IMF ye boyun eğip, yarınımızı karartmayız! İfadeye bakar mısınız Demek ki 6 yıldır IMF ile geçen günleri karartmışız, ama bundan sonra karartmayacakmışız! Ülkesini boğazına kadar borca batıran bir başbakan, ümüğümüzün/ boğazımızın sıkılmasına fırsat vermeyiz diyor! Böyle diyene sorulası sorular vardır. Nedir o sorular

- 2002 den beri ekonominin direksiyonu kimdeydi; sizde mi, yoksa IMF de mi 6 yıldır ümüğümüz sıkılmadı mı, yarınlarımız karatılmadı mı

- IMF ile imzalanan anlaşmalar gereği Türkiye nin tarımı, sanayisi, fabrikaları, KİT leri, KOBİ leri, üretim gücü ve daha nice ekonomik değerleri tasfiye edilmedi mi

- İç ve dış borçların kendileri değil, sadece faizleri ödensin diye bu ülkenin kıt kaynakları ve Cumhuriyet in 85 yıllık kazanımları Siyonist sömürü sermayedarlarına ve uluslararası tefecilere özelleştirme adı altında peşkeş çekilip satılmadı mı

- Bu milletin dişinden tırnağından artırdığı paralarla ödediği vergiler nereye gidiyor Bu kan emici faizcilere her hafta ortalama bir milyar dolar FAİZ gitmiyor mu

Ben ancak bu soruların cevabı alındıktan sonra, IMF ye horozlananların söylediklerini dinler ve itibar ederim. Aksi halde söylenenler siyaseten söylenmiş sözler/laflar olmaktan öteye geçmez. Malum, lafla peynir/devlet gemisi yürümez gitmez, gidemez...

*

Hatırlamakta

ve hatırlatmakta yarar var, yoksa tarih yeniden tekerrür eder.

Kasım 2000 den itibaren yaşadığımız krizi hatırlayalım. Türkiye o zaman IMF nin hazırlayıp dayattığı bir sözde istikrar programını uygularken krize sürüklenmişti. Hattâ AKP de 2002 de işte o kriz sayesinde iktidara geldi ve 6 yıl boyunca IMF ile kucak kucağa sürdürdükleri ekonomi politikaları sayesinde ülke ekonomisini içinde yaşamakta olduğumuz bu fakirlik, işsizlik, açlık, yokluk, yolsuzluk günlerine getirdi. Bu durumda kim kime efeleniyor !. 2002 de kanımızı emen IMF ye esir olduk diyerek iktidar olanlar, Kasım 2008 e geldik, ümüğümüzü/ boğazımızı sıkmazlarsa anlaşma olabilir demeye getiriyor. 

Türkiye çok ciddi dış ve kamu finansman açıkları olan bir ülke. Bu ülkeyi geçmişte merkez partileri, son 6 yılda da AKP bu hâle düşürmedi mi 6 yıldır Türkiye nin ekonomi kamburlarından hangisi düzeldi veya hiç olmazsa düzelme yoluna girdi; hangisi, hangisi  

- Dış ve iç borçlar mı

- Cari açık, bütçe açıkları mı

- İşsizlik, yoksulluk, ya da açlık mı

- Giderek açılan ithalat-ihracat makası mı

Veya bunlara benzer daha niceleri; hangisi, hangisi Laf etmek kolay ama;

- Lafla peynir/devlet gemisi yürümüyor.

- Lafla, ya da borçla ülke ekonomisi de yürümüyor.

- Lafla, bundan sonra seçmeni aldatma politikaları da yürümeyecek.

- Lafla, laf ebeliğiyle şimdiye kadar yürütülen siyaset bundan sonra yürümeyecek.

*

"Ümük" halk ağzıyla "boğaz" demek. Bir halk deyimi de benden. "Boğazına kadar borca batmak" da halk deyimidir. Ülkeyi boğazına kadar borca batıran bir başbakan, şimdi ümüğümüzün/ boğazımızın sıkılmasına fırsat vermeyiz diyorsa, buna kim inanır.

Beyefendinin bu durumda bir şeyler söylemesi, siyaseten laf etmesi gerekiyor ya; bu durumda biz de bir halk deyimini daha hatırlayalım: "Laf olsun torba dolsun."

Sayın Başbakan zaman zaman şarkıyla siyaset yapmayı seviyor ya, biz de bir şarkının sözlerini hatırlatalım: Laf olsun torba dolsun diye/ Anlamsız sözler etme bana/ Laf olsun torba dolsun diye/ Entel geçinip de saçmalama / Laf olsun torba dolsun diye/ Anlamsız sözler etme bana/ Maksat muhabbet olsun diye/ Abuk sabuk laflar satma bana