Hz. Ömer (ra), halifeliği devrinde, alışveriş hukukunu bilmeyenlere esnaflık yaptırmazmış. İslâmiyet, Allahu Teâlâ’nın dinidir. Hayatın her safhasıyla ilgili esasları şâmildir. “Alışveriş hukuku” da bunlardan biridir. Tüccarların veya alışveriş yapan her Müslüman’ın bu hukuku bilmesi farzdır.

Pakistanlı âlim Muhammed Tâkî El Osmânî’nin “Fıkhu’l Büyu’” isimli iki ciltlik bir eseri var. Bu değerli âlim, eserinde dört mezhebe göre alışveriş hukukunun esaslarını anlatıyor. Yer yer de diğer dünya hukuk sisteminden de misaller vererek karşılaştırma yapıyor. Yaklaşık dört senedir haftada bir gün ikişer saatten bu Arapça eseri okuyoruz. Ahmet Çelik ve Ömer Sabaz hocalar izah ediyorlar. Teknik tâbirler çok. Ben de bir defter aldım, derslerin hülasasını not ediyorum. Defterimdeki ilk tarih 29 Ekim 2018. Demek ki eseri okumaya bu tarihte başlamışız. 20 Ağustos’ta da hatimesini yaptık, Elhamdülillah…

Bu değerli âlime Amerikan istihbaratı suikast düzenledi. Şoförü şehit oldu, kendisi yaralı kurtuldu. Muhammed Tâki Hoca, eserin takdim kısmında İslam alışveriş hukukunun uygulanmamasından duyduğu üzüntüyü dile getirmekte ve şöyle demektedir: “İslâm fıkhının uygulanmaması iki menfi netice meydana getirdi: 1) Fıkıh ilmindeki araştırmayı durdurdu. 2) İslâm fıkhının tatbikatı engellendi. Hâkimler bu konuyu bilmeli. Ticaret hukuku yazılmalı.”

Müellif bu eseri dört mezhepteki esaslara göre yazmış. Bu bakımdan mezhepler arasındaki görüş farklılıklarını da belirtmekte. Öyle hassas konular var ki, insanın aklı duruyor. Dinimiz her konuyu hükme bağlamış. Kitapta yüzlerce konu başlığı var. Benim tuttuğum notları neşretmeye kalksak koca bir kitap yapar. Bu notlardan bazılarını bu sütundaki yerimiz nispetinde aktarmaya çalışacağım. Buyurun birlikte okuyalım:

 Mal nedir? Mal, insanın tabiatının meylettiği bir şey. İhtiyaç için onu saklamak mümkün olacak. Mal olabilmesi için, insanların tamamı ona meyledecek. İnsan dışındaki her şeye mal denir. İnsanın yanında maddî kıymeti olana mal denir. Elektrik gözle görülmüyor, ancak değeri var.

Bey’in (alışverişin) rüknü icap ve kabuldür. İcap ve kabul ifadeleri mâzi sigasında olacak. “Razı oldum, şu kadarına verdim” denilecek. Örfen alışveriş ifadelerinin hepsi câiz olur. Sükût, kabul değil. İcap ve kabulü yerine getirmenin yolu, aslı dille, ağız ile ifade etmektir. Dilsiz adamın işareti kabuldür. Bazen konuşabiliyorsa, sadece işaretle mün’akit olmaz. Başıyla tasdik etmesi, olmaz (konuşabiliyorsa).

Yazı ile, telefonla, faksla alışveriş olur. Bunların şartları vardır. Alışverişin mektupla yapılması da caizdir. Bu şekildeki alışverişte karşı tarafın düşünme müddeti ne kadardır?

İcap-kabul: Akdin ilk kelamı îcap, 2. kabul. Alışverişte sükût kabul değildir.

Emanet para: Kendi ihtiyacı için kullanamaz. Kullanırsa haram olur.

Sözleşmeli alışverişlerde, sözü yerine getirmek lazım.

El arbûn, yani kaparo: Cumhura göre câiz değil. Hanbeli’ye göre câiz.

Açık artırma yoluyla satış: “Sattım” derse, dönme şartı yok (Hanefi’ye göre). Açık artırmada satıcı malını korumak için kendisi fiyat verebilir.

İhalede anlaşma câiz değil. Essar’a: Karşı tarafı devre dışı bırakmak (knock out) câiz değil. İngiliz kanunlarında bu normaldir.

Savaş halinde küffâra silah satışı câiz değil. Demir satmak da mekruh. Silah verelim, Müslüman esirleri kurtaralım, olmaz. Müslüman devlet idaresine başkaldıran bâğiye, hırsızlara silah satılmaz. Savaş anında kâfirlere mal satılmaz (gıda maddeleri dahil). Ceziretü’l-Arab’da küffara toprak satılmaz. Uzunca kalmasına izin verilmez. (Ceziretü’l-Arab: Aden’den Irak’ın köylerine kadar, Cidde’den Şam’a kadar olan bölge) Gayrimüslimler bu bölgeye ticaret için girebilir. 3-4 günden fazla kalamaz. Şafii: Kâfirin Hicaz bölgesinde ev, toprak edinmesi câiz değil. Ulema: Filistin’de Yahudi’ye toprak satmak, yasak. Mushaf, hadis kitabı kâfire satılmaz. Harbilere harp âleti satmak câiz değil. Haç yapacaksa tahta satmak, çan yapacaksa bakır satmak câiz değil.

Kitapta işte bu şekilde yüzlerce konu var. Alışverişle ilgilenen bütün Müslümanlar alışveriş hukukunu bilmeli. Alışverişin helal olması buna bağlı.