PKK terörü çözüm süreci ile bitirilmeye çalışılırken, bu

defa yedekte bekletilen bir başka terör örgütü meydana sürüldü. Bir savcımızın

şehit edilmesi, arkasından iktidar partisinin Kartal İlçe Teşkilatı na v e

İstanbul Emniyet Müdürlüğü ne saldırı ile bir anda toplumda, Neler oluyor

sorusu ve endişesini oluşturuldu. Bu köşenin okuyucuları hatırlarlar; PKK terör

örgütü ve çözüm süreci münasebetiyle, bir terör örgütü eğer uzun yıllar bazen

uykuya çekilerek bazen terör eylemleri sergileyerek varlıklarını

sürdürebiliyorlarsa mutlaka arkalarında bir dış destek olduğuna dikkat çekerim.

Son terör olaylarının ardından yapılan açıklamalarda bu husus dile getirildi.

Bu açıklamaları kısaca aktarmak istiyorum:

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Saldırılar çözüme yönelik bir

tavır.

Meclis Başkanı Çiçek: Hiçbir terör örgütü dış destek

olmadan yaşayamaz. Hangi ülkelerden geldikleri bellidir. Hangi ülkelerde eğitim

aldıkları bellidir. Türkiye ye iade edilmesi gereken teröristlerin benim dahi

girmekte zorlanacağım ülkelere nasıl girdiğini biliyoruz.

Başbakan Davutoğlu: Teröristler talimatı yurt dışından

almış. Rehin alma esnasında bu teröristler yurtdışı bazı görüşmeler yaptı. Bazı

odaklarla temas halindeydiler. Bütün bunları takip ediyoruz.

Bu gerçek sadece ülkeyi yönetenler tarafından değil,

toplumun düşünen her kesimi tarafından biliniyor. Buna rağmen teröristleri

koruyup kollayan, onları besleyen ülkelere karşı bir şey

yapılmıyor/yapılamıyor. Böyle olunca da terör örgütlerinin dış bağlantılarını

biliyor olmak terörle mücadelede işe yaramıyor. Bu noktada; mademki terör

örgütlerine hangi ülkelerin istihbarat örgütlerinin destek verdiği bilindiğine

göre niçin bir şey yapılamıyor sorusu akla geliyor. Ve bu soruya bugüne kadar

bir cevap verilmiş değil. Özellikle de demokrasiyi dillerinden düşürmeyen

Batılı ülkelerin bu işin içinde olması ayrıca dikkat çekici. Çünkü Türkiye yi

sürekli olarak demokratik uygulamalar konusunda yeterli bulmayarak eleştirenlerin

terör örgütlerine destek vermelerini sanıyorum dostlukla izah etmek mümkün

olmadığı gibi, bu ülkelerle aynı safta bulunmak bile aleyhimize olmaktadır. Bu

millete teröristlere destek verenlerin örnek gösterilmesi, onlara benzemeye

çalışma çabalarının ısrarla sürdürülmesi, AB ye almasalar bile onlara benzeme

çabalarını sürdüreceğimizin vurgulanmasının bir mantığı yoktur. Belli ki

Türkiye bir takım düşmanları dost ilan etmekte ve bunda da ısrarlıdır. Hatta

teröre destek veren ülkelere demokratik uygulamalarımız konusunda kendimizi

beğendirme yarışı içinde görünmemiz ayrı bir çelişkidir. Ülkemiz hakkında bir

takım raporlar hazırlayarak ev ödevleri verilmesini sorgulamadan sineye

çekişimizin mantıklı bir izahı olamaz.

Sanıyorum gelinen noktada ülkemizdeki bir taktım ırki ve

mezhebi farklılıkların bazı ülkelerce körüklendiği, bunun için terör

örgütlerine destek verildiği açıkça görülüyor. Bu bakımdan terörün son

bulmasının yolu terörün dış bağlantıları ile ilişiğinin kesilmesi şart olarak

ortada duruyor. Bu yapılamadığı sürece toplum olarak canımız yanmaya devam

edecektir. Terör örgütlerinin dış destekleri ile bağının kopartılmasının kolay

olmadığını biliyorum. Bunun için canımızı yakanların da canlarının yanması

gerekebilir. Biz sürekli savunmada kaldıkça hem terör örgütleri hem de dış

destekçileri hedeflerine ulaşmada zorluk çekmiyorlar. Bir de kendi

oluşturdukları terör örgütleri ile mücadele eden Türkiye yi suçlamaktan

utanmıyorlar. Bu çirkinliğe mutlaka bir son verilmesi gerekiyor.