Yazımızın başlığından da anlaşıldığı üzere, sadece Ukrayna değil, ülkemiz ve çağımız dünyası açısından çok önemli bir soru ve sorun üzerinde durmaya devam ediyoruz…
Ukrayna’da, daha doğrusu Batı uygarlığının ana merkezi Avrupa’da ne/ler oluyor, niçin oluyor ve bundan sonra ne/ler olacak?
Sadece bu kadar mı?
Hayır!

Nitekim birinci yazımızda önce, Ukrayna’nın, ülkemizin ve bütün dünyanın SOSYAL TUFAN seviyesindeki sorunlarını hatırlatmış, çözümlerinin nasıl ve neler olacağını kısaca bir makale boyutunda özetlemiştik…
Sonra ikinci yazımızda, tam altı yıl önce, Şubat ayı ortasında (13.02.2016), “Henry Kissinger Ziyareti!” başlıklı yazımızda, Henry Kissinger’in Moskova ziyareti vesilesiyle, Ukrayna konusunu yazmış ve daha o zaman olacakları öngörmüşüz... O çalışmamızdaki değerlendirme ve öngörülerimizi kısmen güncellenmiş şekliyle okumaya devam edelim…
Evet…

Türkiye, Henry Kissinger’in Moskova’daki görüşmelerini yakından takip etmelidir.
Açıkça ifade etmek isteriz ki;
-Önce Ukrayna Rusya’ya bırakılacak…
-Türkiye’nin Ruslar tarafından işgaline izin verilecek…
-Amerika devreye girip Rusya’nın işgal ettiği Türkiye’yi Rusya’dan devralacak...
- Çin ve AB de İran ve Türkiye’ye saldıracak, böylece ‘üçüncü dünya savaşı’ başlamış ve Türkiye ile İran savaşın kurbanı olmuş olacaklardır.
Türkiye ne yapabilir, kendisini nasıl koruyabilir?
Putin’in bu oyuna evet deyip demeyeceğini bilemiyoruz.
Rusya bunun kendisine oynanan bir oyun olduğunu bilebilir ve bu oyuna gelmeyebilir.
Rusya Ukrayna’yı işgal eder ama Türkiye’ye saldırmayabilir.
Bundan dolayı Türkiye Putin’in o tarafta yer almasına mani olmalıdır.
ABD’de Obama da bu oyuna gelmeyebilir.
Dolayısıyla Kissinger’ın bu girişimleri boşa gitmiş olur.
Bu ancak Türkiye-Rusya ilişkilerinin daha da iyileştirilmesi ile başarılabilir.
-Türkiye komşularının iç işlerine karışmamalıdır.
-Türkiye Esad’la, Mısır’la, Irak’la, İran’la arasını düzeltmelidir.
-Oynanan oyunu onlara anlatmalı ve halkı devletlere karşı kışkırtmamalıdır.
-Rusya Türkiye’ye saldırsa bile işgal edemez; Rusya’nın içinde de eski Sovyetler camiası içinde de çıkacak direnme sonucu Türkiye kendisini savunmuş olabilir.
Günümüzde halk artık savaş istemiyor. Savaş çıkaran bütün iktidarlara karşı halk direnecektir. Dolayısıyla Sermaye öyle kolay kolay I. ve II. Dünya Savaşı’nda olduğu gibi üçüncü dünya savaşını çıkaramayacak ve insanları birbirlerine kırdıramayacaktır.

TÜRKİYE ÜÇÜNCÜ DÜNYA SAVAŞINI NASIL ÖNLER?

Türkiye’nin yapacağı ikinci iş ise İran ile savunma paktı yapmasıdır. Türkiye’ye veya İran’a saldırı ikisine yapılmış saldırı kabul edilecek ve savunma birlikte yapılacaktır. Bu paktın sağlanması demek üçüncü dünya savaşının önlenmesi demektir.
ABD Rusya ile birleşse bile, eğer Çin ile AB bizim taraf olursa biz onları yeneriz.
Bunu her iki taraf bileceği için Türkiye’ye veya İran’a saldırı yapılmayacak ve üçüncü dünya savaşı önlenecektir.
Askerlikte kural vardır.
Her türlü olasılık düşünülür ve ona göre savunma planları hazırlanır. Hangi ihtimal ufukta görünürse, ona karşı hazırlanan planlardan biri tercih edilerek savunmaya geçilir.
Bu yazdıklarımız ihtimallerden biridir.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti bunu değerlendirmelidir.