Çaykara ilçesine bağlı Çamlıbel Mahallesi’nde, 20 metrelik yükseklikten dökülerek 500 metrelik yatak boyunca ilerleyen Çamlıbel Irmağı, yöre halkının asırlardır en büyük yaşam kaynağı konumunda bulunuyor. Dünyada su krizlerinin konuşulduğu bir dönemde 4 mevsim aynı debiyle akan kaynak, analizlerden tam not alırken mahalledeki 3 su değirmenini de çalıştırmayı sürdürüyor.

"İL VE İLÇE TARIM TAHLİLLERİNİ YAPTI"

Irmağın mahalle yaşamındaki kritik rolüne dikkat çeken Çamlıbel Mahalle Muhtarı Abdullah Kulaç, suyun temizliğinin tescillendiğini belirtti. Kulaç,

"Irmağımız yıllardır bu şekilde akar. Mahallemizin şekillenmesinde ve oluşmasında baş unsurdur. Tamamen kaynak suyudur ve yaklaşık 20 metre yukarıdan dağ içerisinden çıkıp aşağıya akar. Yıl boyunca bu şekilde akar. Yıllık ortalama debisi yaklaşık 120 litre/saniyedir. Irmağın her yerinden gönül rahatlığıyla su içebilirsiniz. Böyle bir doğal kaynaktır. İl ve ilçe tarım müdürlüğü tarafından tüm tahlilleri yapılmıştır. Belgeleri de elimizdedir. Yıllardır mahallemizde içme suyu olarak kullanılır. 500 metrelik bir yatak boyu vardır. Bu 500 metrelik alanda köyümüzün içerisinden geçer ve bu alanda hoş bir görüntü oluşur. Dünyada su kıtlığının olduğu bir zamanda inanılmaz bir kaynak. Gelip, görüp içilmesi gereken bir doğal kaynak suyu olduğunu düşünüyoruz. Bilinen kayıtlara göre 300 yıldır akan bir kaynak suyu. Köyün varoluşu bu suyun etrafında şekillenmiş. 3 tane de su değirmenimiz var. Yaz kış yanı debide akan kaynak suyudur. Bu bir doğa harikası, suyun tadı da bunu kanıtlar vaziyette. Gezilip görülmesini isteriz. Tabii ki bu doğallıkta kalmasını da istiyoruz. İnsanlarımız gelsin görsün, bu güzelliği birlikte paylaşalım"

"KIŞIN SICAK YAZIN SOĞUK AKAR"

Doğduğundan beri kaynak suyunu tükettiğini dile getiren 70 yaşındaki mahalle sakini Mehmet Çolak ise suyun mevsimsel ısı değişimine dikkat çekti. Çolak, "Doğduğumuzdan beri o sudan içiyoruz. Ormandaki kaynaktan çıkan bir sudur. Kışın sıcak, yazın soğuk akar. Özelliği de budur. Çok yüksek bir mesafeden aşağıya da akmaz. 70 yaşındayım, doğduğumdan beri içerim. Bizim hayat kaynağımız bu sudur" şeklinde konuştu.

"YILDA BİR KEZ SÜT AKTIĞI SÖYLENİYOR"

Mahallenin en yaşlı sakinlerinden 105 yaşındaki Hediye Çolak ise suyla ilgili bölgede kuşaktan kuşağa aktarılan efsaneyi aktardı. Çolak, "Ben doğdum doğalı oradaki ırmak başından su çıkar. Dünya kuruldu kurulalı o su oradan çıkar. Kışın sıcak akar, yazın da buz gibidir. Mübarek bir sudur; yılda bir kez süt aktığını söylerler" dedi.

Kaynak: HABER MERKEZİ