Allah nasip ederse, yarın zaman zaman Anadolu daki AGD Teşkilatlarımızla organizeli olarak gerçekleştirdiğimiz başlığımızdaki "Türkiye de medya gerçeği" konulu konferansımızı düzenlemek amacıyla Kastamonu da olacağız. Bu köşede medyamızın temel felsefesiyle ilgili yazılar kaleme alıyoruz. Medya zihniyetinin arızaları noktalarında örnekler veriyoruz, yorumlar yapıyoruz. Kuşkusuz, medyamızın en büyük problemi, menfaat üzerine kurguladığı bir dünyanın tüm kirli argümanlarını zihnimize sokuşturmak için mücadele etmesi. Bu dünyanın içinde neler yok ki Ahlaksızlık, pervasızlık, vahşi kapitalizmin çirkin yüzü, kirli ilişkiler, menfaate dayalı bir anlayış.

Zaman zaman bu medya anlayışının bizim karşımıza çıkarken sunduğu bir argüman vardır: Derler ki, "Ne yapalım, toplum istiyor, talep ediyor, biz de veriyoruz" Aslında böyle bir şey yoktur. Bu zihniyet, yaptıklarına kılıf uydurmak isteyen, minareyi çalıp kılıfına uydurmak için çabalayan çarpık bir zihniyettir.

Çünkü, bu zihniyet, insanları bilgilendirme, insanları doğruya ve güzele yönlendirme işlevi görmesi gereken medyayı, tiraj ve reyting kılıfıyla, çirkinliklere, ahlaksızlığa yönlendirme işine soyunmuştur. İnsanlara güzeli göstermeyen, kaliteli program üretmeyenler, sonra da kalkıp, "İnsanlar bunu talep ediyor" diyerek yaptıklarını meşruiyet kılıfına sokmaktadırlar.

Dizileri sorunlu, yarışma programları sorunlu, sunucuları sorumlu

"Ahlaksız bir teklif"le başladıkları dizilerinde şimdi aşkı anlatmaya çalışıyorlar Sizin neyinize aşk Aşk öylesine temiz bir şeydir ki, sizin reyting kaygılı kirli senaryolarınız, sizin hedonist algılarınız bunu kuşatmaya yetmez.

Sunucuları arızalı Konya da Tesettür Faciası diye nal gibi gazetesine başlık atan, şimdi bir televizyonun anchourmani olarak bizlere objektif haberler sunuyor. Genel yayın yönetmeni ise millete, "Bidon Kafalı" yakıştırması yapan kalemşör

Şovmenleri arızalı Milyonların gözü önünde arkadaşının donunu aşağıya indirerek televizyon tarihinin en büyük rezilliğine imza atanı, şimdi kalkmış, abidik gubidik mesajlar vermekle meşgul. İşin tuhafı, güzelliğinden başka hiçbir sermayesi olmayan başka bir sunucu "Dağdaki çobanın oyuyla benimkisi eşit olmamalı" deyince, feleğin sillesini yemiş bu sunucu kalktı dedi ki, "Canlı yayın zor iş. Canlı yayında konuşmak zor iş, hanım kızımız önce tecrübe kazanmalı" Sen, saçından tırnağına kadar tecrübeliydin de ne oldu Bu işler, tecrübe ile deneyim ile ya da kabiliyet ile olmuyor ki Televizyon ekranında milyonların önüne çıkan birisi, önce, aynaya bakacak Kendisini tanıyacak. Daha sonra, millete ahkam kesecek.

Ne diyordu bir düşünür: Medya toplumun aynasıdır, bu ayna kirli olursa, toplum da kirlenir, bu ayna güzel olursa, toplum da düzelir. Medyayı istila ve işgal edenlerin tamamı arızalı olunca, mecburen ortaya böyle arızalı görüntüler çıkıyor. Arızanın birisini düzeltmeden, başka bir yerden başkası ortaya çıkıyor.