Türkiye’nin İsrail’le ticareti hakkında Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından 20 Eylül 2024 tarihinde “Türkiye Cumhuriyeti, 2 Mayıs 2024 tarihinde İsrail’le ilgili ihracat ve ithalat işlemlerini tüm ürünleri kapsayacak şekilde durdurmuştur” dedikten sonra “Diğer taraftan, Filistin Millî Ekonomi Bakanlığının onay verdiği ve Filistin topraklarındaki ihtiyaçlara yönelik sevkiyat, Filistin Millî Ekonomi Bakanlığının kontrolünde ve Filistin varışlı olduğu teyit edilerek gerçekleşmektedir. Bu malların münhasıran Filistin tarafından kullanıldığı, Filistin Millî Ekonomi Bakanlığı tarafından da müteaddit defalar açıklanmış bulunmaktadır” (https://www.iletisim.gov.tr/turkce/haberler/detay/turkiye-israil-ticaretine-dair-yaniltici-iddialara-iliskin-aciklama) denilmektedir.

Cevabı merak edilen soru şu: 2 Mayıs 2024’ten sonra Türkiye’den İsrail limanlarına giden gemiler, Filistin’e mi yoksa İsrail’e mi gitmektedir?

Hükümet, bu ticaretin, bu sevkiyatların İsrail limanlarından Filistin topraklarındaki kişilere gittiğini iddia etmektedir. Muhalefet ise daha önce olduğu gibi bunun bir perdeleme olduğunu, ticaretin Filistin’le değil İsrail’le yapıldığını iddia etmektedir.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM)’nin 2024’te açıkladığı ihracat verilerine göre:

1- Türkiye-Filistin arasındaki ticaret, Gazze katliamından önce yani Mayıs 2023’te 11 milyon dolar iken, katliamın en şiddetli olduğu Mayıs 2024’te 51 milyon dolara çıkmıştır.

2- Filistin’in katliamın olmadığı Mayıs 2023’te Türkiye’den çelik ithalatı 148 bin dolar iken, katliamın en şiddetli olduğu Mayıs 2024’te 432 bin dolara yükselmiştir. Bu da ithalatın yüzde 2631 arttığını göstermektedir.

3- Filistin, Mayıs 2023’te 68 bin dolarlık çimento ithal ederken, Mayıs 2024’te 2 milyon dolara çıkmıştır. Artış oranı yüzde 2827’dir. Mayıs 2023’te 213 bin dolarlık demir ithalatı varken, Mayıs 2024’te 1 milyon 189 bin dolara yükselmiştir. Bu, yüzde 458 artış demektir.

4- Deri ve deri mamulleri, Mayıs 2023’te 8 bin dolar iken, Mayıs 2024’te 1 milyon 67 bin dolara yükselmiştir. Bu da yüzde 13 bin artış demektir.

5- Filistin’in Türkiye’den elektrik ve elektronik ürün ithalatı Mayıs 2023’te 205 bin dolar iken, Mayıs 2024’te 573 bin dolardır. Bu da yüzde 178 artış demektir.

6- Filistin’in, Türkiye’den Gazze katliamının daha başlamadığı Mayıs 2023’te hiç halı ithalatı yokken, katliamın ortasında 1 milyon 175 bin dolarlık halı almıştır. Türkiye’nin Filistin’e hazır giyim ihracatında yüzde 4 milyon 363 bin 966 artış, tekstil ve ham maddesi ihracatında ise yüzde 268 artış yaşanmıştır. Kimyevi madde ihracatı ise yüzde 5 bin artmıştır.

7- Filistin, katliamın daha başlamadığı Mayıs 2023’te Türkiye’den 71 bin dolarlık kuru meyve alırken, katliamın en şiddetli anında yüzde 451 artışla 365 bin dolarlık kuru meyve almıştır. Yine meyve ve sebze mamullerindeki katliam sonrasındaki artışı yüzde 1561’dir.

8- Türkiye’nin Filistin’e madencilik ürünleri ihracı katliam öncesine göre yüzde 5 bin 621, makine ihracatı yüzde 571, mobilya ihracı yüzde 8 bin 193 artmıştır.

9- Türkiye’nin Filistin’e otomotiv ihracatı katliam öncesine göre yüzde 99,3 artmış, su ürünleri ve hayvansal mamullerdeki artış ise yüzde 4840’tır.

10- Türkiye, 7 Ekim 2023 Gazze katliamı öncesinde Filistin’e hiç zeytin ve zeytinyağı ihracı gerçekleştirmiştir. Çünkü Filistin, zeytin diyarıdır. Ancak katliamdan sonra 257 bin dolarlık zeytin ihracatı yapılmıştır.

Gerek Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, gerekse Filistin Ulusal Ekonomi Bakanı Muhammed el-Amur, ticaretin Filistin’le gerçekleştirildiğini savunmaktadır. El-Amur: “Aslında Filistin ile Türkiye arasındaki ticari ilişki, tarihi ve uzun sürelidir. Filistin halkının ihtiyaç duyduğu malların çoğunun ya doğrudan Filistinli tüccarlar aracılığıyla ya da diğer şirketler aracılığıyla ithal edilmesi ilişkisi vardı. Coğrafi gerçeklik ve Filistin'in hâlâ işgal altında olması nedeniyle İsrail limanlarını kullanıyorduk, halen de kullanıyoruz” demektedir.

Türkiye, yıllardır hem İsrail’le hem de Filistin devletiyle (Kudüs, Batı Şeria vb.) ticarete devam etmektedir. Ancak Türkiye ile Filistin arasındaki ticaret, Türkiye’nin İsrail’le ticareti bitirdiğini açıkladığı 2 Mayıs 2024 tarihinden sonra devasa boyutta artmıştır. Bu, bazı soruları gündeme getirmektedir:

1- Filistin Ulusal Ekonomi Bakanlığı hiçbir baskı görmeden istediği ülkeyle, istediği ticareti yapma özgürlüğüne sahip midir? İthal ettiği ürünler güvenli şekilde kendilerine ulaşmakta mıdır?

2- İşgal altındaki Filistinli kardeşlerimizin ihtiyaçları mı artmıştır? Filistin devleti, işgal altındaki şartlarda bu denli alım gücüne nasıl ulaşmıştır? Demir çeliği işleyecek fabrikaları var mıdır?

3- Gazze’de Müslümanları katleden İsrail, işgal altındaki topraklardaki Filistinli Müslümanlara müsamaha mı göstermektedir? Böyle bir şey mümkün olmadığına göre bu denli yüksek ithalata nasıl müsaade etmektedir; üstelik kendi limanlarını kullandırarak?

4- Türkiye-İsrail-Filistin’deki yönetim arasında gizli bir ticaret ilişkisi mi vardır?

5- Türkiye’den Filistin’e ihraç edildiği iddia edilen ürünlerin, Filistin’e ulaştığına, Filistinliler tarafından kullanıldığına dair bir belge, bir görüntü, bir delil var mıdır?

Yoksa kâğıt üzerinde İsrail’e yapılan ihracatın sıfırlandığı, Filistin’e yapılan ihracatın ise devasa artışa ulaştığı bu tablonun mantıklı bir izahı yoktur.