Üç Büyükler. Yani kuruluş sırasıyla Beşiktaş Jimnastik Kulübü (1903), Galatasaray Spor Kulübü (1905) ve Fenerbahçe Spor Kulübü (1907)...

Ve bu üç kulübün son günlerde sergilediği gelişmelere bakın! Bakın da bunlar hakikaten üç büyükler mi karar verin! Tabii son on-on beş yıla kadar diyelim.

Açalım... Önce Beşiktaş tan başlayalım. Kasımpaşa ile neredeyse bir mahalle kavgasına giriştiler. Hani eskilerde, çünkü o mahaller o zaman vardı; şimdi ise beton yığınları, o mahalleden bu mahalleye maça veya kavgaya gidilirdi ya... İşte koca Beşiktaş da Kasımpaşa ile oynadığı maçın yankılarını garip bir şekilde sürdürüyor. Hatta ateşe benzin de döküyor diyebiliriz. Kasımpaşa da eski bir kulübümüzdür. Ancak ne var ki yeni yapılanmasında neredeyse eski Kasımpaşalı hiç mi hiç yoktur. Peki, Beşiktaş ta var mıdır eski Ne gezer Süleyman ağabeyden sonra zaten zordu. Neyse... Bir futbol müsabakasının içindeki hakem kararları böylesine mi iki kulübü ateş hattına sokar Yapmayın, etmeyin! Hele Beşiktaş... Yarın Kasımpaşa benim stadımda oynayamazsın derse, Olimpiyat sürgününe mi gideceksiniz Sayın Başkan Orman, yakın temas mücadeleye dönebilecek gibi görünen bu söz düellolarını daha ne kadar izleyecek Yakışmadı. Hem de hiç.

Galatasaray la devam edelim. Galatasaray yönetimi yeni yıla girilirken Arena da çok şık bir kutlama buluşması organize etmiş. Yönetim, futbolcular, hatta diğer branşlardan hocalar, sporcular, eşler ve çocuklar bir arada. Dedim ya çok şık. Ama gelin görün ki biz böyle şık olguların bile üzerine abdest bozarız. Duyduğuma göre Sneijder, tutmuş herkesi, Twitty denen oyuncağı tokatlamaya çağırmış. Bu oyuncak sarı-lacivert renklerden oluşuyor ya... Gazetelerde başlık: Fener i tokatladılar... Zaten Sneijder bu sloganla çağırmış herkesi gariban oyuncağın önüne... Peki, gidip de eylemi gerçekleştiren olmuş mu Neredeyse topyekun... Peki, orada hiç mi Galatasaray ağırlığı olan birileri yok muydu Olmaz mı Ama desene nerede o eski ağırlık Rahmetli Özhan Canaydın dostum ezeli rakibinden altı yedikten sonra el sıkmamış mıydı Selahattin Beyazıt, Suphi Batur, Ulvi Yenal bu Galatasaray da başkanlık yapmamışlar mıydı Onlar orada olsalardı Twitty tokatlanır mıydı Ayıp oluyor beyler ayıp!  Ben bu lise kökenli kulübümüzden haberin yalanlanması bekledim. Ama olmadı. Demek ki ayıbın karesine ulaşılmış. Sonunda ne kazanılmış Hiç! Sadece 5-8 yaş arası, yarınların büyüklerine, kim bilir belki de başkan ve yöneticilerine kin aşısı yapılmıştır.

Ve sırada Fenerbahçe de... Hani şu Türkiye Kupası nda zarar ediyoruz deyip tarihi ayıp işleyen, sonra da bayan yüzücülerin zarar edilerek kazanılan kupalarıyla yine boksörlerin kim bilir kaç para zarara mal olan madalyalarını gururla sitesinden sunan Fenerbahçe... Şimdi de Şükrü Saraçoğlu Stadı adının isim satışı var. Yani birileri mangırı verip stadın adını, Bilmem Arena falan yapacak. Eeee hani Fenerbahçe de para tonla idi Kala kala bu kulübün tarihindeki en büyük bağışı yapmış ismin satılmasına mı kaldınız Saraçoğlu, başbakanlık döneminde o araziyi Fenerbahçe Kulübü ne bağışlamıştır. Geçen yıllarda, sanırım 1966 falan gibi günün yönetimi araziyi devlete aktarmış, karşılığında da yapımı 14 yıl süren stat yapılmıştı. Şimdi sorular. Mademki böyle har vurup, harman savurup paraya sıkışacaktınız da neden o ismi stada verdiniz Kadıköy Bilmem ne Şirketi Fenerbahçe Stadı yapardınız olur biterdi. Ama desenize biz tarihimizi zaten bilmeyiz. Biçim için Lefterler mefterlerle kazanılan şampiyonluklar da tarihte kaldı. Bizim şimdi 50 bin kişilik stadımız, tesislerimiz ve başkanımız var. (Bu söylem halen yönetici olan bir zata 2003 yıl Kanal D ekranından aittir) Ayıp kere ayıp! Ama başkası da beklenemezdi zaten. Üyelerini zengin-fakir diye ayırıp, tesislerinden adındaki sosyal kelimesini çıkartan kafadan ne beklenir ki Bakalım satılacak ne kaldı geriye Şimdi ister misiniz 6800 oy gelsin stadın önüne ve yeni ismine cila sürsün...

Özetle; Üç büyükler bu durumdadır. Balık önce neresinden kokardı Pardon; duymadım!