Son dönemde dijitalleşmeyle beraber dolandırıcıların yöntemleri de sınır tanımaz bir hal aldı. Devletin en güvenilir kapılarının adını kullanarak iş dünyasını ağlarına düşürmeye çalışan uyanıklar, bu kez gözlerini inşaat sektörüne dikti. Güven duygusunu ve toplumsal hassasiyetleri suistimal eden bu sinsi planın detayları ise pes dedirtecek cinsten.
• Dolandırıcılar, deprem ve afet bölgelerini kullanarak insanları kandırmaya çalışıyor.
• Kendilerini TOKİ yöneticisi gibi tanıtıyorlar.
• Afetzedelere yardım edileceği yalanıyla müteahhit ve müşavir firmaları arıyorlar.

• Sektör temsilcilerinin devlet kurumlarına ve afetzedelere yardım etme isteğini kullanıyorlar.
• Acil maddi destek veya bağış adı altında milyonlarca lira toplamaya çalışıyorlar.
"Biz Kimseden Para İstemeyiz"
Gelen ihbarlar üzerine Toplu Konut İdaresi Başkanlığı sessizliğini bozarak çok net bir açıklama yayımladı. Kurum, hiçbir yöneticisinin ya da çalışanının şirketlerden veya şahıslardan herhangi bir ad altında para toplama yetkisinin bulunmadığının altını çizdi. Devletin resmi işleyişinde elden para toplamak, gayriresmi yollarla bağış talep etmek gibi bir usulün zaten olamayacağını hatırlatan TOKİ, vatandaşları bu tarz asılsız çağrılara kesinlikle kulak asmamaya davet etti.
Dolandırıcılar İçin Yargı Devrede
Peki şimdi ne olacak? TOKİ, konunun sadece basit bir uyarıyla geçiştirilemeyecek kadar ciddi olduğunu görerek hemen harekete geçti. Adını lekelemeye çalışan ve dürüst esnafın parasını çarpmaya niyetlenen bu şebekelere karşı kapsamlı bir yasal süreç başlatıldı. Adli makamların devreye girmesiyle birlikte, bu sahte telefon numaralarını ve hesapları kullanan kişilerin kimliklerinin tek tek tespit edilmesi hedefleniyor.





