergy, Spice Tropiccl Synergy, Spice Egypt, Yucatan Fire, Smoke,
Sence, ChillX, Highdi s Almdröhner, Earth Impact, Gorillaz, Skunk, Genie,
Galaxy Gold, Space Truckin, Solar Flare, Moon Rocks, Blue Lotus, Aroma, Scope
gibi bir çok farklı isim ve ambalaj adı altına internette online satış
sitelerinden 2004 yılından itibaren satışı başlamış 2006 yılından itibaren de
satışında ciddi bir artış olduğu görülmüştür (3).
Sosyal medya üzerinden, özellikle Facebook üzerinden özel
gruplar ve özel şifreler oluşturularak satılması, uyuşturucu şebekesine karşı
verilen mücadeleyi zorlaştırmaktadır. Narkotik polis yetkililerinin ifadesine
göre kapanan sitenin yerine yenisi açılmakta, bonzai farklı adlar altında,
yaldızlı sloganlarla tekrar pazarlanmaktadır (4). Merak duygusu, o anki gencin
ruh hali, bataklığın içine gençlerin çekilmesini kolaylaştırmaktadır.
Sonuç: Türkiye deki Echelon Sistemi Ve NATO Üsleri
Kapatılsın ve Pardus İşletim Sistemi Kullanılsın
Anayasa nın 58. maddesinde, Devlet, gençleri alkol
düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar ve benzeri kötü
alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri alır
denmektedir. Türkiye nin pratiğini göz önüne aldığımızda ortadaki rakamlar ve
yaşananlar, alınan tedbirlerin yeterli olmadığını göstermektedir. Türkiye de
uyuşturucu kullanım ve bağımlılık oranları ve fuhuş giderek artmakta, kullanım
yaşı, fuhuş yaşı gittikçe düşmektedir. Öyleyse bir yerlerde yanlışlık
yapılmaktadır. Hastalığa yanlış teşhis konulduğu için tedavi de yanlış
yapılmaktadır.
Mesele, öncelikle bir kültür ve medeniyet meselesi,
değerler sistemi meselesi olarak ele alınmalıdır. Bu konu yol boyu
tartışılacaktır. Toplumsal bir mutabakat aranmalı, madde kullanımı ve fuhşa
karşı topyekûn bir savaşa karar verilmelidir.
Türkiye, internet ve sosyal medyanın gençlik üzerindeki
olumsuz etkilerini yok etmek için ülkedeki yabancı elektronik istihbarat ağının
varlığını ortaya çıkarmak zorundadır. Türkiye, başta ABD ve NATO olmak üzere
Batı ile olan tüm ilişkilerini yeniden gözden geçirmelidir. Türkiye deki
Echelon sistemi ve tüm NATO üsleri kapatılmalıdır. Yabancılardan aldığı
istihbarat ve kriptolama amaçlı tüm sistemleri, yeniden gözden geçirmeli,
sistem içerisindeki tüm elektronik casus mekanizmaları etkisiz hale
getirmelidir. Türkiye nin bir an önce elektronik istihbarat konusunda gerekli
yatırımı yapması ve milli bir sistem kurması gerekmektedir. Öncelikle internet
güvenliği sağlanmalıdır.
Türkiye de, bilgi güvenliği, mobil sistemlerin güvenliği,
güvenli yazılım geliştirme metotları ve bankacılık uygulamaları gibi bilişim
sistemleri güvenliği konularında kullanılmak amacıyla TUBİTAK Ulusal Elektronik
ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü (UEKAE) tarafından, PARDUS adı verilen bir
işletim sistemi geliştirilmiştir (5-7). Bu işletim sistemi kullanılmalı ve
sürekli geliştirilmelidir.
Kaynaklar
1 Avcı, G., İstihbarat Teknikleri, Timaş yayınları,
İstanbul, s: 11-30, 2004.
2 Çimen A., Echelon, İstihbarat Dünyasının Perde Arkası,
Timaş Yayınları, s: 235-265, 2002.
3 Eğilmez, M.,
Konuksever, A., Top, T., Gençlere Yeni Tuzak: Bonzai ; Al Jazeera Uyuşturucu Yazı Dizisi;
Http://Www.Aljazeera.Com.Tr/Al-Jazeera-Ozel/Genclere-Yeni-Tuzak-Bonzai.
4 Koçoğlu, H., Yusuf Doğan, Y., Ucuz Ve Ölümcül Bonzai
Virüsü , Yeni Şafak 28 30.06.2014
5 TUBİTAK, UEKAE, Pardus Nereden Geldi Şimdi Nerede
Nereye Gidiyor 2008
6 Ömeroğlu A., Begiter N., Pardus, Linux Nedir
Özgürlükİçin.com
7 Pardus Elektronik Dergi Sayı: 1, Mart 2006.